Pazartesi, Mayıs 28, 2012

Doğumgünü, Okuma Bayramı, Konser

Çooook yoğun ve güzel bir haftasonu geçirdik. Cuma akşamından başlayayım. Okuma bayramındaki kıyafeti konusunda birşey sormak için Ateş'in öğretmenini aradım. O da "ben de sizi arayacaktım, bu sıralarda Ateş okulda çok yaramazlaştı, çok konuşmaya ve sürekli gülmeye başladı", dedi, epeyce şikayet etti. Yani Ateş okuldan ilk  ciddi uyarısını almış oldu. Bir önceki veli toplantısının üzerinden 1 ay bile geçmemesine rağmen, ve o zaman öğretmeni Ateş'i yere göğe sığdıramamışken, son 1 ayda neler yaptıysa bizimki, öğretmenini çileden çıkarmış. Çoook üzüldüm, çok canım sıkıldı. Hemen keyifli keyifli tv izleyen Ateş'le ciddi bir konuşma yaptık, epeyce fırça yedi, ağladı. Bir daha yapmayacağını ve öğretmeniyle bir daha konuştuğumda kendisinden eskisi gibi çok memnun olacağını söyledi. Neyse, o akşam canım sıkkın geçti.  Ertesi günkü doğumgünü için Ateş'le birlikte yapmayı planladığımız kurabiyeleri yapacak moral bulamadım kendimde. Yapmadık. 

Ertesi gün büyük gündü. Ateş'in günlerdir hazırlandığımız doğumgünü partisini yaptık. Çok sayıda arkadaşı ve aileleri gelerek bizi sevindirdiler. Doğumgünü açık havada olduğu için çocuklar istedikleri gibi koşup oynayarak eğlendiler. Biz de ailelerle birlikte rahat rahat oturup keyifle sohbet ettik. Ateş mutlu mutlu hediyelerini açtı. Ara ara çocukların keyifleri kavga nedeniyle bozulsa da genel olarak çok iyi vakit geçirdiler. Ateş'in pastasını, son zamanlardaki en favori oyuncağı olan çöpslerle süsletmiştik. Hem Ateş, hem de diğer çocuklar bayıldılar tabi pastaya. Daha Ateş mumları bile üfleyemeden üzerindeki çöpsler kapışıldı. Çok rağbet gördü. Akşam pestil vaziyetinde eve döndük. Ama kısa bir süre evde kalabildik. Yeniden çıkıp abiyi ve akşam için sipariş verdiğimiz diğer pastayı alarak, hem Ateş'in hem de Kaan'ın doğumgününü kutlamak üzere babaannelere gittik. Bu kutlama için yaptırdığımız pastanın üzerinde "şampiyon galatasaray" yazıyordu. Abinin de o gün sınıf arkadaşlarıyla doğumgünü kutlaması olduğu için, çocukların ikisi de çok yorgundu, eve döndük. Eurovision'da Türkiye'nin şarkısını zorlukla dinleyip uyuyakaldılar.

Dün sabah Ateş'i öperek doğumgününü kutladıktan ve kahvaltı yaptıktan sonra Ateş abisiyle çöps oynadı biraz. Bir süre sonra Ateş'in gösteri kıyafetini giydirme zamanı geldi. Ben Ateş'i giydirmeye çalışırken, O oyunu bırakmamak için gitmek istemedi. Direndi. Pijamalarını çıkarmak istemedi. Mızıldandı. En sonunda beni çileden çıkardı. Doğumgününün olduğu böyle özel bir günde problem çıkardığı için çok kızdım. Haftalardır okuma bayramını beklediğimi, ama Ateş'in saçma gerekçelerle bunu mahvettiğini söyledim. Gerçekten beni çok üzdü ve kızdırdı. O derecede kızınca tabi Ateş Bey hemen yumuşayıveriyor. Anne nolur üzülme, anne heyecanın kaçmasın, diye yalvardı. Neyse kendimi topladım, okuma bayramına doğru yola çıktık. 

Çok güzel bir gösteriydi. Sadece Ateş'in sınıfının gösterisi olduğu için, her bölümde Ateş vardı. Dramada zaten meşe rolünde başrollerden birindeydi. İngilizce şarkıda da mikrofondan söyleyen iki kişiden biriydi. Çok güzeldi, çok keyifliydi. Çok mutlu olduk. Gösteri sonrası okuma sertifikalarını aldılar, hediyeler aldılar. Çocukların resimlerinden oluşan sergiyi gezdik. Sonra bir yerde hızla karnımızı doyurup bu sefer hem abinin, hem de Ateş'in yer aldığı konsere gittik. Bu arada Ateş arabada uyuyakaldı yorgunluktan. Konser salonuna gittiğimizde başı şiddetle ağrıyordu. İlaç içirdim hemen. Provadan sonra konser başladı. Ateş son derece cool biçimde çıktığı konserinde bateri ile çok güzel bir sunum yaptı. Abisi de bir yandan gitar çalıp, bir yandan söyledi. İkisi de çok iyiydi. Eve döndüğümüzde yorgunluktan gerçekten perişan olmuştuk. 

