Bir önceki yazıda veli toplantısına gideceğimizi yazmıştım. Çok mutlu bir veli toplantısı geçirdik. Aradan epey zaman geçti, bu arada 2. veli toplantısının zamanı geldi. Çarşamba günü gideceğim.
Günler doğal seyrinde geçiyor. Ateş okul sonrası aktivitelerini bu sene azaltmıştı, yani basket olmayınca işler rahatladı. Geçen kış haftanın 4 günü geç geliyordu ve bundan pek hoşnut değildi. Bu sene sadece pazartesileri geç geliyor. Diğer günler normal servisle geliyor, aslında hepimiz için daha rahat bir durum. Pazartesi okuldan zaten geç çıkıp, bir de koroya kalıyor. Salı günleri de bateriye gidiyordu. Ancak ona da bir süre ara verdik. Yani sürekli değil de, çıkarması gereken bir parça olduğunda üstüste gidecek bu sene, öyle karar verdik.
Cumartesileri gittiği kodlama kursundan çok memnun. Bir sürü oyun yaptılar, gelince bize oynatıyor. Hatta onunla ilgili bir kitap aldık. Çok ilgisini çekiyor. Pazarları tenise devam.
Onun dışında okul iyi gidiyor. Sınavları var bol bol. Koç öğretmeni Nur Öğretmen'le haftanın belli günlerinde bir grup olarak birarada oluyorlar. Okuldan ve arkadaşlarından memnun.
Yılbaşında toplam 6 aile iki günlüğüne .........'ya gidiyoruz. Amaç hep birlikte eğlenmek. Sonra şubat tatilinde Ateş'le birlikte, onun arkadaşları ve anneleriyle 3 günlük minik bir gezimiz olacak, şubat tatilinden hemen sonra yine bir haftasonu kar gezimiz olacak. Bunlar hep kısa mesafeler. Hepsinde de Ateş'in arkadaşları olacak. O yüzden keyfi yerinde.
Kasımın sonunda teog tatilinde Ateş'in arkadaşı Alp Arda 2 gün bize geldi, gece kaldı. Ateş de aynı şekilde onlara gitti. Bir gün de Orkun bizde kaldı, böylece Ateş gayet güzel vakit geçirdi. Sadece tatilin sonunda yüksek ateşli bir viral hastalık geçirdi.
Biraz karışık bir anlatım oldu, ama uzun zamanı ancak bu şekilde özetleyebildim. Mutlaka arada yazmayı unuttuğum olaylar da olmuştur.
Pazartesi, Aralık 19, 2016
Çarşamba, Kasım 02, 2016
29 Ekim'de Koro
Okulun Cumhuriyet Bayramı kutlama etkinliğinde Ateş tabi ki koroyla birlikte sahneye çıktı. Beş şarkı söylediler. Onlara Opera ve Bale'den sanatçılar da eşlik etti. Böylece çok daha güzel bir gösteri oldu. Ateş'e bu gösteri için beyaz gömlek ve kırmızı kravat aldık. Çok yakışıklı oldu, hep birlikte çok beğendik. Ancak kendisi, yaşlı işadamlarına benzemişim, diyerek kendini beğenmedi. Şimdi sıradaki 10 Kasım, 24 Kasım etkinliklerinde de koro görev alacakmış.
Bugün 6. sınıfın ilk veli toplantısı var. Cengiz'le birlikte iş çıkışı okula gideceğiz.
Bugün 6. sınıfın ilk veli toplantısı var. Cengiz'le birlikte iş çıkışı okula gideceğiz.
Koro, Kodlama ve Diğer Aktiviteler
Ateş'in bu sene okul korosuna katıldığını yazmış mıydım hatırlamıyorum. Bu sene basketten biraz da bizim önerimizle çıktı. Basket haftada iki gün okuldan sonra idi. Basket bittikten sonra yaklaşık 45 dakika servis için bekleyip o arada kantinden abur cubur yiyorlardı. Ayrıca Ateş takımda değildi, takımın bile basket başarısı çok kötüydü. Neyse bu sebeplerden dolayı basketi bırakmasını önerdik Ateş'e. Onun yerine daha severek gideceği kurslar istedi. Koroya katılmayı zaten geçen seneden beri istiyordu. Direk seçmelere girdi ve koro üyesi oldu. Pazartesi okulda koro çalışmalarına kalıyor. Salı günleri bateriye devam ediyor. Çarşamba, perşembe ve cuma birşey yok.
Cumartesi bilgisayar programcılığı-kodlama kursuna başladı. Bunu epeydir istiyordu, ama haftasonu burda kalmadığımız için başlayamamıştı. Neyse ki, geçen cumartesi beş saatlik bir telafi günü yaptılar. Öğlen 12:30'dan akşamüstü 17:30'a kadar orda kaldı. Çıktığında çok keyif aldığını ve kursu çok sevdiğini söyledi. Bir de bu kurs için laptop götürmemiz gerekiyormuş. Onun için de çok sevindi. Bir süredir kendine yeni bilgisayar istiyordu. Evde bir desktop bilgisayarı var ama onun isteklerini tam olarak karşılamıyordu. Benim bir önceki Mac bilgisayarım da Mac olduğu için olmazmış. Böylece pazar günü babasıyla gidip yeni bilgisayar aldılar. Şimdi pek mutlu. Bilgisayarını açıp yeni programlar vs. yüklüyor. Yeni bilgisayarıyla artık cumartesi günleri bu kodlama kursuna gidecek.
Pazar günleri ise bu sene haftada bir saat olarak devam edecek olan tenise gidiyor İpek'le birlikte. Tenis sonrası genelde güzel deniz balıkları ve salata yediğimiz tenis kulübüne gidip pazar günümüzün geri kalanını hep birlikte orda geçiriyoruz.
Ateş'in bu seneki ders dışı aktiviteleri bu şekilde...
Cumartesi bilgisayar programcılığı-kodlama kursuna başladı. Bunu epeydir istiyordu, ama haftasonu burda kalmadığımız için başlayamamıştı. Neyse ki, geçen cumartesi beş saatlik bir telafi günü yaptılar. Öğlen 12:30'dan akşamüstü 17:30'a kadar orda kaldı. Çıktığında çok keyif aldığını ve kursu çok sevdiğini söyledi. Bir de bu kurs için laptop götürmemiz gerekiyormuş. Onun için de çok sevindi. Bir süredir kendine yeni bilgisayar istiyordu. Evde bir desktop bilgisayarı var ama onun isteklerini tam olarak karşılamıyordu. Benim bir önceki Mac bilgisayarım da Mac olduğu için olmazmış. Böylece pazar günü babasıyla gidip yeni bilgisayar aldılar. Şimdi pek mutlu. Bilgisayarını açıp yeni programlar vs. yüklüyor. Yeni bilgisayarıyla artık cumartesi günleri bu kodlama kursuna gidecek.
Pazar günleri ise bu sene haftada bir saat olarak devam edecek olan tenise gidiyor İpek'le birlikte. Tenis sonrası genelde güzel deniz balıkları ve salata yediğimiz tenis kulübüne gidip pazar günümüzün geri kalanını hep birlikte orda geçiriyoruz.
Ateş'in bu seneki ders dışı aktiviteleri bu şekilde...
Perşembe, Ekim 20, 2016
Bu Hafta
Pazartesi günü Ateş'in babası anjio geçirdi. İki damarına stent kondu. Bundan sonra bir tedavi süreci başladı. Durumu ilk andan itibaren Ateş'e anlattık. Anjio olduğu akşam eve döndük, hep birlikte yemek yerken bir anda vagal senkop gelişti, Cengiz düştü ve bayıldı. Ambulans ve doktorlar gelene kadar hemen ayıldı, ama tabi Ateş ve ben çok korktuk, doktorlarla birlikte hastaneye döndük. Hep birlikte o gece hastanede kaldık. Geceyi iyi geçirdi ve sabaha evimize döndük. Ateş o gün okula gitmek istemedi, tabi ki anlayışla karşıladım. Günü hep birlikte evde geçirdik. Çok şükür herşey normale döndü. Cengiz'in tedavisi başladı. Ateş dün okula gitmeye başladı. Bugün biz işe döndük. İnşallah bundan sonra herşey yolunda gider.
