Pazartesi, Eylül 28, 2009

Geçen Hafta

Geçen hafta tatilden dolayı 3 gündü hafta zaten. Bunun bir gününde de Ateş hasta olduğu için gidemedi (mutlulukla evde kaldı ama evde de çok sıkıldı, normalde bizimleyken sıkılmıyor ama ablasıyla uyuşup kalmışlar). O günün akşamında ertesi gün okula götürmek üzere tam 4 tepsi kurabiye yaptık üçümüz birlikte. Ateş'le ben istedik herkese kurabiye götürmeyi, okulun bizden istediği bir aktivite değildi. Bir büyük tabak harf şeklinde kurabiyelerle, bir büyük tabak da hayvan şekilli kurabiyelerle doldu. Yaparken çok eğlendik. Okulda da Ateş'in çok havası oldu tabi o gün. Ara ara bu aktiviteyi tekrarlamaya karar verdik.
Haftasonu -galiba son kez- denize gittik. Hava çok güzeldi, hiç terlenmiyordu, güneş kremi sürmeden denize girdik. Deniz biraz soğuk olmakla birlikte yine de çok güzeldi. Hep birlikte bisiklete bindik. Bunu özellikle yazmamın nedeni, benim gerçek anlamıyla ilk kez bisiklete biniyor olmamdı (39 yaşındayım). İlk hevesle çok gezdim, her tarafta tur attım. Süperdi.
Dün sabah üçümüz kahvaltıya dışarıya gittik, çok güzel bir kahvaltıydı. Gelecek haftalarda abiyle birlikte tekrarlamaya karar verdik.
Ateş'in uyku saatleri sonunda bir düzene girdi. Gece 9'da uyuyor, üstelik eskisine göre çok daha kolay uyuyor. Önceden en az 30-45 dakikalık bir kitap okuma, konuşma seansımız vardı. Sonunda da çok zor uyurdu. Şimdi yaklaşık 10 dakikalık bir kitap okuma ya da babasıyla değişik konular (gezegenler, uçaklar, organlar ve çalışma sistemleri, bitkiler, elektronlar vb) hakkında sohbet etme seansından sonra kolayca uyuyor. Sabah kalkması da daha kolay oluyor. Ben de uykusuzluktan ölmüş şekilde gecenin 11-12'sinde peşinden koşmamış oluyorum. Hatta geceleri film izlemeye de başladım.

Cuma, Eylül 18, 2009

Okul, Caillou

Okula artık gayet keyifle gidiyor. Hatta bazen öğretmenine koşarak boynuna sarılıyor. İş çıkışı aldığımda, geçen sene olduğu gibi çok mutlu ve aktif buluyorum. Sürekli bana gün içinde neler yaptığını anlatıyor. Sadece eve döndüğümüzde ortada gerçekten hiçbir neden yokken problem çıkarıyor. İyilikle düzelmiyor, çok denedim. Ama kızınca düzeliyor. Sonra pamuk gibi oluyor. Çok keyifli zaman geçiriyoruz yatana kadar.
Son zamanlarda "Caillou" isimli çizgifilm favorisi. Kanada yapımı ve gerçekten çok güzel bir çizgifilm (kötü çeviriler haricinde). Anne ve baba çocuklarına ortaklaşa bakıyorlar, baba da anne gibi her işi yapıyor. Çocuklarına çok sakin ve yumuşak davranıyorlar.
Bugün bir arkadaşım "Ateş isimde tanıdığım herkes çok başarılı ve çapkın oluyor" dedi. Ben de "oğlumun başarılı olmasına çok sevinirim, çapkınlığa ise birşey diyemem, beni ilgilendirmez, o zamanki kız arkadaşının problemi" diye yanıt verdim. O yıllarda umarım oğlumla birlikte bu yazıyı okur ve doğruluğuna karar veririz.

Pazar, Eylül 06, 2009

Hala balıklar

Bu fotoğraf Ateş'i en iyi anlatanlardan biri. Elinde balık var, gözleri sevinçten parıldıyor. Ateş'in balık tutkusu hala devam ediyor. Evde her türden balık oyuncağı var. Son zamanlarda özellikle balina ve köpekbalığı türlerine kafayı taktı. Geçenlerde babasıyla birlikte çekiç kafalı köpekbalığı, kambur balina, ispermeçet balina falan aldılar, böylece balık oyuncakları dizimiz (koleksiyon da olabilir) daha da genişledi.
Yazın başında babasıyla birlikte bir kedibalığı yakaladılar. Ateş o kadar çok elinde dolaştırdı ki, en sonunda balık elinden ısırdı. O halini görünce, genelde sakin kalmaya gayret etsem de, ben bile telaşlandım. Ama Ateş gayet sakindi, onun gibi sakin olan babası da balığın ağzından Ateş'in avucunu kurtardı.

Perşembe, Eylül 03, 2009

5 Yaş Sınıfı


Bu seneki uzuuun tatilimizi geride bıraktık. Çoğunlukla çok keyifli zaman geçirdik oğlumla. Hergün deniz kenarında olunca, günde 2 kez yaptığımız deniz seansları günde 1'e indi çoğunlukla. Ne kadar sıcak olsa da, açık havada olmak çok iyiydi. Ama Ateş'te çok belirgin bir arkadaş ihtiyacı başgösterdi. Orda tanıştığı çocukları tutup tutup bizim odamıza götürdü, oyun oynamak için. Herhalde gelecekte de bütün arkadaşlarını toplayıp bizim eve getirecek. Böyle olursa çok sevinirim, zaten böyle olmasını isterim.
Tatilden sonra eve dönerken Ateş evimizi, hatta kendi odasını bile unuttuğunu söyledi. Neyse ki görür görmez hatırladı. Evde kalan oyuncaklarını görünce çok sevindi. Bir hafta evde ablasıyla kaldı. Bence itiraf etmese de, evde sıkıldı, belirgin olarak arkadaş istiyor. Salı günü de okulu açıldı. Artık 5 yaş sınıfı oldu, arkadaşlarının bir kısmı küçük yaş sınıfında kaldı, Ateş ve bir kısım arkadaşları da 5 yaş oldu. Öğretmeni değişti. Yeni bir öğretmen de başlamış. İlk gün keyfi yerindeydi. Dün sabah okula girince ağlamaya başladı, bu sabah yine hafif mırın kırın yaparak, ama genelde iyi gitti. Bu sene de böyle mi geçecek diye korkmaya başladım. Umarım keyifli gider.
Tam 2 hafta önce tatildeyken dışarda yediğimiz bir yemek sonucunda Ateş, Cengiz ve ben diare olmuştuk. Ateş'inki hala devam ediyor. Ateş'in barsakları oldukça hassas, bir şekilde düzeni bozulursa uzun süre iyileşmiyor. Bugün biraz daha iyi gibiydi.
Evdeyken sürekli olarak kendisiyle oyun oynamamı istiyor, ellerimi yıkamaya bile gidemiyorum. Yatana kadar aktif olarak oyun oynuyoruz. İki kişilik puanlı oyunlar (okey-ama kendi kurallarımızla-, bil bakalım kim, zar atarak ilerlenen oyunlar, bellek kartları) şu sıralarda favorilerimiz.
Lilypie Kids Birthday tickers