Çok güzel ve özel bir haftasonuydu. Canım oğlumun 7. doğumgünü böylece geçti. Bugünden itibaren 8 yaşından gün almaya başladı. İyi ki doğdun canım oğlum. Mutlu, sağlıklı, neşeli, eğlenceli, başarılı uzun yıllar ve tüm istediklerin senin olsun. İYİ Kİ DOĞDUN.

Salı, Mayıs 22, 2012

Davet

Ateş dün doğumgünü davetiyelerini arkadaşlarına vermiş. Ben de akşam tek tek aileleri aradım, bir de ben davet edeyim istedim. Çoğuna ulaştım. Annelerden bazıları davetiyeyi çok beğendiklerini söylediler. Pasta ve yiyecek işleri kaldı şimdi.


Bir de dün Ateş'in çantasından pazar günü yapılacak olan okuma bayramının davetiyesi çıktı. O gün için hepimiz çok heyecanlıyız. Abisi de merakla ve istekle o günü bekliyor.  Bu haftasonumuz çok yoğun geçecek gibi görünüyor.


Bir de bugün abinin doğumgünü, 11 yaşını bitiriyor, artık 12 oldu. Artık tam bir genç oldu.

Pazartesi, Mayıs 21, 2012

Haftasonu

Bu haftasonu inanılmaz hareketli ve hep dışarda geçti. Cuma akşamı arkadaşlarımıza davetliydik. Gece boyu biz terasta oturup sohbet ettik (Ateş'in hiç anlamadığı birşey bu), çocuklar da değişik yerlerde oyun oynadılar. Cumartesi öğlen tenis oynadığımız yere gittik, ama tenis hocamız haftasonu burda olmadığı için Ateş akşama kadar arkadaşlarıyla serbestçe oyun oynadı. Çok da mutlu oldu bu durumdan. Akşama doğru abi annesinin evine gitti. Akşam bu sefer başka bir arkadaşımızın evine davetliydik. Onlara gittik. Boool bol yemekler yedik, sohbet ettik. Geç vakitte eve döndük. 


Pazar günü -hayrettir ki- öğlene kadar evdeydik. Bu arada Cengiz Ateş'in cumartesi yapacağımız doğumgünü partisi için davetiyeler hazırladı. Kapak resmi olarak çöpslerin arasına Ateş'in fotoğrafını koydu fotoşopla, ve inanılmaz güzel oldu. Doğumgününü yapacağımız yerin ayrıntılı adresini ve cumartesi çektiğimiz giriş kapılarının fotoğraflarını da ekledi. Bence çok güzel oldu. 


Öğleden sonra Ateş'in iki sınıf arkadaşının doğumgünü partisine gittik. Ateş gün boyu çok sevdiği sınıf arkadaşlarıyla oyunlar oynadı, özellikle Kerem'le tam kanka durumundalar. Birbirlerini çok seviyorlar. Açık havada çok iyi vakit geçirdiler. Akşamüstü ise ordan çıkıp, başka bir arkadaşımızın bahçeli evine gittik. Ateş orda da arkadaşları tarafından bekleniyormuş. Yemek bile yemeden direk oyuna başladılar. Akşam eve döndük. Ateş banyosunu yapıp çıktığında saat 8 olmuştu. Bu sefer oynama zamanım çok azaldı, diye biraz mızıldandı, ama sonra yorgunluktan güzelce uyudu.


Davetiyeleri bugün çantasına koyduk. Okulda arkadaşlarına dağıtacak. Ben de bu akşam ve yarın akşam velileri arayıp bir kez daha davet edeceğim. Hava durumunda biraz yağmurlu görünüyor cumartesi. Cengiz yağmaz, diyor. Umarım yağmaz, oğlumun doğumgünü çok eğlenceli geçer. Ben bugünden itibaren yiyecek organizasyonunu halletmeye başlayacağım.

Pazar, Mayıs 20, 2012

Askerler...

Ateş şimdi yanımda oynarken çöpslerini asker yaptı. Sıra sıra dizdi ve isimlerini şöyle koydu: Yüzbaşı, Binbaşı, Binbeşyüzbaşı ve İkibinbaşı:))

Cuma, Mayıs 18, 2012

Kararsız ve Şanssız(!)

