Cumartesi, Aralık 31, 2011

Yılbaşı

Dün bölümde iş arkadaşlarıma bir sunum yaptım. Bu sunum benim asistanlık yıllarımdan başlayıp bölümümüzün kurulması, cihazların alınması, katıldığımız ve düzenlediğimiz kongreler, kurslar, doğumgünü, yılbaşı ve kahvaltı partilerimiz, eğlenceli görüntüler ve videolardan oluşan bir sunumdu. Zaman çabuk geçiyor, burda geçen 13 yılımın Ateş'ten önce ve Ateş'ten sonra diye ayrıldığı da çok belirgindi sunumda. Sonra eve geldim. Cengiz, Ateş ve ben sahilde yürüyüşe çıktık öğleden sonra. Ateş parklarda oynadı, egzersiz aletleriyle çalıştı, birlikte fotoğraf çektik, yürüdük. Epeyce aktivite yaptık. Eve akşamüstü yorulmuş olarak döndük. Ateş banyo ve yemekten sonra televizyon seyretti. Çok güzel ve sakin, süper bir gün geçirdik. Ben çok sevdim. 
Bugün Ateş babası ve abisiyle birlikte saç kestirmeye gitti. Akşam İpekler'e geniş bir arkadaş ekibiyle yılbaşı kutlamaya gideceğiz. Hazırlıklar tamam. Ateş evde abisiyle birlikte oyun oynadı, yılbaşı hediyelerini açtılar. Şu anda hediyelerinden iki tanesiyle ev yapıyorlar. 
Bir yıl daha bitti. Hislerimi tam olarak yazamıyorum galiba. Ama şunu söyleyebilirim, şu anda yaşadığımız normal hayat çok güzel. Hep böyle sağlıklı ve huzurlu devam etmesini herşeyden çok istiyorum.

Perşembe, Aralık 29, 2011

Kitap Okuma Saati

Ateş bu hafta tatil. Ödevlerinin yazılı olanlarını ve matematik ödevlerini yaptı. Sadece iki küçük kitap okuma ödevi kaldı. Bunun için dün akşam kitap okuma saati yaptık birlikte. Cengiz ve ben kendi kitaplarımızı aldık, Ateş de kendi kitabını aldı. Televizyonu kapattık. Çok güzel zaman geçirdik üçümüz. Bunu ilk kez yapabildik. Tesadüfen Cengiz'in de benim de bu sıralarda çok severek okuduğumuz kitaplarımız var. Umarım bunu devam ettirebiliriz. 
Ateş evde keyifli vakit geçiriyor. Dün öğleden sonra onu mezun olduğu anaokuluna götürdüm. Orda hem geçen senelerden tanıdığı çocuklar vardı, hem de şimdiki okulundan anaokulunu bizim gibi ziyaret eden çocuklar vardı. Öğretmenleriyle sohbet ettim ben de.
Bir gün önce de Alvin ve Sincaplar 3 filmine gittik Ateş'le sinemada. Çok beğendik, eğlenceli bir filmdi. Sinema çıkışında Toprak Efeler'e gittik, ama kısa bir süre sonra Toprak Efe'nin ağlama krizi başlayınca eve erken dönmek zorunda kaldık. 
Ateş bugün de babasının dışarıda yapması gereken işlerde ona eşlik ediyor. Yarın evde, cumartesi akşamı ise arkadaşlarımızla birlikte yılbaşı kutlaması yapacağız, İpekler'e gideceğiz.

Pazar, Aralık 25, 2011

Oğlu?

İki akşam önce Bilge ve Deniz'in doğumgününü kutlamaya giderken arabada Ateş bize İngilizce'de "oğlu" ne demek, diye sordu. Arabada bir süredir İngilizce dersinden evde dinlemesi için verdikleri CD'yi dinliyoruz, çok faydası oldu. Neyse, biz de İngilizce'deki "son" kelimesinin oğlu anlamına geldiğini söyledik. Ama yanıtı pek beğenmedi. Birinin oğlu ne demek, diye sordu yeniden. His son, ya da her son dedim ben. Yine mutlu olmadı. Babası nerde kullanmak istediğini sordu. Ateş şöyle cevap verdi: Yani öküz oğlu öküz derken nasıl diyeceğim?

