Cuma, Şubat 23, 2007

Baharatlar

Son günlerin, hatta son birkaç haftanın büyük olayı baharatlar. Evde çok değil, toplam 7 tane baharat kavanozumuz var: Kekik, sumak, nane, karabiber, pul biber, kimyon ve tarçın. Tek tek her kavanozun kapakları açılıyor, koklanıyor, karabiber ve pulbiber dışındakilere "mmmm" deniliyor. Ama acı olanlar açılmadan sadece "ufff" diyip geçiliyor. İnanmazsınız, bu işlem sayısız kere tekrarlanıyor bizim evde. Bir kez de naneleri yere döktü. Sıra her naneye gelişinde nasıl yere döktüğü ve bizim elektrikli süpürgeyle nasıl temizlediğimiz tekrar tekrar hatırlanıyor.
Kedi Notu: Bu sabah kedi hala normal ve hamile olarak görülmüş.

Salı, Şubat 20, 2007

Cumartesi (Kedi Tırmığı) ve Pazar (Lunapark)

Cumartesi sabahı Didemler'in bahçesine pikniğe gittik. Sitenin çok güzel bir bahçesi var. Yiyecek birşeyler aldık, termosa çay hazırladık. Çok güzel zaman geçirdik. Ateş kumlarla bol bol oynadı, çimlerin boyunu inceledi, ilk kez çim biçme makinesi gördü ve çok ilgilendi. Denize taş attı. Yanımıza gelen bir hamile kediyi besledi ve peşinden dolaştı. Ama kedi karnı doyduktan sonra Ateş'in ona peynir vermek için uzattığı elini tırmaladı. Elinin üstünde 4 nokta tırnak izi var. Çok çok üzüldüm. Kediye çok kızdım. Tamam Ateş peşinden dolaştı ama ne dokundu, ne kuyruğunu çekti, sadece yemek verdi, ondan aldığı karşılığa bakın. Aslında kedileri çok çok severim, 7 yıl benim de kedim vardı, ama bu olaya çok kızdım. Gülden, tabi ki kediyi 10 gün gözlememizi ve ilk iki doz kuduz aşısını yaptırmamızı söyledi. Ama biz sürekli site bahçesinde yaşayan bir kedi olması nedeniyle kuduz olasılığının olamayacağını düşünerek aşı yaptırmadık. Site görevlileri kediyi sürekli takip ediyorlar.

Pazar günü ise lunaparka gittik. Altta Ateş abisiyle uçakla uçarken (!) görülüyor. Sonra yine abisiyle trene bindi, o kadar çok sevdi ki süre bitiminde inmedi ve işleten amca bize bedava tur hediye etti.
Atlıkarıncaya iki tur bindi. Dönmedolap, elma kurdu, farklı bir uçak ve ferrari arabadan sonra çıkışta aldığımız rüzgar gülüyle oynayarak eve döndük. Tabi rüzgar gülünün ömrü uzun olmadı, eve girerken yırtılmıştı.

Çarşamba, Şubat 14, 2007

Tatil haftasında....

Neler neler yaptık. İlk haftasonu Kaan hasta olduğu için evden pek çıkamadık. Zaten hava da kötüydü. Sonra salı günü hava düzeldi, arkadaşlarla birlikte bir yere kahvaltıya gittik. Ateş arabalarını götürdü gittiğimiz yere. Zaten bu sıralarda heryere ama heryere (uyumaya, banyoya, yemek yemeye, dışarıya çıkarken) elinde oyuncaklarıyla gidiyor. Araba, boya kalemi, otobüs vs. Ama mutlaka en az 3 tane alıyor, tabi hepsi ellerine sığmıyor, düşüyor. Düşünce de bizimkinde biraz sinir yapıyor. Neyse, çarşamba biraz alışverişe çıktık, Ateş Bey'i gezdirdik. Perşembe ikizler bize geldi. Cuma günü açıkhavada bir yere yemeğe gittik. Ateş toprakla, taşlarla, kedilerle oynadı. Kendi yemeğinden kalanı kedilere yedirdi. Cumartesi Zeynepler'e gittik. Ateş bol bol Zeynep'in oyuncaklarıyla oynadı. Öğleden sonra Kaan geldi. Pazar günü ise çok komikti. Kar oynamak için biraz şehrin yukarı taraflarına çıktık, ama gittiğimiz yerlerde kar bulacağımıza günlük güneşlik bir havayla karşılaştık. Sonuç olarak o günümüz, Kent Ormanı'nda yaptığımız yaklaşık 3 km'lik yürüyüşle sonuçlandı. İlk kilometrelerde Ateş kucakta kurabiye yiyerek gezdi, sonra elini bile tutturmadan kendi kendine yürümeye çalıştı. Sonra kaçınılmaz son, pazartesi geldi ve iş başladı (böyle yazdığıma bakmayın, işime severek geliyorum, sadece oğlumla birbirimize çok alışmıştık, zor oldu).
Fotoğrafta oğlumu mantar kafasıyla çalışma masasında çalışırken görüyorsunuz. Yaklaşık 1 hafta önce babası saçlarını kesti Ateş'in. Şimdi yine kısacık saçlı ve çok çok sevimli oldu.

Cuma, Şubat 02, 2007

Karıştırıcı

Nasıl, iyi karıştırıyor değil mi? Valla oğlum inanılmaz bir karıştırıcı, her yeri ve her şeyi karıştırıyor. Hastalıktan beri bana düşkünlüğü çok arttı. Artık evde yanımdan kucağımdan ayrılmıyor. Sabah kalkınca elimden tutuyor, hemen acilen oyun oynamaya gidiyoruz. Babasına hiç pas vermiyor. Bazen zor olsa da ben durumdan çok çok memnunum. Yalnız yine hastalığından beri bir de sinirlilik hali ortaya çıktı. Bazen tam olarak nedenini anlayamadığımız şeyler oğlumda büyük bir sinir yaratıyor. Neyse umarım bu durum geçicidir, yoksa terrible 2 olayı mı başlıyor?
Lilypie Kids Birthday tickers