Ateş'in kararsızlığı malum. Ona seçenek sorduğumuzda seçeneklerden birisi hiç istemediği bir şeyse çok kolay karar veriyor tabi, ama iki seçenekte de aklı kalırsa bir türlü karar veremiyor. Bir onu, bir diğerini tercih ettiğini söylüyor. Ama tercih etmediği seçenekte de aklı kalıyor. Bu sefer sürekli, acaba öbürünü mü seçseydim, ikilemleri yaşıyor ve bizi bitiriyor. Acaba bu böyle bir dönem mi, yoksa Ateş gerçekten zor karar veren birisi mi bilmiyorum. Zamanla göreceğiz. 


Çarşamba akşamı arkadaşlarımıza gittik. Ateş önce gidip gitmeme konusunda her zamanki gibi bir kararsızlık yaşadı. Bazen onu bir seçeneğe yönlendirmek gerekiyor. Çünkü çok iyi biliyorum ki, gidersek ordaki arkadaşlarıyla çok iyi vakit geçirecek. Kendisi de çok gitmek istedi. Neyse, gittik ve dediğim gibi oldu. Eve dönüş saati geldiğinde aynı zamanda yatma saati de gelmişti. Bu sefer eve gelir gelmez hemen yatmak istemediği için morali bozuldu, annesi iş gezisinde olan bir arkadaşına özendi. "Arkadaşım çok şanslı" diye mızıldandı. Annesi evde olmadığından babasının bir işini bekleyecekmiş çünkü. Böylece belki 5 dakika daha geç yatacakmış. 


Bu arada Kaan, ayak bileği hafifçe sakatlandığı için muhtemelen çok eğlenceli geçecek olan okul gezisine katılamadı ve iki gündür evde, bizde kalıyor. Dün akşamki ödev ve yatma faslında, Ateş buna da özendi şaşkın. Sırf abisi okula gitmeyip evde kalacak diye, "off abim ne kadar şanslı" diye söylendi. Bunun üzerine abisi ve ben kendisine bunun bir şans değil, şanssızlık olduğunu, sırf iki dakikalık geç yatma ya da bir gün okula gitme için böyle değerlendirme yapmaması gerektiğini anlattık. Hatta ben biraz kızarak "şanssızlık olarak görüyorsan ben de gideyim iş gezilerine" dedim. Bu sefer tabi ki çark etti, hemen dişlerini fırçaladı, gözleri dolu dolu yatağa girdi. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. Sonuçta o bir çocuk, sadece o saniyedeki durumuna bakıyor, ve kendisinin yapmak zorunda olduğu şeyleri yapmayan insanlar ve özellikle çocuklar gördüğünde kendini şanssız hissedip üzülüyor. Tabi ki gerçekler böyle değil. Büyüdükçe bunun farkına varacak. İnanılmaz çok sevildiği bir aile ortamında büyüyor, bence onun için şans. Ama annesi ve babası olarak, onun gibi inanılmaz bir çocuğumuz olduğu için biz çok daha şanslıyız.

Perşembe, Mayıs 17, 2012

Doğumgünü planları

Zaman hızlı geçiyor. Ateş 1. sınıfın sonuna yaklaşıyor. Ayrıca Ateş'in doğumgünü çok yaklaştı. Okuma bayramına yalnızca 10 gün kaldı. Okuma bayramı zaten tam da Ateş'in doğumgününde. Biz -hava izin verirse- bir gün öncesinde, 26 mayısta sınıf arkadaşlarıyla kutlayacağız Ateş'in doğumgününü. Her yıl olduğu gibi aile ile ayrı, bizim arkadaş grubumuzla da ayrı kutlayacağız. Yani doğumgünü kutlama şenlikleri başlamak üzere. İlk kez bu sene Pelin Teyze Ateş'in doğumgününe gelemeyecek. Bütün izin haklarını evlenirken ve balayında bitirdiği için gelemiyor maalesef. Neyse belki daha sonra gelirler. Anneanne ile dedededenin gelip gelmeyecekleri de tam olarak belli değil. Onun dışında planlar hazır. Umarım bu sene de çok güzel bir doğumgünü geçiririz, umarım oğlum mutlu olur. 


Ateş'in çöpslerle olan büyük aşkı artarak devam ediyor. Sürekli çöpsleri konuşuyor, onlarla bin türlü oyunlar kurup oynuyor. Videolarını izliyor. Şu anda en çok istediği şey de yeni çöpslerinin olması. Aksi gibi Türkiye'de şu anda çöps satılmıyor. Ama biz bir yerlerden bulup ona çöps almaya çalışıyoruz.