Perşembe, Aralık 22, 2011

Şeftali ve Veli Toplantısı

Geçtiğimiz hafta çok şey oldu. Öncelikle geçen hafta başında Ateş'in öğretmeni, ilk proje ödevlerini verdi.  Hafta yerli mallar haftası olunca proje ödevlerinin konusu da meyveler oldu. Ateş'in konusu şeftali idi. Haftaiçinde babasıyla birlikte hazırladılar projeyi. Bir kartonun üzerine, şeftali şeklinde kesilmiş kağıtlara Ateş, konu ile ilgili fıkra (Bir adamın adı tali, görevi de şeflikmiş. Karısı r harfini söyleyemez, onun yerine y dermiş. Bir gün telefon çalmış, bir adam Şef Tali Beyin evde olup olmadığını sormuş. Karısı da, "şeftali bey evde yok, ben kayısı", demiş), bilmece (sarıdır limon değil, suludur portakal değil) ve tekerleme (Aydın'da incir, İzmir'de üzüm, Bursa'da en güzel şeftali yenir) yazdı. Ayrıca şeftali hakkında genel bilgiler de toplayıp, şeftali suyu ve reçelinden örnekler koydular. Evde biraz strese girerek sunum provası yaptı.
Pazartesi sabahı sunumunu yaptı Ateş. Biz izleyemedik maalesef. Çünkü sadece ders aktivitesiydi. Anladığımız kadarıyla çok güzel sunmuş, yıldızlı 100 almış. Öğretmeni bir de müdür yardımcısını çağırıp Ateş'e ikinci kez sunum yaptırmış. 
İkinci büyük olay, cumartesi günü gittiğimiz veli toplantısı idi. Bu dönemdeki ikinci planlı toplantı idi. Bu sefer sabah erkenden gidip, çok sıranın olduğu İngilizce öğretmenleriyle görüştük önce. Ara karnede "sözlü anlatım becerisi" çok iyi değil, iyi gelmişti. Bunun neden olduğunu ve bizim evde neler yapabileceğimizi sorduk. Öğretmenleri de bu iyinin sebebinin Ateş'ten kaynaklanan bir sorun olmadığını, bazı çocukların (ailelerinde konuşulması nedeniyle) daha rahat konuştuğunu ve öğretmenlerle İngilizce konuşmayı tercih ettiklerini, Ateş'in ise (doğal olarak anadili olan) Türkçe'yi tercih ettiğini anlattılar. Bunun kesinlikle kötü bir anlama gelmediğini ve Ateş'in durumunun gayet iyi olduğunu belirttiler. Biz de evde okuldan gelen CD'leri dinleyip, kelime tekrarı yapmaya, önerdikleri web sitelerine girip Ateş'le İngilizce oyunlar oynamaya başladık. 
Sınıf öğretmeni yine Ateş'ten ne kadar çok memnun olduğunu, Ateş'in hiçbir sorunu olmadığını söyledi. Yine bize teşekkür etti. Çoook mutluluk verici bir görüşmeydi. Resim öğretmeni Ateş'in çizdiği resimlerden dolayı ne kadar mutlu olduğunu anlattı. Rehberlik öğretmeni Ateş'in hiçbir sorununun olmadığını söyledi. 
Sonuç olarak bunların hepsi bizi çok çok mutlu eden şeyler. Ayrıca en önemlisi Ateş okulunu ve öğretmenini çok seviyor, okula gittiği için hiç mızmızlanmadı şimdiye kadar. Bundan sonra da böyle devam etmesini umuyor ve diliyorum.  