Ateş'in Okulunun Fen Dersi Gezisi
6. sınıflar bu sene fen dersine hücre ve organeller konusu ile başladılar. Konu başlıkları hayvan ve bitki hücresi, farklı organeller, organellerin görevleri idi. Bitki hücresi hariç, bunlar tam olarak benim uzmanlık alanım. Bu fırsatı kaçırmak istemedim. Çocukların gelip benim çalıştığım laboratuvarda hücreleri ve organelleri görebilmesini istedim ve bir okul gezisi organize ettim. Bu düşünceyi ilk olarak okulla paylaştım, çok sevinerek kabul ettiler, resmi yazışma işlemlerini yaptık birlikte. 4 Ekim günü sabahtan iki büyük otobüsle 47 çocuk ve 3 öğretmenle geldiler. Onları ilk önce ışık mikroskopi laboratuvarımıza götürdük, her bir mikroskoba iki çocuk oturttuk. Sonra sırayla karaciğer, kan ve beyincik preparatları gösterdik, hücreleri incelediler. Sonra hepsini seminer odamızda toplayarak hücre videoları izlettirirken bir yandan da ben 8-10'arlı gruplar halinde çocukları elektron mikroskoba götürdüm. Önceden hazırladığım kesitlerden onlara bol bol hücre organelleri gösterdim. Çok ilgilendiler, bol bol sorular sordular. Çok verimli geçti. Seminer odasında video izleyenlere bir yandan da yiyecek ve içecek ikram ettim. Onları da çok beğendiler. Öğlen olup okullarına döndüklerinde yorgunluktan perişan durumdaydım, ama çok güzel bir etkinlik oldu, çok mutlu oldum. Öğretmenler ve ayrıca arayan okul müdürünün teşekkürleri de tabi beni çok mutlu etti.
Salı, Eylül 06, 2016
Okul Başladı
6. sınıf oldu Ateş. Gerçekten çok büyüdü. Ortaokulda da kıdemli oldular, çömezleri geldi. Dün okul açıldı. Okulda hemen arkadaşlarıyla buluşup konuşmaya başladılar. Herkes birbirini özlemiş. Sabah sınıfları belli oldu. Aynı sınıfta olmak istediği arkadaşlarının bir kısmıyla oldu, bir kısmıyla olamadı. Ama diğer sınıf da hemen karşılarında. Sonuçta Ateş'in keyfi yerinde. Öğretmenlerinin de bir kısmı geçen seneden öğretmenleri. Tabi yeni öğretmenleri de var.
Bakalım, yeni bir seneye başlıyoruz, umarım çok çok güzel ve verimli bir eğitim yılı olur.
Bu arada Ateş'in okulunun açılmasına en çok üzülen de Nicky. Sabahları onunla uyuyordu, gün içinde onunla oynuyordu, ama ne yapalım. Nicky de geçtiğimiz haftasonu bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdi. Sürekli öksürdü. Boğazına birşey kaçtığını sandığımızdan veterinere götürdüm. Daha önce de tırnaklarını kestirmeye götürmüştük aynı veterinere, Nicky de bunu hatırladığından kapıdan içeri bile girmek istemedi, çok direndi. Ancak ağızlık takılarak muayene olabildi. Bir antibiyotik ve bir de antiinflamatuar iğne oldu, rektal ateşi ölçüldü, tabi ki veterineri yine hiiiç sevmedi. Neyse, dün öksürüğü çok azalmıştı, iyileşti.
Bakalım, yeni bir seneye başlıyoruz, umarım çok çok güzel ve verimli bir eğitim yılı olur.
Bu arada Ateş'in okulunun açılmasına en çok üzülen de Nicky. Sabahları onunla uyuyordu, gün içinde onunla oynuyordu, ama ne yapalım. Nicky de geçtiğimiz haftasonu bir üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdi. Sürekli öksürdü. Boğazına birşey kaçtığını sandığımızdan veterinere götürdüm. Daha önce de tırnaklarını kestirmeye götürmüştük aynı veterinere, Nicky de bunu hatırladığından kapıdan içeri bile girmek istemedi, çok direndi. Ancak ağızlık takılarak muayene olabildi. Bir antibiyotik ve bir de antiinflamatuar iğne oldu, rektal ateşi ölçüldü, tabi ki veterineri yine hiiiç sevmedi. Neyse, dün öksürüğü çok azalmıştı, iyileşti.
Cuma, Eylül 02, 2016
Son Günlerde...
Tekne gezisinden döndüğümüzden beri Ateş yine haftaiçi evde, haftasonu denizde. Pek yalnız kalmadı, bir gün Orkunlar'a gitti, birkaç gün yine Ardalar'a gitti, ya da Arda bize geldi. Dün Arda ve Toprak Efe bizdeydi örneğin, bugün Ateş Ardalar'da. Pek memnunlar hallerinden. Bütün gün ve gece problem çıkmadan oyun oynuyorlar.
Geçtiğimiz haftasonu biraz uzamış bir haftasonuydu. Ben A....'ya kuzenimin düğününe gittim, birçok sevdiğim akrabamı birarada gördüm. Ateş de babasıyla birlikte denize gitti. Hem kuzenleri Lal ve Alp gelmişti, hem de Ankara'da onu gezdirebileceğim bir ortam yoktu. İki sene önce diğer bir kuzenimin düğününe birlikte gitmiştik, Ateş'i hem Sarp'la buluşturmuş, hem de A....'da birçok yeri gezdirmiştim. Ancak o zaman bile sıcak bizi perişan etmişti. Bu sene kendisinin de onayıyla ben tek başıma gittim.
Pazartesi okul başlıyor. Dün okuluna giderek bütün hazırlıkları tamamladım. Bu sabah Arda'yla muhtemel sınıf arkadaşlarını konuşuyorlardı. Bakalım nasıl bir sınıfı ve öğretmenleri olacak. Umarım Ateş için en iyisi olur. Pazartesi 6. sınıf bizi bekliyor.
Geçtiğimiz haftasonu biraz uzamış bir haftasonuydu. Ben A....'ya kuzenimin düğününe gittim, birçok sevdiğim akrabamı birarada gördüm. Ateş de babasıyla birlikte denize gitti. Hem kuzenleri Lal ve Alp gelmişti, hem de Ankara'da onu gezdirebileceğim bir ortam yoktu. İki sene önce diğer bir kuzenimin düğününe birlikte gitmiştik, Ateş'i hem Sarp'la buluşturmuş, hem de A....'da birçok yeri gezdirmiştim. Ancak o zaman bile sıcak bizi perişan etmişti. Bu sene kendisinin de onayıyla ben tek başıma gittim.
Pazartesi okul başlıyor. Dün okuluna giderek bütün hazırlıkları tamamladım. Bu sabah Arda'yla muhtemel sınıf arkadaşlarını konuşuyorlardı. Bakalım nasıl bir sınıfı ve öğretmenleri olacak. Umarım Ateş için en iyisi olur. Pazartesi 6. sınıf bizi bekliyor.
Tatil, devam...
