Perşembe, Temmuz 30, 2015
Son günler...
Cumadan deniz kenarına gittik tabi ki. İpekler ve Ömürler de bizimleydi. Dolayısıyla Ateş yine çok eğlenceli bir haftasonu geçirdi. Pazartesi evde Toprak Efe ile birlikteydiler. Akşam ise çok yakın arkadaşı Arda'nın burda olduğu haberini aldık ve onlara gittik. O akşamdan şu ana kadar birlikteydiler. Salı günü Ateş onlardaydı, birlikte havuza girdiler. Su kaydırağından sayısız kez kaymışlar, Ateş çok eğlenmiş. Gece eve getirebildik ancak. Çarşamba günü Arda bize geldi, bütün gün çok eğlenerek oyun oynadılar, hatta Arda gece bizde kaldı. Gece 1'e doğru ancak uyudular. Bugün de şu ana kadar oyunla geçti. Birazdan Arda gidecek. Gelecek hafta da burdalarmış, yine birlikte program yapacağız. Arda ile Ateş çok iyi anlaşıyorlar, sürekli gülüyorlar, birbirlerini hiç gıcık etmiyorlar. Çok iyi bir arkadaşlıkları var.
Cuma, Temmuz 24, 2015
Temmuz tatilleri-3
İzmir'den ayrılıp Çeşme'ye gittik Figenler'in yanına. Figen'in oğlu Sarp'la Ateş tabi hemen oyunlara başladılar. Çeşme'de boool bol yemek yedik (kumru, dost pide vb). Ertesi gün Belgin de bize katıldı ve 5 kişilik bir ekip olduk. O gün denizde vakit geçirdik. Ateş hayatının en bol midye dolmasını yedi. Ertesi gün önceden planladığımız şekilde Sakız Adası'na gittik. Deniz otobüsüyle hızlıca vardık. Orda günlük bir tura katıldık. Rehberimiz yıllardır orda yaşayan bir Türk'tü. Önce Mesta köyüne gittik. 1400'lü yıllardan bugüne gelen taş evler, daracık taştan sokakları ile çok güzel bir yerdi. Sonra deniz kıyısında salaş bir balık lokantasında öğle yemeğimizi yedik. Ateş barbun yedi, ızgara pişirilmiş kalamarı da çok beğendi. Ayrıca vantuzlarıyla pişirilmiş ahtapot da nefisti. Sonra Pyrgi kasabasına gittik. Burası evlerin üstündeki (sıva ve kirecin oyulmasıyla yapılan) geometrik desenleriyle ünlü ve UNESCO korumasına alınan bir kasabaydı. Çok ilginçti. Bu arada otobüsle yolculuk yaparken etrafımız tamamen sakız ve daha az olarak da zeytin ağaçlarıyla kaplıydı. Bir sonraki durağımız turistlere göstermek amacıyla ayrılmış sakız ağaçlarıydı. Rehberimiz aktif olarak o işi yaptığı için bize hepsini ayrıntılarıyla anlattı. Sakız ağacını önce çizdiklerini, içinden sakız damladığını ve sonra katılaşan sakızın toplandığını öğrendik. Hatta damlayan sakızı gözümüzle de gördük. Sonra limana döndük ve biraz etrafta dolaştık. Aynı deniz otobüsüyle Çeşme'ye döndük.
Bir sonraki günü öğlene kadar evde geçirdik. Kızma birader oynadık bol bol. Figen, Sarp, Ateş ve ben biraraya geldiğimizde bu oyunu oynamak klasikleşti artık. Çocuklar çok eğleniyorlar. Öğleden sonra hep birlikte çıkıp deniz kenarında son bir kumru daha yedikten sonra Ateş'le ben dönüş yolculuğuna çıktık. İzmir havaalanına ve sonrasında da evimize döndük. Bir macera daha böyle sona erdi.
Bir sonraki günü öğlene kadar evde geçirdik. Kızma birader oynadık bol bol. Figen, Sarp, Ateş ve ben biraraya geldiğimizde bu oyunu oynamak klasikleşti artık. Çocuklar çok eğleniyorlar. Öğleden sonra hep birlikte çıkıp deniz kenarında son bir kumru daha yedikten sonra Ateş'le ben dönüş yolculuğuna çıktık. İzmir havaalanına ve sonrasında da evimize döndük. Bir macera daha böyle sona erdi.
Temmuz tatilleri-2
Tekneden dönüp evde yalnızca üç gün geçirdikten sonra Ateş'le ben bu sefer İzmir yollarına düştük. Tam da Ege'nin doğumgününde orda olduk. Anneanne, dede, biz, Ege'nin amcası ve onun eşinin katıldığı bir aile doğumgünü oldu Ege'nin. Böylece iki yaşını bitirdi minnoş. Annesi geçen seneki (bizim maalesef katılamadığımız) tully temalı doğumgününden sonra bu sene bir aile doğumgünü planlamış. Çok güzeldi herşey. Pastası da Ege Bey'in favorisi olan motorlu araçlarla süslenmişti. Biz hediye olarak artık yaşının geldiğini düşündüğümüz hot wheels araba yolları ve arabalar aldık. Gerçekten çok sevdi. Sürekli tekerlerini döndürüp durdu.
