Dün akşam üzeri İpekler'in havuzuna gittik. Ateş şimdiye kadar çok az havuza girdi. Benim kuzenimin yazlığındaki havuza girmişti epeyce önce. Başka zaman olduysa da hatırlamıyorum. Babası havuz işini sevmiyor. Hatta o yüzden yüzme kursuna gitmesine bile gönüllü olmadı. Bu nedenle pek havuz tecrübesi olmayan Ateş, dün akşam sitenin girişinde römorkta bekleyen bir tekneyi görünce "ne kadar büyük havuzları varmış, tekneyle gelmişler" dedi. Hepimiz kahkahalarla gülerek "ne güzel espri (!) yaptın Ateş" dedik, böylece bilmeden komik birşey söylediği halde gülmemize kızmadı. Neyse dün akşam Kaan da geldi. Ateş, Kaan ve İpek havuzda çok eğlendiler. Bizimki kollukla yüzmeyi kesinlikle kabul etmedi. Üstelik havuzun heryeri boyunu geçiyordu. Şaşırtıcı derecede güzel yüzdü üstelik. Süperdi. Üzerine abisiyle birlikte duş aldılar. Abisi saçlarını sabunladı. Sonra mutlu mutlu yemeğini yedi, çok sevdiği bulgurlu köfte vardı. Gece geç saatlere kadar oynadılar. Biz de üniversite yıllıklarımıza bakıp ne kadar zaman geçtiğini konuştuk. Bu akşam yine tenis dersi var. Sabah tenisi hatırlattığımda "oleeeyyyy" dedi.
Dün ona Felaket Henry'nin 12 kitabını daha aldım. Dün gece okumaya başladık.

