Salı, Ocak 29, 2013

Geçen Hafta

Geçtiğimiz hafta salı günü Ateş'in okulunda 2.-8. Sınıfların katıldığı bir deneme sınavı vardı. Her sınıfın sorusu kendine göreydi. Ateş'in sınıfı ilk kez cevap anahtarı doldurmayı ve test sınavı olmayı öğrendi. Ateş'in öğretmeni öbür şubeye gitti sınav gözetmeni olarak, öbür şubenin öğretmeni de Ateşlere geldi. Toplam 40 küsür sorunun hepsini Ateş doğru yaptı. Sınıfından bir arkadaşı daha tam puan aldı. SBS deneme sınavı gibi olduğundan Ateş bu sınavı çok önemsiyordu. Hatta benim istediğimden çok daha fazla. Şimdiden bu kadar strese girmesini hiç istemiyorum, ama oldu bir şekilde. SBS sınavını kazanamazsa liseye bu okulda devam edemeyeceğini söylemiş servisten 8. sınıf bir çocuk. Bu Ateş'i etkiledi. Tabi ki herşeyi boşvermesin, derslerini çalışsın, ama bu işin stresine de girmesin istiyorum. Neyse tam puan alınca rahatladı.
Cuma günü karne günü idi. Yine karnesi çok güzel ve övgülerle dolu. Şimdi tatilde. Evin keyfini çıkarıyor. Ödevlerinin bir kısmını yaptı bugün. Güzel ödevleri var, örneğin istedikleri bir filmi izleyip 5N1K yapacaklar. Zaten okulda güzel şeyler öğreniyorlar. Ateş okulu çok seviyor.
Dün göz muayenesine gittik. Göz astigmat değerleri ilerlememiş. Ama çerçeve küçüldüğü ve camları bozulduğu için gözlüğü yenileniyor.

Salı, Ocak 15, 2013

Şiir

Canım oğlum bana bir şiir yazmış. Aynen şöyle:
Kırın oyuncağımı
Bozun salıncağımı
Dünyalara değişmem
Annemin kucağını.
Bu benim hayatımda duyduğum en ama en güzel şiir.

Not: Pelin Teyze'nin oğlu olacakmış. Ateş erkek olacağı için çok sevindi. Şimdi hep birlikte isim düşünüyoruz.

Cuma, Ocak 11, 2013

Komik Ödev

Ateş'in dün akşamki ödevinde baş harfleri aşağıya doğru "sağlıklı olmak" olan bir akrostiş çalışması vardı. Harflere göre ve tabi konuya uygun olarak doldurması gerekiyordu Ateş'in. Hem anlamı konuya uygun olan, hem sonu uyaklı olabilecek, hem de bu harflerle başlayacak cümleler bulmak çok da kolay olmadı. Ama birlikte uydurmak çok eğlenceli oldu, çok güldük. En çok da sağlıklı kelimesindeki "I" harfinde zorlandık. En sonunda "Limonda C vitamini vardır, Isır portakalı ısır" da karar kıldık, ama gülmekten gözlerimizden yaşlar geldi. Sağlıklının en sonundaki "I"yı ise bir önceki "I"yla uyumlu olsun diye Isır elmayı ısır, olarak yazdık. Çok eğlenceli bir ödevdi.
Bu sabah Ateş kendi kendine 6.30'da uyandı. Böyle günleri çok seviyor, çünkü okula gitmeden önce oyun oynayabiliyor.

