Cumartesi, Haziran 30, 2007

Ateş Tatildeeee

2 haftalık bir tatile çıkıyoruz. Herhalde Ateş'in peşinde koşmaktan birşey yazamam. Dönüşte maceralara devam.

Perşembe, Haziran 28, 2007

Ateş'in Arkadaşları

Geçtiğimiz günlerde bir akşamüstü Vadi'ye gittik. Ateş normalde benden ayrı dolaşmazken, birden yan masadaki kız çocukları gördü ve tabi ki hemen beni unuttu. Kendisiyle hemen hemen aynı yaştaki kızlarla biraz zaman geçirdi, sonra tekrar "anne, anne" demeye başladı. Oyun parkında çok güzel zaman geçirdi. İlk kez dönen kaydıraktan kaydı. Uzun bir süredir kaydıraklardan kayarken asla yardım kabul etmiyor.

Aşağıda Ateş'in yeni ayakkabısı görülüyor. Daha önce aldığım (ve bloga yazdığım) ayakkabılardan hiç memnun kalmadık. Cengiz tesadüfen Nike'dan tam Ateş'e göre bir ayakkabı bulmuş, hem çok güzel, hem de rahat görülüyor.

Salı, Haziran 26, 2007

Doya Boyarken


Ateş dün gece hararetle Dora ve Boots'u boyarken...
Not: Fotoğraflarda görülmüyor ama ilk kez dün gece dışına taşırmadan ayakkabıları boyamayı başardı. Bir iş yaparken mutlaka dil dışarda, dile bakar mısınız?

Pazartesi, Haziran 25, 2007

Doya

Doya, yani Dora the Explorer Ateş'in yeni favorisi. Bayılarak izliyor, başlarken sevinçten ellerini çırpıyor. Sütünü alıyor ve keyifle beraber Dora izliyoruz. Neyse ki, Nickelodeon'da artık her sabah Dora var. Uzun bir süredir hiç Baby TV izlemiyoruz. Artık büyüdük.

Not: Ateş'in gözü düzeldi. Hatta artık düşmesine neden olan Herbie arabasına kızıp "Herbie pes" diyor.

Cuma, Haziran 22, 2007

Oğlumun Gözü Mor

Dün akşam, sadece birkaç saniyeliğine Ateş'e değil, başka bir yere odaklanmışım. Arkamdan gelen gürültüye dönüp baktığımda oğlum ağlamaya başlamıştı. "Herbie" arabasından düştü, arabanın tekerleği de gözüne geldi. Hemen gözkapağı şişti. Neyse ki gözünde birşey yok. Sabah kalktığında da sol gözünü yarım açabiliyordu. Çok üzüldüm, ağladım, ama tabi bunun Ateş'e bir faydası yok. Ben ona baksaydım düşmesini engelleyebilirdim. Çok çok üzgünüm.

Perşembe, Haziran 21, 2007

Yıkanan ve Soğuyan Arabalar

Bu sabah makineye çamaşır atıp çalıştırdıktan bir süre sonra, garip seslerin geldiğini duyup baktım ki, içinde Ateş'in bir arabası da yıkanıyor. Daha önceden koymuş ve ben de hiç farketmemişim. Birkaç gün önce de buzdolabından bir arabasını çıkarmıştım.

Çarşamba, Haziran 20, 2007

Patates ve Bıçak

Pazartesi akşamı, ne yemek yapacağıma bir türlü karar veremedim. Cengiz'le Ateş de köfte ve patates kızartması yapmak istediler. Ateş herşeyi kendi yapmak istediği için (son zamanlarda yemekleri ona karıştırtıyorum, ben yaptım diye severek yiyor), birlikte patates doğramaya başladılar. Cengiz'in elinde gördüğünüz kocaman bıçak, Ateş'in de elinde tabi ki zor kesen bir yemek bıçağı var. Ateş bir süre uğraştıktan sonra bir türlü babası gibi kesemediğini farkedip sinirlendi. Kendi bıçağını attı (fotoğrafta görülüyor). Babasının bıçağını istedi, elde edemeyince de hüngür hüngür ağladı.

Pazartesi, Haziran 18, 2007

Küçük Dalgıç

Yaz geldi ya, bizimkinin yaz aktiviteleri başladı. Babasının ya da abisinin yaptığı herşeyi o da yapmak istiyor. Minik dalgıcım benim. Haftasonu yapmadığı yaramazlık, koşmadığı yol, karıştırmadığı yer kalmadı.
Ayrıca eğer gözümüze birşey kaçarsa Ateş bizi tedavi ediyor. Önce birşey kaçan göz iki elle iyice açılıyor, sonra gözün içine üfleniyor.
Dün beni çok güldüren bir başka şey: Hamdiye ablası, Ateş'in kaçta uyuduğunu sordu. Ben de "bir buçuk" dedim. Henüz yeni uyanan Ateş ise hemen beni düzeltti: "iki".

Çarşamba, Haziran 13, 2007

Su İçtikten Sonra...

Aslında olaylar sırasıyla görülüyor. Ateş ne zaman su içse (ya da bardakla herhangi birşey) geride kalan suyu yere boşaltıyor. Bu durum uzun süredir böyle. Bardağa az su koyuyoruz, hepsini içsin diye. Sürekli başında duruyoruz. Bazen dökmeden yakalayabiliyoruz, ama her zaman olmuyor. Yine de kaşla göz arasında suyu yere dökmeyi çoğunlukla başarıyor. Bir de bununla eğleniyor. Dün akşam suyu döktükten sonra, bir de bardağı yere attı ve kırdı.

Pazartesi, Haziran 11, 2007

"Kendim Yapıcaaaam"

Ateş artık herşeyi ama aklınıza gelebilecek herşeyi kendi yapmak istiyor. Merdiven içmek, çıkmak, el yıkamak, koltuğa oturmak, kapıları açmak, kapatmak, kocaman kamyonunu itmek, vs. Ayrıca hiçbir şekilde yardım kabul etmiyor. Kazara yardım edersek, herşeyin başına dönüp kendi kendine tekrar yapıyor. Bu tabi çok iyi birşey, ama bazen gücünün yetmediği durumlarda gereksiz sinir harbi yaşıyoruz. Bu sayede (yardım etmemize izin vermediği için), hiç ummadığım pek çok şeyi kendi kendine yapabildiğini farkettim.
Doğumgünü Notu: Ateş'in doğumgününü kutlayan, yorum gönderen herkese çok çok teşekkür ederim. Bizim için çok anlamlı.

Çarşamba, Haziran 06, 2007

İlk Fotoğraf

Bu Ateş'in kendi kendine çektiği ilk fotoğraf. Bir oyuncağının bir parçası pek de net olmayan bir şekilde görülüyor.
Ateş artık çok güzel "anne" diyor, biliyorsunuz. Ama bu sabah beni iyice eritti. "Annem" demeye başladı. Hatta "benim annem" bile diyor. O her "annem" dediğinde ben ona sarılıp öpüyorum. Büyük mutluluk...
Lilypie Kids Birthday tickers