Tekne gezisi yine çok güzel geçti.Geçen seneki tekne tatilinin 3 ailesi aynen duruyordu, 2 aile gelemedi, 1 aile eklendi (İpekler). Yine bir gece yolculuğuyla bu sefer G... tarafına gittik. Çocuk sayısı azalmıştı, 1 genç kız-Buket, 1 lise 1 öğrencisi-Can, İpek, Orkun (5. sınıf) ve Ateş'ten ibaretti çocuklar. Ancak yine de hiç sıkılmadılar, hep birlikte ya da ayrı ayrı birçok oyun oynadılar ve çok eğlendiler. Hiçbiri sıkıldım demedi. Biz de çok iyi vakit geçirdik. Tamamen tembellik ve dinlenmeden oluşan bir tatil bu. Yiyip içme işleri günde 4 öğün, aralarda deniz, sohbet ve kitap şeklinde geçen bir tatil. İsteyenler bol bol balık avladı. Hatta tutulan balıklarla her akşam taze balık yendi. Ateş de çok sayıda ve büyüklü küçüklü balıklar tuttu. Geceleri yine açık havada uyuduk. Bu sene çok arı vardı, bir de M....'e giderken çok dalgaya denk geldik, teknenin en az yarısını deniz tuttu. Neyse ki, Ateş bu durumu hasarsız atlattı.
Nicky biz yokken yine pansiyon veterinerde kaldı. Gün içinde hep fotoğraf ve video gönderdi veteriner bize, böylece içimiz biraz rahat etti. Eve döner dönmez (cumartesi gece yarısı döndük), pazar sabahı gidip onu aldık. Bizi görünce çok sevindi tabi ki, ama orda da rahatının yerinde olduğunu anlatan davranışlarını gördük, daha da rahatladık.
Nicky biz yokken yine pansiyon veterinerde kaldı. Gün içinde hep fotoğraf ve video gönderdi veteriner bize, böylece içimiz biraz rahat etti. Eve döner dönmez (cumartesi gece yarısı döndük), pazar sabahı gidip onu aldık. Bizi görünce çok sevindi tabi ki, ama orda da rahatının yerinde olduğunu anlatan davranışlarını gördük, daha da rahatladık.
Çarşamba, Ağustos 31, 2016
Ara Dönem
Gemi seyahatinden döndükten sonra bir de İzmir ve Çeşme gezisi planlamıştık, ama izinlerden dolayı olmadı. Aslında ağustos ayı içinde bir gezimiz daha olduğu için belki de iyi oldu, yoksa hiç evde duramayacaktık. Gemiden sonraki 3 haftayı evde geçirdi Ateş. Yani hafta içi evde, haftasonu denizde idik. Evde olduğu zamanlarda birkaç gün Toprak Efe geldi, birkaç gün Arda geldi, birkaç gün Ateş Ardalar'a gitti. Geri kalan zamanlarda da evde keyif yaptı. Ipad oynadı, geçtiğimiz aylarda en çok clash royale oynadı. Videolar seyretti, kendine bir youtube kanalı açtı, videolar yükledi. Televizyon seyretti, Nicky ile oynadı. Sonra tekne gezisine gittik.
Perşembe, Ağustos 25, 2016
Gemi Seyahati-2
Bir sonraki durağımız Barcelona idi. Orda bütün gün gezecek kadar vaktimiz vardı. Ama tabi ki çok büyük bir şehir olduğu için, bazı yerleri seçerek görmeye karar verdik. Limandan çıkınca yürüyerek metro istasyonuna gittik. Ordan parc guell'e gitmek üzere bir durakta indik. Epeyce merdiven çıkarak parka ulaştık. Ama sıcak ve merdivenler, bizim sabahtan pilimizi bitirdi. Ordan sonra yürüyerek sagra de familia'ya gittik. İçini yoğun kuyruk nedeniyle gezemedik maalesef, kuyrukta bekleyecek vaktimiz yoktu. Ama dışardan bakınca bile çok güzel bir katedraldi. Şimdiye kadar gördüklerimizden gerçekten farklı bir mimarisi vardı. Daha önce gördüklerimizden Köln katedrali de hala aklımda, o da muhteşemdi. Neyse, sonra yine yürüyerek casa mila ve casa battlo'yu gördük. Ancak sıcaktan ve yürümekten yorulduğumuz için ne gördüğümüzü anlayamadık bence. Barcelona'yı ayrıca şehir olarak gezmek gerekiyor. Sonra yine önceden planladığımız gibi paella yemeye gittik. Ünlü La Rambla caddesine açılan ara sokaklardan birinde bir yer bulduk. Güzel paelle ve crem brulle yedik. Sonra yine gemimize döndük.
Sonraki gün Fransa'nın Korsika adasına gittik. Ordaki durağımız Ajaccio idi. Napolyon'un doğduğu küçük ve güzel bir şehir. Önce her zaman olduğu gibi yürüyerek dolaştık. Ara sokakları ve sahili çok güzeldi. Sonra 2 saatlik şehir turu yapan iki katlı üstü açık otobüslere binerek etrafı da gezdik.
Diğer gün Napoli'ye uğradık. Burası İstanbul'un en kalabalık ve karışık hali gibi göründü gözümüze. Limandan istasyona gittik ve direk Santorini'ye gittik. Tren Fransa'da Cannes'dan Nice'e gittiğimiz tren gibi konforlu değildi. Ter içinde kaldık. Zaman darlığından Santorini yolunda önünden geçtiğimiz Pompei'ye uğrayamadık. Gidenlerden duyduklarımızla ve internetten okuduklarımıza göre Santorini'yi tercih ettik. Santorini de gerçekten çok güzel bir sahil kasabası. Önceden bulduğumuz ünlü pizzacıda İtalyan pizzası yedik. Güzeldi, ama öyle çok acaip de değildi. Gemide yediğimiz pizzalar da bize lezzetli geliyordu. Ama sonra bir dondurmacıya gittik ki, inanılmaz güzeldi. Ben nutellalı, limonlu ve hatırlayamadığım bir şeyli dondurma yedim, harikaydı. Ateş nutellalı, oreolu ve snickerslı dondurma yedi, çok beğendi. Sahilde acaip güzel fotoğraflar çektik ve trenle Napoli'ye, ordan da gemiye geldik.
Son durağımız İtalya'daki La Spezia idi. Yine güzel bir liman kenti burası da, ancak içinde çok gezecek bir yer yok. Burda esas gezilecek yer kısa bir tren yolculuğuyla gidilen Cinque Terre köyleri. Burda 5 tane birbirinden güzel köy var, hepsi deniz kıyısında. Biz yine okuduklarımıza ve duyduklarımıza göre aralarından seçim yaptık. İlk olarak en uzaktaki Monterosso'ya gittik. Orda tren istasyonundan çıkar çıkmaz Cengiz'in yemek istediği külahta deniz ürünlerinden bulup yedik. Ateş en çok yengeç sevdi, Cengiz'le ben de midye. Sonra sahilde yürüdük, etrafı gezdik. Ateş'e ve kendime burdan tişört aldım. Sonra kısacık bir tren yolculuğuyla Manorola'ya geldik. Bu köylere gelenlerin hep fotoğraflarını çektiği ve her yerde karşımıza çıkan ünlü sahil manzarası burda. Biz önce, il porticciolo'da güzel pesto soslu birer İtalyan makarnası yedik, üzerine tiramisularımızı da midelere indirdik. Sonra o ünlü manzaraları gezmeye gittik, bol bol fotoğraf çektik, çok güzeldi. En sonunda da La Spezia'ya en yakın köy olan Riomaggiore'yi gezdik ve geri döndük.
Sonraki gün artık eve dönme vakti gelmişti. Uzun bir yolculuktan sonra sağ salim evimize vardık, bizi köpek pansiyonunda bekleyen köpüşümüze kavuştuk. Ateş tatili hem çok sevdi, hem de Nicky'den ayrı olduğumuz için üzüldü ve onu çok özledi.
Sonraki gün Fransa'nın Korsika adasına gittik. Ordaki durağımız Ajaccio idi. Napolyon'un doğduğu küçük ve güzel bir şehir. Önce her zaman olduğu gibi yürüyerek dolaştık. Ara sokakları ve sahili çok güzeldi. Sonra 2 saatlik şehir turu yapan iki katlı üstü açık otobüslere binerek etrafı da gezdik.