Perşembe, Ocak 10, 2013

Kötü gün

Sekiz ocak ikibinonüç. Ateş'in hayatının en kötü günü imiş. O gün okuldan geldiğinde mutsuzdu. Sabah drama dersi varmış. Ders sırasında öğrencilerden birisi diğerini itmiş, düşürmüş. Öğretmen de Ateş yaptı sanarak ceza vermiş. Ateş kendisinin yapmadığını söylemiş, ama öğretmen inanmamış. Tabi haftada bir dersle çocuğu tanıyamamış, sınıf öğretmeni Ateş'in doğru söyleyeceğini bilirdi. Cezası derse katılamamak ve onlarla birlikte oyun oynayamamak olmuş. Ateş'in çok etkilenecebileceği bir ceza. Ama arkadaşını Ateş itmemiş. O yapsa söyler, kesinlikle yapmadığını, hatta düşen arkadaşıyla arasında epeyce bir mesafe olduğunu söylüyor. Kesinlikle Ateş'e inanıyorum. Haksız yere ceza aldığı için de morali çooook bozulmuş. Sonra bütün günü kötü geçmiş. Resim dersinde sınıfın çoğu yaramazlık yaptığı için, öğretmen normalde yaptıracağı bir etkinliği yaptırmamış. Halbuki Ateş, kendi yapacağı şeyi çok güzel yapmış. Canı o kadar sıkılmış ki, sürekli o günün hayatının en kötü günü olduğunu söylemiş. Ben ona evde, hayatımızda ara sıra böyle kötü günler de olabileceğini, bunu çok dert etmememiz gerektiğini, ertesi günün belki de en güzel gün olacağını söyledim, ama drama öğretmenine çok kızdım. Çünkü dersin sonunda Ateş'e onun yapmadığını anladığını da söylemiş. Ama emin olmadan verdiği ceza, çocuğun bütün gününü etkilediği gibi, haklılığını kanıtlayamadığı için de çok sinirlenmiş. Ertesi gün drama öğretmenini aradım, ancak okula sadece pazartesi ve salı günleri geliyormuş. Gelecek pazartesi yeniden arayıp kendisiyle konuşacağım.

Perşembe, Ocak 03, 2013

Yılbaşı Kutlaması

Dün akşam, her sene olduğu gibi, kalabalık bir arkadaş grubuyla yılbaşını kutladık. Bu sefer Ilgınlar'a gittik. Boool yemek yedik. Çocuklar çok eğlendiler. Ateş için yılbaşı bu sene daha önemliydi. Takvimin yapraklarını tek tek sayarak kopardı. Geri sayım yaptı. Heyecanla yılbaşı akşamını bekledi. Çevrenin ve içinde bulunduğun zamanın önemini farketmenin sonucu bunlar bence. Ben de çocukken yılbaşı çok önemliydi. Ateş de büyüdü, o yaşlara geldi. Yalnız çocuğa doğru dürüst yılbaşı hediyesi bulamadık. İki ayrı oyuncakçıya ve bir kitapçıya gittik. Zaten bir dolu oyuncağı ve henüz okumadığı birçok kitabı olduğu için oralardan da birşey beğenemedik. İnternetten bir kutulu oyun, bir de şehir maketi siparişi verdik. Oyuncakçıdan aldığı dinozor maketi (kazıp çıkarılan) ile bunlar Ateş'in yılbaşı hediyeleri oldu. 
Odasını kağıttan yaptığı kar taneleriyle süsledi. Bunların uzun süre odasında durmasını istiyor.
Bu sıralarda bana "çürük banana", babasına da "beybicilak" diyor.
Fotoğraftaki yazıyı, ona aldığım stickerlarla yaptı ve işyerime asmamı istedi. İşe gelir gelmez çantamı ve montumu koyduğum dolabın üzerine yapıştırdım. Hergün bu yazıya bakıp mutlulukla gülümsüyorum.
Dün akşam bana ve babasına özel gücü olan ekstra biletler verdi. Normalde bir bilet 2 gün geçerli ve 50 kez öpme hakkı veriyor. Babasına verdiği ekstra biletin üzerinde "500 kere öpme gücü", bana verdiğinde de "6 gün öpme gücü" yazıyor. Böylece bize hediyeler vermiş oluyor.  
Lilypie Kids Birthday tickers