Salı, Aralık 13, 2011

İnternet ve E-posta

Ateş küçük yaştan beri bilgisayarda oyun oynasa da, internet, e-mail ve facebookla tanışmamıştı. Bizim onun adına aldığımız bir e-mail adresi var uzun zamandır, bu adrese babası ve ben bazı sevdiğimiz şeyleri gönderiyorduk bugüne kadar. Geçen cumartesi günü İpek'le birlikte ipodlarını karıştırırken, bana e-mail göndermiş. Bir kalp var e-mailde ve "anne bu ne" yazıyor. Bana mesaj gönderdiğini söyledi. Bir süre sonra inboxta Ateş'ten mail geldiğini görünce çooook hoşuma gitti. Hatta bayıldım. Ona ayrı bir klasör açtım, Ateş'ten gelen mailleri orda saklayacağım. 
İnternetle ilgili bir süredir ufak ufak sorular soruyordu. Hatta bilmediğimiz, merak ettiğimiz şeyleri hemen iphone'dan bulmamızı istiyordu, ama kendisi hiç internette gezinmemişti sanırım. Dün akşam eve geldiğinde ilk kez meyveler konulu bir proje ödevi getirdi. Bu ödev hafta boyunca hazırlanacak (yerli mallar haftası), gelecek hafta sınıfta sunulacak bir ödevmiş. Ateş'in konusu şeftali. Projeyi hazırlarken internetten faydalanabileceğimiz yazılıydı. Ödevler, yemek, banyo ve çizgifilmden sonra bilgisayarın başına oturduk birlikte. Ona google'ı açıp istediği şeyleri aramayı gösterdim. Önce biraz şeftali konusunu taradık. Şeftaliyi dünyada en çok yetiştiren ülke Çin'miş, hiç bilmiyordum. Türkiye de 6. sıradaymış. Neyse Ateş google'a bir de çilek yazdı, ve çıkan sayfalardan biri de online bir oyun sayfası oldu. Tam da Ateş'in sevdiği tipte oyunlar vardı. Tabi Ateş bayıldı ve yatana kadar bu oyunlardan oynadı. Yatarken "internette oyun oynadım ben" deyip duruyordu. Böylece internetle tam olarak tanışmış oldu. Daha önceden bu blogu ya da başka şeyleri gösteriyorduk tabi ki, ama bu seferki farklıydı. Artık oğlumun hayatında da internet var.
Birkaç gün önce facebook'un ne olduğunu sordu, söyledim. Pek fazla ilgilenmedi. Ben de konuyu kapattım. Bazı arkadaşlarının facebook hesabı var. Ateş kendisi isteyince bizim kontrolümüzde olabilir.

Pazar, Aralık 11, 2011

Okuma

Ateş okumayı acaip ilerletti. Artık kelimelerin anlamlarını çözerek, bazı vurgulamalar yaparak okuyor. Dün, bugün doğumgünü partisine gideceğimiz İdil için hediye almaya kitapçıya gittiğimizde, çok zevk alarak kendine kitaplar seçti. Hep ben ona kitaplar alırdım, artık O kendine kitap alıyor. Kitapçıda gezerek kitap almanın ve okumanın ne büyük keyif olduğunu konuştuk. Evde hemen okumaya başladı. 
Evde biraz İngilizce kelime tekrarına ve öğretmenlerinin evde dinlemesi ve oynaması için verdiği CD'lere başladık. İyi oldu, okulda öğreniyor, ama tekrar yapmak öğrendiğinin kalıcı olmasını sağlıyor. 
Bu sabah babası, abisiyle birlikte Ateş'e 5. sınıf fen testini yaptırdı. Tabi önce soruların ne demek istediğini anlattı Ateş'e. Ateş abisiyle birlikte büyük keyif alarak soruları yanıtladı.
Ateş iki haftadır yeniden tenise başladı. Geçen hafta tek başınaydı. Öğretmeni yanına bir başka çocuk daha bulursak daha iyi olacağını söyledi. Dün İpek'e söyledik, İpek'le birlikte ders aldılar. Bizimki biraz şımarmış, ama genel olarak gayet iyi tenis oynuyor. Piyanoya tekrar ne zaman başlayacağımızı sordum geçenlerde, bana "e zaten öğrendim ya" dedi.
Lilypie Kids Birthday tickers