Diğer gün Napoli'ye uğradık. Burası İstanbul'un en kalabalık ve karışık hali gibi göründü gözümüze. Limandan istasyona gittik ve direk Santorini'ye gittik. Tren Fransa'da Cannes'dan Nice'e gittiğimiz tren gibi konforlu değildi. Ter içinde kaldık. Zaman darlığından Santorini yolunda önünden geçtiğimiz Pompei'ye uğrayamadık. Gidenlerden duyduklarımızla ve internetten okuduklarımıza göre Santorini'yi tercih ettik. Santorini de gerçekten çok güzel bir sahil kasabası. Önceden bulduğumuz ünlü pizzacıda İtalyan pizzası yedik. Güzeldi, ama öyle çok acaip de değildi. Gemide yediğimiz pizzalar da bize lezzetli geliyordu. Ama sonra bir dondurmacıya gittik ki, inanılmaz güzeldi. Ben nutellalı, limonlu ve hatırlayamadığım bir şeyli dondurma yedim, harikaydı. Ateş nutellalı, oreolu ve snickerslı dondurma yedi, çok beğendi. Sahilde acaip güzel fotoğraflar çektik ve trenle Napoli'ye, ordan da gemiye geldik.
Son durağımız İtalya'daki La Spezia idi. Yine güzel bir liman kenti burası da, ancak içinde çok gezecek bir yer yok. Burda esas gezilecek yer kısa bir tren yolculuğuyla gidilen Cinque Terre köyleri. Burda 5 tane birbirinden güzel köy var, hepsi deniz kıyısında. Biz yine okuduklarımıza ve duyduklarımıza göre aralarından seçim yaptık. İlk olarak en uzaktaki Monterosso'ya gittik. Orda tren istasyonundan çıkar çıkmaz Cengiz'in yemek istediği külahta deniz ürünlerinden bulup yedik. Ateş en çok yengeç sevdi, Cengiz'le ben de midye. Sonra sahilde yürüdük, etrafı gezdik. Ateş'e ve kendime burdan tişört aldım. Sonra kısacık bir tren yolculuğuyla Manorola'ya geldik. Bu köylere gelenlerin hep fotoğraflarını çektiği ve her yerde karşımıza çıkan ünlü sahil manzarası burda. Biz önce, il porticciolo'da güzel pesto soslu birer İtalyan makarnası yedik, üzerine tiramisularımızı da midelere indirdik. Sonra o ünlü manzaraları gezmeye gittik, bol bol fotoğraf çektik, çok güzeldi. En sonunda da La Spezia'ya en yakın köy olan Riomaggiore'yi gezdik ve geri döndük.
Sonraki gün artık eve dönme vakti gelmişti. Uzun bir yolculuktan sonra sağ salim evimize vardık, bizi köpek pansiyonunda bekleyen köpüşümüze kavuştuk. Ateş tatili hem çok sevdi, hem de Nicky'den ayrı olduğumuz için üzüldü ve onu çok özledi.
Çarşamba, Ağustos 24, 2016
Gemi Seyahati-1
Cruise gemilerinden biriyle batı akdeniz seyahatine çıktık. Önce İtalya'nın Cevova kentine gittik. Ordan direk gemiye geçtik. Gemi inanılmaz büyüklükteydi, 15 katlıydı, biz 11. katta kaldık. Bir yerden biryere gitmek bile uzun süre alıyordu ve nerden nereye gideceğimizi keşfetmek çok zamanımızı aldı. Sadece Cengiz sık sık sigara içmeye gittiği için bizden çok daha kolay koopere oldu. Birçok restoran, bar, oyun alanı, havuz vb vardı. Karada olmadığımız her an buralarda keyif yaptık. Hergün de ayrı bir yerde karaya çıktık.
İlk gün Cannes'da indik. Burda liman çok büyük olmadığı için gemi uzağa demirledi, bizi küçük botlarla limana taşıdılar. Burda yürüyerek biraz dolaşıp tren istasyonuna gittik. Aslında çocuklar Monaco'ya gitmek istiyordu, ancak gemi o gün erken hareket edeceği için riske atıp kaçırmak istemedik ve daha yakında olan Nice'e gittik. Orda da uzun sahil yolu boyunca dolaştık, gezdik ve trenle geri dönüp Cannes'a geldik. Burda ünlü film festivali binasını ve kaldırımdaki ünlülerin el izlerini gördük, bol bol fotoğraf çektik ve gemimize bindik.
İkinci gün İspanya'ya bağlı Balear takımadalarının en büyüğü olan Mallorca adası'na, o adanın başkenti olan Palma de Mallorca'ya gittik. Burda gece yarısına kadar zamanımız vardı. Yine yürüyerek şehri dolaştık. Daha önceden segway'le şehir turu yapıldığını görüp o turlara katılmaya karar vermiştik. Segway turu yapan yerlerden birine gittik. Bize kısaca eğitim verdiler. Zaten kullanımı çok kolaymış. Hemen öğrendik. Biz öğrenirken Ateş çoktan hızlı turlara başlamıştı. Herkes kullanmaya başladıktan sonra tur rehberimiz önde, yola çıktık. Rehber hem bize şehri gezdirdi, hem de segway'le güzelce yol yapılabilecek yerlere götürdü. Çok eğlendik, çok güzeldi. Geçen seneki bisiklet turumuzu hatırladık. Akşam olduğunda meydanda biryerlerde birşeyler içip, gece yarısını beklemeden yorgun argın gemiye döndük. Gemide akşamlarımız şovlar, gösteriler, barlar ve casino ile geçti. Özellikle bir akşam hepimiz barlarda dansedip eğlendik.
Devamı bir sonraki yazıda...
İlk gün Cannes'da indik. Burda liman çok büyük olmadığı için gemi uzağa demirledi, bizi küçük botlarla limana taşıdılar. Burda yürüyerek biraz dolaşıp tren istasyonuna gittik. Aslında çocuklar Monaco'ya gitmek istiyordu, ancak gemi o gün erken hareket edeceği için riske atıp kaçırmak istemedik ve daha yakında olan Nice'e gittik. Orda da uzun sahil yolu boyunca dolaştık, gezdik ve trenle geri dönüp Cannes'a geldik. Burda ünlü film festivali binasını ve kaldırımdaki ünlülerin el izlerini gördük, bol bol fotoğraf çektik ve gemimize bindik.
İkinci gün İspanya'ya bağlı Balear takımadalarının en büyüğü olan Mallorca adası'na, o adanın başkenti olan Palma de Mallorca'ya gittik. Burda gece yarısına kadar zamanımız vardı. Yine yürüyerek şehri dolaştık. Daha önceden segway'le şehir turu yapıldığını görüp o turlara katılmaya karar vermiştik. Segway turu yapan yerlerden birine gittik. Bize kısaca eğitim verdiler. Zaten kullanımı çok kolaymış. Hemen öğrendik. Biz öğrenirken Ateş çoktan hızlı turlara başlamıştı. Herkes kullanmaya başladıktan sonra tur rehberimiz önde, yola çıktık. Rehber hem bize şehri gezdirdi, hem de segway'le güzelce yol yapılabilecek yerlere götürdü. Çok eğlendik, çok güzeldi. Geçen seneki bisiklet turumuzu hatırladık. Akşam olduğunda meydanda biryerlerde birşeyler içip, gece yarısını beklemeden yorgun argın gemiye döndük. Gemide akşamlarımız şovlar, gösteriler, barlar ve casino ile geçti. Özellikle bir akşam hepimiz barlarda dansedip eğlendik.
Devamı bir sonraki yazıda...
Yaz tatiline devam
Yine uzun süredir yazamadım, ama Ateş'in yaptıkları aklımda :)) Okul arkadaşlarıyla yaptığımız geziden hemen sonra bayram tatili başladı ve biz deniz kenarına gittik. Orda Toprak Efe'nin yanısıra Ömür ve İpek de vardı. Ara ara gelen başka arkadaşlarıyla da birlikte çok eğlendiler. Bazı günler sıcaktan klimalı odada oturup tablet veya kutu oyunu oynarken, bazı günler deniz ve balık olayına girdiler. Ateş'in keyfi yerindeydi. Ben tatilin sonlarına doğru hasta olan annemin yanına gitmek için onlardan ayrıldım. Ben gittikten sonra Orkunlar da geldi. Sonra hep birlikte eve döndük. Yine çok kısa bir süre sonra bu sefer İpekler'le birlikte cruise seyahatine çıktık.