Ertesi gün hava sıcak olduğu halde biraz Konak, Kemeraltı, ve tarihi asansörü gezmek ve Ateş'e göstermek amacıyla yollara çıktık. Konak'ta saat kulesinin önünde epeyce zaman geçirdik. Çünkü hem yanımızdaki büyük erkek çocuk Ateş, hem de minik erkek çocuk Ege bol bol kuşları yemlediler. Ara ara oturup dinlenerek kemeraltındaki bazı dükkanları dolaştık. Çok güzel bir köfte piyaz yedik. Üstüne Mennan adında bir pastanede tatlı ve dondurma yedik. Ateş, dondurmalı kazandibi yedi ve çok beğendi. Sonra sıcaktan perişan olduğumuz için taksiyle asansöre gittik. Üstteki cafede oturup biraz dinlendik ve yorgun argın eve döndük.
Bir sonraki gün Urla'ya gittik. Pelin'in arkadaşlarıyla buluştuk, dönüşte balık ve balıklıova un kurabiyelerinden aldık. Boool bol yedik. Bir sonraki gün beşe kadar evden çıkmadık, sıcak nedeniyle. Ege öğle uykusundan uyanınca doğal yaşam parkına gittik. Ege fil ve kaplumbağadan sonra annesini zorla oyun parkına götürdü, onlar hep orda kaldılar. Ateş'le ben bütün parkı gezdik. İnanılmaz şekilde hemen hemen bütün hayvanları, hem de hareket halindeyken gördük. Fotoğraflar çektik. Akşam yurtdışında dans festivalinde olan Nisan geldi. Hemen Ateş'le oyuna başladılar. Ertesi günü akşama kadar evde geçirdik. Biz dinlendik, çocuklar oynadı. Akşamüstü Çeşme'ye doğru yol çıktık.
Ertesi gün hava sıcak olduğu halde biraz Konak, Kemeraltı, ve tarihi asansörü gezmek ve Ateş'e göstermek amacıyla yollara çıktık. Konak'ta saat kulesinin önünde epeyce zaman geçirdik. Çünkü hem yanımızdaki büyük erkek çocuk Ateş, hem de minik erkek çocuk Ege bol bol kuşları yemlediler. Ara ara oturup dinlenerek kemeraltındaki bazı dükkanları dolaştık. Çok güzel bir köfte piyaz yedik. Üstüne Mennan adında bir pastanede tatlı ve dondurma yedik. Ateş, dondurmalı kazandibi yedi ve çok beğendi. Sonra sıcaktan perişan olduğumuz için taksiyle asansöre gittik. Üstteki cafede oturup biraz dinlendik ve yorgun argın eve döndük.
Bir sonraki gün Urla'ya gittik. Pelin'in arkadaşlarıyla buluştuk, dönüşte balık ve balıklıova un kurabiyelerinden aldık. Boool bol yedik. Bir sonraki gün beşe kadar evden çıkmadık, sıcak nedeniyle. Ege öğle uykusundan uyanınca doğal yaşam parkına gittik. Ege fil ve kaplumbağadan sonra annesini zorla oyun parkına götürdü, onlar hep orda kaldılar. Ateş'le ben bütün parkı gezdik. İnanılmaz şekilde hemen hemen bütün hayvanları, hem de hareket halindeyken gördük. Fotoğraflar çektik. Akşam yurtdışında dans festivalinde olan Nisan geldi. Hemen Ateş'le oyuna başladılar. Ertesi günü akşama kadar evde geçirdik. Biz dinlendik, çocuklar oynadı. Akşamüstü Çeşme'ye doğru yol çıktık.
Temmuz tatilleri-1
Bu sene çok tatil yaptık, yapacağız, çok şükür. Okul kapandıktan sonra denizde vakit geçirdik. Sonra temmuz başında arkadaşlarımızla birlikte toplam 5 aile B.... koylarında nefis bir tekne tatili yaptık. Toplamda 7 çocuk vardı farklı yaşlarda. Biraz daha büyük iki genç kız dışında dört erkek ve bir kız çocuğu olarak inanılmaz eğlendiler. Bir haftalık turda aynı tekne içinde çocuğumu görmedim desem yeridir. Ya denizde kudurdular, ya da güneşten kaçılacak zamanlarda tekne içinde kart oyunu vb. oynadılar. Çok çok eğlendi Ateş. Sık sık bu tatili ne kadar çok sevdiğini söyledi. Son üç senedir gittiğimiz yurtdışı tatillerini de çok seviyor, ama bu tatil farklı bir klasmandaydı. Bir kere hiç yürümek yoktu, yorulmak yoktu, terlemek yoktu. Hep oyun vardı. Teknedeki büyük masaya hep birlikte oturup günde dört öğün (ikindi de var) yemeklerimizi yedik. Geceleri dışarda uyuduk. Bir hafta inanılmaz bir hızda geçti. Ateş, daha önceki senelerde bu gruba katılmadığımız için söylendi. Çocuklar için olduğu kadar büyükler için de çok keyifliydi. İnşallah bundan sonraki senelerde de gidebiliriz.
