Çarşamba, Ekim 31, 2007

Benzin İstasyonu


Ateş bir süredir mutfaktaki tepsileri benzin istasyonu olarak kullanıyor. Oyun hamurlarını benzin olarak arabalarına dolduruyor. Cengiz de dün akşam kartondan bir benzin istasyonu yaptı. Çok güzel oldu gerçekten. Ateş uyuduktan sonra bittiği için, Ateş sabah görebildi ve hemen arabalarını gezdirmeye başladı.

Salı, Ekim 30, 2007

Kaplumbağalar

On gün önce 2 tane kaplumbağamız oldu. Ateş'inkinin adı Sally (Şimşek McQuenn'deki Porsche Sally), Kaan'ınkinin adı da Aragon. Bakalım bizimle ne kadar yaşayabilecekler?

Çarşamba, Ekim 24, 2007

Höptek, Bistek, Mostek

  • Höptek: Helikopter, Bistek: Bisiklet, Mostek: Motorsiklet demek.
  • 3-4 gün önce Ateş "ben küçükken höptek deydim, şimdi höptiyek diyoyum" diyerek ne kadar büyüdüğünü bize gösterdi. Bu sıralarda sürekli "ben eskiden...", "ben küçükken..." le başlayan cümleler kuruyor.
  • Haftasonu kaldırımda motorsiklet kullanan birini gördü, "bu adam yanlış bişey yapoo, buyası mostek yolu diil" dedi. 2,5 yaşındaki çocuğumun farkettiği şeyi motorsikletli adam nedense bilmiyordu!
  • Annannesi ile dedesi gittiler. Annem vedalaşırken, "gözlerimi kapattım, gel bana bir sürpriz yap" demiş. Tabi ki amacı Ateş'in kendisini öpmesi. Ateş ise iki eliyle ona bir tokat atmış ki kadın şaşırıp kalmış. Sonra da "işte sana süypyiz yaptım" demiş.

  • 2 gün önce sabah yeni uyandığında, ayağı benim ayağıma değmiş. Uykulu gözlerle "şu benim ayağımın değdiyi şey, senin ayağın mı" diye sordu.
  • İtfaiye: İftaiye, Etiket: Ekitek
  • Çevresindeki herşeyi ailemize uyarlıyor. Örneğin, kendisi bir leopar olmuşsa, ben anne leopar, babası baba leopar, ablası abla leopar oluyor. Dün akşam da Şimşek McQuenn'deki arabalardan Doc Hudson'a (bir büyük, bir de küçük Doc Hudson var) aynı şeyi yaptı. Fotoğraftaki küçük araba Ateş Doc Hudson, büyük de baba Doc Hudson'mış.
  • Bunlar da diğer Şimşek McQuenn arabaları (Şerif, Porsche Sally, Mater, Luici, Guido, Flo, Ramon, Kral, Chick)

Salı, Ekim 23, 2007

Haftasonu

Cuma akşamı yemek yemeye çıktık, biraz yemek yedikten ve otoparktaki arabaların markalarına baktıktan sonra "evimize gideliiiiiim" çığlıklarıyla çabucak eve döndük.
Cumartesi öğleden sonra dedeyle birlikte alışverişe ve otogara bilet almaya gittik. Ateş'e otogarı otobüslerin otoparkı olarak tanıttım. O kadar çok otobüsü birarada görünce ilgiyle etrafını izledi. Oyun parkına gittik. 30, 70, 80 hızlarında sallandı. Kaydıraktan kayıp bana bol bol kum attı ve eve döndük.
Pazar günü sabahtan evden çıkıp Ülkü'lere kahvaltıya gittik. Bahçede acaip eğlendi. Ağaçları sulamak istedi. Akın amcadan izin alması gerektiğini söyledim. "Akıııııın, ağaçlayı sulayabiliy miyim" diye bağırarak izin istedi. Ağaçlarla birlikte kendini de sırıl sıklam ıslattı. Çok güzel videoları var. Ülkü'ye "senin saçların neden gri" diye sordu. Bahçede toprakla oyunlar oynadı. Yine bana bol bol kum attı. Sonra Bilge'yle Deniz'in evine gittik. Orda önce "evimize gideliiiiiiiiiim" diye bağırsa da sonra kızların oyuncaklarıyla oynadı. Bahçeye çıktığımızda da -her zaman olduğu gibi- denize bol bol taş attı.