Cuma, Temmuz 29, 2016
Ç....., Okul Arkadaşlarıyla Gezi
Okullar yaz tatiline girdikten 1 hafta sonra, Ateş'in sınıfından (ve yan sınıftan) biz dahil toplam 10 çocuk ve anneleriyle birlikte Çanakkale gezisine gittik. Uçakta hasta bir yolcu olduğu için 20 dakika sonra kalktığımız havaalanına geri döndük, hasta yolcuyu bırakıp yola devam ettik. İndiğimizde bizi karşılayan otobüse doluştuk ve Çanakkale'ye doğru gezimize başladık. Çocuklar daha havaalanında çok eğlenmeye başladılar. Ateş'in mutluluğunu gördükçe, iyi ki katılmışız bu geziye, dedim. Zaten böyle olacağını tahmin ediyordum.
Yolda önce Bergama antik kentini gezdik, bir yerde yemek yedik. Sonra yine yollara düşüp Ayvalık Cunda adasına gittik. Orda ünlü Ayvalık tostu ve dondurma yedik. Sonunda akşamüstü otele vardık. Otel deniz kenarında çok güzel bir oteldi. Hemen yerleştik ve çocuklar yine eğlenmeye başladılar.
Ertesi gün truva antik kentini gezmek için yollara düştük bu sefer. Rehberimiz sayesinde bilgiler de alarak güzelce gezdik, sonra tahta atı da gezerek bu bölgeyi bitirdik. Sonra feribotla Gelibolu yarımadasına geçtik ve günün geri kalanında şehitlikleri gezdik. Çok etkileyiciydi. Bir önceki güne göre daha erken bir saatte otele döndük, anneler deniz kıyısında dinlenip sohbet ederken, çocuklar hep birlikte havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün Bozcaada günümüzdü. Geyikli'den feribotla geçtik, gezdik, dolaştık ve çok beğendik Bozcaada'yı. Ufak tefek alışverişler de yaparak akşamüstü otele döndük ve çocuklar yine havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün dönüş günümüzdü. Sabah otelden ayrıldık, planda Çeşme vardı, ancak ortak bir kararla Çeşme yerine Şirince'ye gitmeye karar verdik. Şirince'de yaklaşık 2 saat geçirdikten sonra tekrar havaalanına gidip evimize geri döndük. Havaalanına gidiş-geliş sırasında Yağızlar bize eşlik etti. Çooook güzel ve eğlenceli bir gezi oldu. Bundan sonra da aynı grupla gezilere devam etmeyi planladık.
Temmuz anılarımıza sonra devam edeceğim :)
Yolda önce Bergama antik kentini gezdik, bir yerde yemek yedik. Sonra yine yollara düşüp Ayvalık Cunda adasına gittik. Orda ünlü Ayvalık tostu ve dondurma yedik. Sonunda akşamüstü otele vardık. Otel deniz kenarında çok güzel bir oteldi. Hemen yerleştik ve çocuklar yine eğlenmeye başladılar.
Ertesi gün truva antik kentini gezmek için yollara düştük bu sefer. Rehberimiz sayesinde bilgiler de alarak güzelce gezdik, sonra tahta atı da gezerek bu bölgeyi bitirdik. Sonra feribotla Gelibolu yarımadasına geçtik ve günün geri kalanında şehitlikleri gezdik. Çok etkileyiciydi. Bir önceki güne göre daha erken bir saatte otele döndük, anneler deniz kıyısında dinlenip sohbet ederken, çocuklar hep birlikte havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün Bozcaada günümüzdü. Geyikli'den feribotla geçtik, gezdik, dolaştık ve çok beğendik Bozcaada'yı. Ufak tefek alışverişler de yaparak akşamüstü otele döndük ve çocuklar yine havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün dönüş günümüzdü. Sabah otelden ayrıldık, planda Çeşme vardı, ancak ortak bir kararla Çeşme yerine Şirince'ye gitmeye karar verdik. Şirince'de yaklaşık 2 saat geçirdikten sonra tekrar havaalanına gidip evimize geri döndük. Havaalanına gidiş-geliş sırasında Yağızlar bize eşlik etti. Çooook güzel ve eğlenceli bir gezi oldu. Bundan sonra da aynı grupla gezilere devam etmeyi planladık.
Temmuz anılarımıza sonra devam edeceğim :)
Pazartesi, Haziran 20, 2016
Yaz tatili
Ne yazsam bilmiyorum. Ateş'in okulu cuma günü tatil oldu. Ateş yıl içinde gösterdiği özenli, titiz ve dikkatli tutumu sayesinde çok iyi bir notla dönemi bitirdi. İlk 5 kişiye verilen başarı bursunu almaya hak kazandı. Biz de ona, kendisinin uzuuuun zamandır istediği, bizim de zaten almak istediğimiz bir hediye aldık. Çok mutlu, şu anda evde onunla oynuyor, bir tablet tabi ki.
Ben Ateş'i aldığı notlardan ve burstan çok, bütün ödevlerini zamanında ve özenli yaptığı için, hiçbir şeyi geçiştirmediği için, öğrenmeye açık olduğu için tebrik ettim. Bunlar çooook daha önemli.
Artık eylül başına kadar tatil. Bu yaz neyse ki, okul çok ödev de vermedi. Biraz kitap okuma, biraz test, istese hemen bitirebilir, ama eminim ki şimdi hiç istemiyor. Ben de serbest bırakıyorum. Yazın programımız yoğun. Gelecek hafta Ateş'in okul arkadaşları ve anneleriyle 4 günlük bir geziye gidiyoruz. Sevdiği arkadaşları var gezi grubunda, heyecanla bekliyoruz. Sonra uzun bayram tatilinde denizde olacağız, kuzeni ve İpekler'in yanısıra Ömürler de olacak. Sonra kısa bir süre evdeyiz, sonra programlar devam edecek.
Bu hafta bateri sınavı var. Bu nedenle son birkaç haftadır dersler yoğunlaştı. Haftada birkaç kere götürmeye başladım. Bu hafta o da son bulacak ve yaz tatiline girecek. Bir süredir haftasonu denize gitmekten ve hava sıcaklığından dolayı tenisi bıraktık zaten. Artık önümüzdeki kış sezonunda bu ekstra programlarda bazı değişiklikler yapmak istiyoruz Ateş'le. Örneğin, yeni dönemde okul korosuna girmek istiyor.
Ben Ateş'i aldığı notlardan ve burstan çok, bütün ödevlerini zamanında ve özenli yaptığı için, hiçbir şeyi geçiştirmediği için, öğrenmeye açık olduğu için tebrik ettim. Bunlar çooook daha önemli.
Artık eylül başına kadar tatil. Bu yaz neyse ki, okul çok ödev de vermedi. Biraz kitap okuma, biraz test, istese hemen bitirebilir, ama eminim ki şimdi hiç istemiyor. Ben de serbest bırakıyorum. Yazın programımız yoğun. Gelecek hafta Ateş'in okul arkadaşları ve anneleriyle 4 günlük bir geziye gidiyoruz. Sevdiği arkadaşları var gezi grubunda, heyecanla bekliyoruz. Sonra uzun bayram tatilinde denizde olacağız, kuzeni ve İpekler'in yanısıra Ömürler de olacak. Sonra kısa bir süre evdeyiz, sonra programlar devam edecek.