Bateri çok iyi gidiyor. Geçen hafta abisiyle aynı parçayı çalıştılar ve birlikte çaldılar, Kaan gitarda, Ateş bateride. Bizim çooook hoşumuza gitti. Cengiz bu mini konseri kaydetti. 


Geçen hafta aşının ertesi günü okula gitmedi Ateş, ve yarım gün evde yeni işe başlayan Leyla ablasıyla kaldı. Şimdilik anlaştılar gibi görünüyor. Ateş onun için iyi şeyler söyledi. Umarım iyi gider, çünkü yazın belli zamanlarda başbaşa kalacaklar.

Perşembe, Mayıs 10, 2012

Aşı

Bugün Ateş ve sınıf arkadaşları difteri, boğmaca, tetanoz ve çocuk felci aşısı oldular. Ateş listenin başında olduğu için diğer aşı gibi bunu da ilk olmuş. Bence en iyisi zaten ilk olup işi bitirmek. Biraz kolu ağrıyor şimdi, o da çok normal. Aşı nedeniyle 1. sınıflar yarın tatil.

Çarşamba, Mayıs 09, 2012

Pelin Teyze evlendiiiii...

Çok güzel bir düğünle hem de. Benim hayatımda gördüğüm en güzel düğündü. Ateş'in gördüğü ilk düğündü. Darısı bütün diğer kuzenlerimin başına. Tabi hayırlısıyla. Hepsi de birbirinden güzel, akıllı, kariyer sahibi kızlar. Bakalım ilerde bu yazıyı okuduğumda neler değişmiş olacak?


Ben geçen salı akşamı gittim Pelin'in yanına. Annemle babam zaten ordaydı. Ateş'ten ayrılırken dayanamayıp ağladım. Böylece onun da moralini bozmuş oldum. Ondan 4. ayrılışımdı, hepsi de 3 günlüğüne. Ateş de ben gittikten sonra odasında ağlamış biraz, öyle söyledi. Neyse sonra ikimiz de toparlandık.


Öncelikle bir bekarlığa veda partisi yaptı Pelin. Çok güzeldi, çok eğlenceliydi. Pelin benim hayatımda gördüğüm en oynak gelindi. Bütün fotoğrafları dans ederken çekilmiş. Sonra yapılacak işleri hallettik birlikte. Bu düğünün en güzel taraflarından biri de, yıllardır, gerçekten de yıllardır görmediğim akrabalarımı görmem oldu. Çok sevindim onları gördüğüm için. Yıllardır görüşmesek de muhabbet bir şekilde kaldığı yerden devam ediyor. Neyse, cumartesi sabahı biz kuaföre gittik, Ateş'le babası da aktarmalı bir yolculukla yanımıza geldiler. Saçlar yapıldı, kuaför gelinin makyajını, gelin de benim makyajımı yaptı. Hazırlandık, giyindik. Ateş ve Cengiz'le buluştuk. Oğluma o gün için aldığım kıyafetleri giydirdim. Altta kot pantolon, üstünde beyaz gömlek ve ona çooook yakışan kravatı vardı. Bizim bütün akrabalar arasında pek bir popüler oldu bu haliyle. Herkes Ateş'i sevdi. 


Nikah töreni sırasında kendimi tutamayıp ağladım tabi ki, ama sonra hemen toparlandım. Fotoğraflar çektirdik bol bol. Sonra düğün yemeğine gittik, açık havada çimlerin üzerinde nefis bir yerdeydi yemek. Gelin çok güzeldi, çok mutluydu, hayatının en güzel günü olduğunu söyledi sonradan. Ateş orda çöpsleriyle oynadı, masa masa gezdi, kızların hepsi bayıldı Ateş'e. Akşam artık yorgun vaziyette otele gittik, biraz dinlendik. Gece bar programı vardı, gençler sabah kadar eğlenmişler. Biz sadece bir uğrayabildik o kadar. Ama biz de kordonda gezdik, etrafta dolaştık, iyice yorulup otelimize döndük. 


Ertesi gün brunchta bir araya geldik Pelinlerle. Ateş'le Nisan tanıştılar. Arada birbirlerine kızsalar da sonra çok iyi anlaştılar. Hatta çöps takası bile yaptılar. Nisan ikinci seri çöpslerini takas etmeyi önerince Ateş mutluluktan bayıldı. Biraz rötarlı bir yolculukla geç vakitte evimize döndük. Pelin sayesinde herşeyiyle çok güzel bir haftasonu geçirdik...
Lilypie Kids Birthday tickers