Pazartesi, Ekim 22, 2007

Lamba

Evde eski bir gece lambamız vardı. Cengiz onun üzerini Şimşek McQuenn'li kağıtla kapladı. Çok güzel yeni bir gece lambamız oldu. Ateş bayıldı.

Çarşamba, Ekim 17, 2007

Evimize Gidelim

  • Bu kadar evine bağlı çocuk görmedim. Bütün gün evde olduğu için akşamları ya da haftasonları onu gezdirmeye, eğlendirmeye çalışıyorum. Ama nereye gitsek (deniz kıyısı dahil) bir süre sonra "evimize gidelim" diye tutturuyor. Eve döndüğümüzde çok mutlu oluyor.
  • Bu sabah anneannesi ve dedesi geldi. Mutlu oldu, onları hemen oyuna çağırdı, arabalarını gösterdi.
  • Geçtiğimiz cumartesi akşamı deniz kıyısına gittik, gece kaldık. Ertesi gün Ateş'in öğle uykusu saatinde geri döndük ve böylece deniz sezonunu kapattık. Ateş orda oynamaktan çok mutluydu, buna rağmen yine de "evimize gidelim" diye tutturdu.
  • Babası, Şimşek McQuenn'deki arabaların hepsini sipariş etmişti (eksiklerimiz vardı da). Dün onlar geldi. O kadar çok sevdi ki, gece yatarken bile yanımızdan ayırmadı. Sabah gözünü açar açmaz onları istedi. Herbirini konuşturarak oyunlar oynuyor.

Perşembe, Ekim 11, 2007

Sorular...

  • Anne, bu ayabanın maykası ne? (en çok sorduğu soru bu)
  • Bu ayabanın modeli ne?
  • ... ne demek?
  • ... nın tersi ne? (örneğin; diş fırçalamanın tersini kürdan zannediyor)
  • ... nasıy oluy?
  • Anne sen işe gidiyoy musun? (sabah üzerimi değiştirince mutlaka soruyor)
  • 5'le 8 yanyana geliyse ne oluy? (rakamlar değişiyor tabi ki?)

Çarşamba, Ekim 10, 2007

Yemek

Ateş'in ağzında haftasonundan beri aft vardı. Öptürmüyordu, yemek yiyemiyordu. En sevdiği yemeklerden bile çok az yiyebiliyordu. Nerdeyse sadece sütle beslendi diyebilirim. Neyse, pazartesi akşamı babasıyla birlikte babaannesinin evine birşeyler tamir etmeye gittiler, ben de evde yemek hazırlıyordum. Babaannesine gitmiş, "benim göbüşüm acıktı" demiş. Hazırlanan yemeği iştahla yemiş. Eve döndüklerinde karnı toktu. Benim hazırladığım yemekler kaldı, ama yemek yediği için çok sevindim. Hani çocuklar evde değil, dışarda yerler ve annelerini aç bırakmış gibi utandırırlar ya, bunun hoş bir örneğin yaşadık.

Pazartesi, Ekim 08, 2007

Taaşanım

"Taaşanım taaşanım minik taaşanım
Ayaanda patileyi eskimiş, eskimiş, yıytıymış
Tiki tiki, hi hi"
Şarkının bu kadarını söylüyor, ama o kadar tatlı söylüyor ki...

Salı, Ekim 02, 2007

Sayak Anne

İki gün önce asansördeyken Ateş kucağıma gelmek istedi, ama bir yandan da sürekli kıvranıp durdu, ne yapmak istediğini anlayamadım. Meğerse kapıya doğru dönmek istiyormuş, en sonunda bir türlü anlayamadığım için bana "sayak (salak) anne" dedi. Bana kalsa bunu yazmazdım, çok da gurur duyulacak bir söz değil ama, o kadar içten gelerek söyledi ki, babası çok eğlendi. Dakikalarca güldü ve bloga yazmamı istedi.
Lilypie Kids Birthday tickers