Bu hafta bateri sınavı var. Bu nedenle son birkaç haftadır dersler yoğunlaştı. Haftada birkaç kere götürmeye başladım. Bu hafta o da son bulacak ve yaz tatiline girecek. Bir süredir haftasonu denize gitmekten ve hava sıcaklığından dolayı tenisi bıraktık zaten. Artık önümüzdeki kış sezonunda bu ekstra programlarda bazı değişiklikler yapmak istiyoruz Ateş'le. Örneğin, yeni dönemde okul korosuna girmek istiyor.
Çarşamba, Haziran 01, 2016
Doğumgünü Partisi
Pazar günü Ateş'in doğumgünü partisi vardı. Çok güzel geçti. Ateş'in çok sevdiği arkadaşlarından Alp, Arda, Alp Arda, Ali Emre, Atamert, Kerem, Yağız, C. Kaan, Tarık, İpek ve Alyanaz katıldılar. Ali Emre zaten gece bizimle kaldı. Cumartesi günkü İngilizce sınavından direk bize geldi.
Ailelerle birlikte deniz kenarında toplandık. Çocuklar direk denize girdiler tabi. Biz ailelerle oturup sohbet ettik. Öğleden sonra Cengiz çocukları hamburgerle denizde gezdirdi. Çoook eğlendiler. Geziye katılan veliler de oldu. Kumsal yürüyüşü yaptık, çok güzel fotoğraflar çektik. Çocuklar futbol, deniz, sutopu vb. oyunlar oynadılar. Herkes çok eğlendi. Gece geç vakit evlere döndük. Çok güzel bir doğumgününü daha geride bıraktık. Darısı oğlumun diğer doğumgünlerine...
Ailelerle birlikte deniz kenarında toplandık. Çocuklar direk denize girdiler tabi. Biz ailelerle oturup sohbet ettik. Öğleden sonra Cengiz çocukları hamburgerle denizde gezdirdi. Çoook eğlendiler. Geziye katılan veliler de oldu. Kumsal yürüyüşü yaptık, çok güzel fotoğraflar çektik. Çocuklar futbol, deniz, sutopu vb. oyunlar oynadılar. Herkes çok eğlendi. Gece geç vakit evlere döndük. Çok güzel bir doğumgününü daha geride bıraktık. Darısı oğlumun diğer doğumgünlerine...
Cuma, Mayıs 27, 2016
Doğumgünü
Bugün Ateş'in 11. doğumgünü. Bu akşam küçük bir grupla kutlayacağız. Arkadaşlarıyla olan esas doğumgünü pazar günü olacak. Doğumgününü geçen sene olduğu gibi .....'da kutlayacağız. Tamamen kendi seçtiği bir grup arkadaşını davet etti. Çocuklar koşup oynarken biz de anne babalarla oturacağız. Yarın da İngilizce sınavı var. Yine hareketli bir haftasonu olacak.
Doğum günün kutlu olsun canım oğlum. Sağlıkla, mutlulukla daha nice yılların olsun...
Doğum günün kutlu olsun canım oğlum. Sağlıkla, mutlulukla daha nice yılların olsun...
Salı, Mayıs 03, 2016
Son haftalar...
Son zamanlarda daha az sıklıkta yazabiliyorum. Ama neyse ki hayatımız hızla ilerliyor. Ateş teog tatili sırasında, okulun basket kulübü ile ......'e gitti yine bir geceliğine. Biz direk deniz kenarına gideriz diye düşünmüştük. Ama Ateş'in programı mantıklı geldi. O çarşamba öğlen gitti, perşembe gece döndü. Ben O'nu da alarak direk deniz tatiline götürdüm. Cengiz ve arkadaşlarımız zaten önceden gitmişlerdi. Dolayısıyla -cuma günkü okulu da bizim zorumuzla kırınca- üç gün de deniz tatili yapmış olduk. Çok yorucu haftanın ardından çok iyi geldi, ama çok çabuk da bitti.
Son haftada Ateş'in iki tane teslim edilmesi gereken projesi vardı. Fenden göz renklerinin nasıl farklı olduğu ile ilgili bir proje; Türkçe'den de atasözleri ve deyimlerle ilgili bir kutu oyunu tasarlama projesi. Birinde benden, birinde babasından yardım aldı. Zor oldu, ama ikisi de bitti. Haftasonu da kuzeni ve arkadaşıyla birlikte denize girdiler, kum oynadılar, tabi ki ipad oynadılar.
Benim bir önceki dizüstü bilgisayarım evde duruyordu. Ateş'in projesi için denize giderken yanımıza almıştım. Onu kullanırken, "anne, aslında benim böyle bir bilgisayara ihtiyacım var" deyince, O'na hediye ettim. Çok mutlu oldu. Şimdi işlerini de onunla yapıyor, oyunlarını da onunla oynuyor.
Son haftada Ateş'in iki tane teslim edilmesi gereken projesi vardı. Fenden göz renklerinin nasıl farklı olduğu ile ilgili bir proje; Türkçe'den de atasözleri ve deyimlerle ilgili bir kutu oyunu tasarlama projesi. Birinde benden, birinde babasından yardım aldı. Zor oldu, ama ikisi de bitti. Haftasonu da kuzeni ve arkadaşıyla birlikte denize girdiler, kum oynadılar, tabi ki ipad oynadılar.
Benim bir önceki dizüstü bilgisayarım evde duruyordu. Ateş'in projesi için denize giderken yanımıza almıştım. Onu kullanırken, "anne, aslında benim böyle bir bilgisayara ihtiyacım var" deyince, O'na hediye ettim. Çok mutlu oldu. Şimdi işlerini de onunla yapıyor, oyunlarını da onunla oynuyor.
Çarşamba, Nisan 13, 2016
Okul Gezisi
Geçtiğimiz hafta Ateş, okulunun düzenlediği bir kampa katılmak üzere ........'ya gitti. Tam 1 hafta süren bir geziydi bu. İlk kez bu kadar uzun ayrı kaldık ve ilk kez bu kadar süre kendi başına kaldı. Kendi başına derken, yanında ben ya da babası yokken, demek istedim. Alp Arda, Kerem, Cem ve Ateş aynı odada kaldılar. Sürekli olarak bir sportif aktivitede bulundular; futbol, basketbol, voleybol, ve bol bol yüzme, su havuzlarında kayma, deniz aktiviteleri yaptılar. Akşam yemekten sonra da genelde hep birlikte diskoya gittiler. Gece yorgunluktan perişan uyudular. Odada, anahtar kartı taşımaktan banyo düzenine kadar herşeyi sırayla yapmışlar. Sonuçta güzel bir gezi oldu. Bütün eşyalarını kendi başına idare etti. Dönüşte önemsiz bir şarj kablosu dışında hiçbir şeyini unutmamış-kaybetmemiş olarak geri geldi. Sonuçta benim de evde olmadığım bir zamanda kampta iyi vakit geçirdi ve bol deneyim kazandı.
Pazartesi, Mart 28, 2016
Haftasonu
Haftasonu yine yoğun geçti. Cuma akşamı dışarda kalabalık bir grupla yemeğe gittik. Orkun da olduğu için Ateş sıkılmadı. Ipad, uno ve adam asmaca oynadılar masada. Geç vakit eve döndük. Ertesi sabah biraz ödev yaptı. Öğlen tenise gittik. Tenis sonrası, sınıfından Nehir'in doğumgününe gittik. Hem kızlar, hem erkekler vardı. Kızlar ayrı, erkekler ayrı oynadılar. Çok eğlendi Ateş, akşama bağırmaktan sesi kısılmıştı. Ordan dönüp hızlıca üzerimizi değiştirip bu sefer Ömürler'e gittik. Gecenin ilerleyen saatlerinde yorgunluktan uyuyakaldı. Sabah yine biraz ödev yaptı. Öğlen yine tenise gittik. Tenis sonrası yemeğini yedikten sonra Keremler'e götürdüm Ateş'i. Birlikte fen projesi yapıyorlar. İnsanların göz renkleriyle ilgili bir proje. Onunla ilgili olarak çalışmaları gerekiyormuş. Akşam 8'e doğru ancak eve gelebildi. Kalan ödevlerini ve banyosunu yaptıktan sonra biraz birlikte birşeyler seyrediyorduk ki, uyuyakaldık.
Salı, Mart 08, 2016
Turnuva
Ateş ilk kez bir tenis turnuvasına katıldı. Uzun süredir ders alıyor, ders sırasında gayet de güzel oynuyor, ama artık gerçek bir maç yapma zamanı gelmişti. Turnuva normal bir okul gününde başladı, ilk gün Ateş'in maçı görünmediği için direk okula gitti. Ertesi gün de öğleden sonra maçı vardı, yine okula gitti dersleri kaçırmamak için, ben öğlen gidip onu okuldan aldım. İlk maçı başladığında, Ateş 5-0 yenik duruma düştü. Bu arada çok kuvvetli bir yağış başladı. Bir süre bekledik, sonra maçların ertesi güne kaldığı söylenince eve döndük. Ama o akşam geç saatlerde arayıp, hadi gelin maçınızı tamamlayın, dediler. İtiraz işe yaramadı, biz gidemeyince hükmen yenik sayıldı. Gitsek de belki yenilecekti, ama hiç önemli değil, maç yapmasını kesinlikle tercih ederdim. O akşam, aynı turnuvaya katılan sınıf arkadaşı Onat bizde kaldı, birlikte evde çok eğlendiler, Nicky'yle oyun oynadılar.
Ertesi gün 10 gibi gittik, akşamüstü 19.00 gibi eve dönebildik. Ateş baştan sona oynayabildiği ilk maçını yaptı. Bu sefer yendi. Çok da mutlu oldu. Akşam yine Onat'la birlikte evde keyifle oyun oynadılar, biraz da ödev yaptılar. Son gün biz sadece maç saatinde gittik. Maçta ilk seti 5-7 verdi, 2. sette 5-2 yenik durumdayken, defalarca maç sayısı kurtarışı yaptı, ve 7-5 o seti aldı. Çok mutlu oldu, sevindi. Sonra tie break'te 10-8 yenildi ve maçı verdi. Olsun, çok güzel bir maç oldu ve yenik durumdan maçı nasıl çevirebileceğini görmüş oldu. Ateş de, ben de turnuvalar hakkında epeyce tecrübe sahibi olduk. Turnuvaların aile açısından da ne kadar zor olduğunu görmüş olduk. Bundan sonra uygun olduğunda, kendi yaşadığımız şehirde turnuva varsa katılabiliriz diye düşündük. Çünkü turnuvalara şehir dışı, uzak yerlerden katılım çok fazla. Ama bizim öyle bir niyetimiz ve durumumuz yok.
Değişik ve güzel bir haftasonuydu. Geçen hafta ve bu hafta okulda sınav haftası. 2. dönemin ilk sınavlarını oluyorlar.
Ertesi gün 10 gibi gittik, akşamüstü 19.00 gibi eve dönebildik. Ateş baştan sona oynayabildiği ilk maçını yaptı. Bu sefer yendi. Çok da mutlu oldu. Akşam yine Onat'la birlikte evde keyifle oyun oynadılar, biraz da ödev yaptılar. Son gün biz sadece maç saatinde gittik. Maçta ilk seti 5-7 verdi, 2. sette 5-2 yenik durumdayken, defalarca maç sayısı kurtarışı yaptı, ve 7-5 o seti aldı. Çok mutlu oldu, sevindi. Sonra tie break'te 10-8 yenildi ve maçı verdi. Olsun, çok güzel bir maç oldu ve yenik durumdan maçı nasıl çevirebileceğini görmüş oldu. Ateş de, ben de turnuvalar hakkında epeyce tecrübe sahibi olduk. Turnuvaların aile açısından da ne kadar zor olduğunu görmüş olduk. Bundan sonra uygun olduğunda, kendi yaşadığımız şehirde turnuva varsa katılabiliriz diye düşündük. Çünkü turnuvalara şehir dışı, uzak yerlerden katılım çok fazla. Ama bizim öyle bir niyetimiz ve durumumuz yok.
Değişik ve güzel bir haftasonuydu. Geçen hafta ve bu hafta okulda sınav haftası. 2. dönemin ilk sınavlarını oluyorlar.
Pazartesi, Şubat 22, 2016
Gezi
Cumadan başlayarak geçtiğimiz haftasonunu .......'de geçirdik. Beş aile birlikte gittik (İpekler, Toprak Efeler, Buketler, Ömürler ve biz), geçen sene kaldığımız küçük otelde kaldık. Ateş hem arkadaşlarıyla çok eğlendi, hem de çok güzel kaydı. Hatta sabahları gözünü, baba hemen kaymaya gidelim, diye açtı. Tehlikeli bir spor olduğu için korkuyorum, ama bir yandan da Ateş'in severek güzelce kayması da çok hoşuma gidiyor. Kayaktan sonra bol bol kızakla da kaydılar. Biz de kaymayan büyükler olarak oturup sohbet ettik, bol bol yedik içtik. Güzel ve kafa dağıtıcı bir haftasonuydu.
Cuma ve haftasonu ödevini eve gelince dün gece bitirdi Ateş. Hiç mızmızlanmadı, gece geç saatlere kadar yapması gereken herşeyi bitirdi.
Cuma ve haftasonu ödevini eve gelince dün gece bitirdi Ateş. Hiç mızmızlanmadı, gece geç saatlere kadar yapması gereken herşeyi bitirdi.
Şubat tatili
Şubat tatilinde Ateş ve 4 sınıf arkadaşı .....'da buluşma planı yapmışlar, hatta bir whatsapp grubu kurup haberleşmişler. Ben annelerle hiç haberleşmedim. Normalde annelerle haberleşip program yaparım. Çocukları kim bırakacak, ben annelerle buluşacak mıyım, bilemedim. Ama tamamen çocukların organizasyonu olduğu için de hiç karışmak istemedim. Yanıma kitabımı aldım, en kötü ihtimalle bir yerde oturur kitabımı okurum, dedim. Buluşma yerine gittiğimizde iki annenin daha geldiğini gördüm, çok iyi oldu, biz bir yerde oturup yemek yedik, sohbet ettik. Toplam beş çocuk, önce kendi istedikleri yerde yemek yediler, sonra gezdiler, birşeyler içtiler. Akşama kadar etrafta dolandılar. Çok ama çok eğlendiler. Hepsi de hayattaki en eğlenceli günlerinden birini geçirdiklerini söylediler. Biz de onları daha sık buluşturma kararı aldık. Hatta bizim evde kalacakları bir program bile planladık.
Tatilde birkaç gün Ateş'le birlikte onun odasını toparladık. Uzun süredir sıkı bir toparlanmaya ihtiyaç vardı, çok iyi oldu. Herşeyi tek tek elden geçirdik, Ateş bozulan legolarını bile yeniden yaptı, ben herşeyin tozunu aldım. Çok çok iyi oldu.
Tatilde birkaç gün Ateş'le birlikte onun odasını toparladık. Uzun süredir sıkı bir toparlanmaya ihtiyaç vardı, çok iyi oldu. Herşeyi tek tek elden geçirdik, Ateş bozulan legolarını bile yeniden yaptı, ben herşeyin tozunu aldım. Çok çok iyi oldu.
Perşembe, Ocak 28, 2016
Arkadaş, Gezi, Karne
Bir önceki yazıda Ateş'in Ardalar'a yatıya gittiğinden bahsetmiştim. Yılbaşından sonraki hafta cuma akşamı bu sefer Arda bize yatıya geldi. Çok iyi anlaşıyorlar, kafaları birbirine uygun, Arda da Ateş gibi, hareketli ancak çevresine hiç zarar vermeyen bir çocuk. Dolayısıyla çok güzel eğlendiler. Nicky de çoğunlukla onlara katıldı. Sabah kahvaltının üstüne Arda satranç, Ateş tenis dersine gitti, sonrasında yine Arda bize geldi ve akşamdan kalan oyunlarına devam ettiler. Cumartesi geceye kadar devam ettiler. Sonrasında üzülerek ayrıldılar. Onları sık sık biraraya getirme sözü verdim.
Geçen cuma karne aldı Ateş, karnesi çok güzel, takdir de aldı. İki hafta tatil, ama çok da ödevi var. Cuma akşamı, velilerden toplam 5 aile biraraya geldik, çocuklar oynadılar, biz de çok güzel bir akşam geçirdik. Pazartesi günü de Ateş, basket klübü ile ........'e 1 gecelik geziye gitti. Bir gece önceden ikimiz hazırlıkları yaptık. ertesi gün öğlen servise bindirdim. Akşamüstü orda olup hemen bir maç yaptılar. Sonra otele yerleşip ertesi gün 2 maç daha yaptılar. Maçlar dostluk maçıydı, bir turnuva değildi, hepsinde de yenildiler. Ama olsun, tabi ki önemli olan takım ruhuyla hareket edip iyi zaman geçirmeleri. Sonra da hep birlikte Z... müzesini gezmişler, Ateş ordan çok güzel minik hediyelikler almış. Gece eve döndü. Sadece 1 gecelik gezide bile biz onu, O da Nicky'yi çok özlemişti. Nisanda ve haziranda birer haftalık geziler var, bakalım onlarda ne yapacağız...
Geçen cuma karne aldı Ateş, karnesi çok güzel, takdir de aldı. İki hafta tatil, ama çok da ödevi var. Cuma akşamı, velilerden toplam 5 aile biraraya geldik, çocuklar oynadılar, biz de çok güzel bir akşam geçirdik. Pazartesi günü de Ateş, basket klübü ile ........'e 1 gecelik geziye gitti. Bir gece önceden ikimiz hazırlıkları yaptık. ertesi gün öğlen servise bindirdim. Akşamüstü orda olup hemen bir maç yaptılar. Sonra otele yerleşip ertesi gün 2 maç daha yaptılar. Maçlar dostluk maçıydı, bir turnuva değildi, hepsinde de yenildiler. Ama olsun, tabi ki önemli olan takım ruhuyla hareket edip iyi zaman geçirmeleri. Sonra da hep birlikte Z... müzesini gezmişler, Ateş ordan çok güzel minik hediyelikler almış. Gece eve döndü. Sadece 1 gecelik gezide bile biz onu, O da Nicky'yi çok özlemişti. Nisanda ve haziranda birer haftalık geziler var, bakalım onlarda ne yapacağız...
Salı, Ocak 05, 2016
Arkadaşta Yatıya Kalma
Yazmayı unuttuğum birşeyi daha hatırladım. Yılbaşından önceki cuma akşamı Ateş, Alp Ardalar'da kaldı. O gün baskete kalmadı, eve gelince hemen çantasını hazırladık ve gittik. Ben de biraz onlarla oturdum, sonra kalktım. Bütün gece çok güzel oyun oynamışlar, geceyarısına doğru da uyumuşlar. Sabah kalvaltıdan sonra eve geldi. Gayet keyifliydi. Öğleden sonra da Alp Arda bize geldi, oyuna devam ettiler.
Ateş daha önce bir kez kuzeni Toprak Efeler'de kalmıştı. Bu 2. yatıya kalışı oldu.
Ateş daha önce bir kez kuzeni Toprak Efeler'de kalmıştı. Bu 2. yatıya kalışı oldu.
Yılbaşı
Yılbaşında, yıllardır kalabalık bir arkadaş grubuyla birimizin evinde ya da bir restoranda kutlama yapıyorduk, daha doğrusu yiyip içiyorduk. Bu sene grup olarak yakın bir yere gezi yapalım dedik. On aile, toplamda 33 kişi bir otobüsle A......'ya gittik. Küçük bir oteli kapattık. Otel küçük ama güzeldi. Ateş, Ömür ve Can'la birlikte ayrı bir odada kaldı. Toplamda 2 gün kaldık, biraz etrafı gezdik, ama esas olarak yemek ağırlıklı bir gezi oldu. Döndükten sonra grubun yarısı (Cengiz ve ben de dahiliz buna) çok ağır bir grip geçirdi. Ben henüz bugün iyileştim sayılır. Grubun bir kısmı halen hasta. Buna rağmen güzel bir geziydi, eğlendik.
Nicky ve Perry
Blogda 11. yıla başladık. Ancak geçtiğimiz sene istediğim sıklıkta yazı yazamadım. Bu sene daha çok yazabilmeyi umuyorum. Bu kadar az yazınca Ateş'in ve dolayısıyla bizim hayatımızdaki çok önemli bir olayı yazmayı unutmuşum: Perry. Nerdeyse bizdeki 1 yılını tamamlayacaktı Perry. Ağustosta İsviçre tatiline giderken onu kafesiyle birlikte Toprak Efeler'e bıraktık. Ateş vedalaşırken çok üzüldü. Yemek ve bol suyla evde de kalabilirdi aslında. Ama hava aşırı sıcak olduğu için hayvan pişer diye düşündük. Toprak Efeler de denize gidip geliyorlardı bu sürede. Birgün eve döndüklerinde Perry'yi kafesinde bulamamışlar. O gün bizim dönüş yolculuğumuzun başladığı sabahtı. Yolculuk için küçülttüğümüz kafesin bir kenarındaki plastik bir parçayı kemirerek kaçmış, evin altını üstüne getirseler de bulamamışlar. İsviçre'deki evden yola çıktığımız anda bu durumu öğrendik ve Ateş'i, Perry'nin ölmüş olabileceğine hazırlamaya çalıştık. Saatler geçip de bulunamayınca maalesef umutlar da tükendi. Ateş inanılmaz üzüldü ve çooook ağladı. İçim sızladı. Onu, zaten köpek alacağız, iki hayvana aynı evde bakmak çok zor olacaktı zaten diye teselli etmeye çalıştım. Ama üzülmesini tabi ki engelleyemedim. Zaten doğal olarak kaybının arkasından yasını tutması gerekiyordu.
Artık hayatımızda Nicky var. Nicky inanılmaz tatlı, bir o kadar da yaramaz. Geldiğinin iki katını geçti bile. Çok hızlı büyüyor. Her hafta aşı oluyor. Bu hafta artık rutin olarak dışarıya çıkarmaya da başlayacağız. Geçtiğimiz pazar günü 1 saatliğine Ateş'le birlikte tenis dersine gitti. Geçtiğimiz hafta bir akşam da Toprak Efeler'e götürdük kucakta. Ama onların kocaman köpeği Ares, Nicky'yi korkuttu. Ares onu koklamak istedikçe Nicky kaçıp saklandı. Ama bu ilk temastı. İlerde iyi arkadaş olmalarını umuyoruz. Özellikle yazın birlikte zaman geçirecekler çünkü.
Yani -yaramazlık ve ısırganlık dışında- Nicky ile çok mutluyuz.
Artık hayatımızda Nicky var. Nicky inanılmaz tatlı, bir o kadar da yaramaz. Geldiğinin iki katını geçti bile. Çok hızlı büyüyor. Her hafta aşı oluyor. Bu hafta artık rutin olarak dışarıya çıkarmaya da başlayacağız. Geçtiğimiz pazar günü 1 saatliğine Ateş'le birlikte tenis dersine gitti. Geçtiğimiz hafta bir akşam da Toprak Efeler'e götürdük kucakta. Ama onların kocaman köpeği Ares, Nicky'yi korkuttu. Ares onu koklamak istedikçe Nicky kaçıp saklandı. Ama bu ilk temastı. İlerde iyi arkadaş olmalarını umuyoruz. Özellikle yazın birlikte zaman geçirecekler çünkü.
Yani -yaramazlık ve ısırganlık dışında- Nicky ile çok mutluyuz.
