Pazar, Mayıs 31, 2009

Doğumgünü Kutlamaları-2

Cumartesi günü ikinci partimizi yaptık. Ateş'in okuldan arkadaşları (tabi ki anneleriyle) ve Serap öğretmeni geldi. Bu yaştaki çocuklar yabancı bir evde normalde daha çekingen dururlar genelde, ama hepsi okuldan birbiriyle arkadaş olduğu için hiç böyle bir problem olmadı. Hatta bir anne, kızının nasıl olup da kendinden uzakta bu kadar çok oynayabildiğine hayret etti. Annelerin söylediğine göre çocuklar, "Ateş'in doğumgününe ne zaman gideceğiz" diye gün saymışlar. Okulda Ateş'e birçoğu "biz size geliceeez, hem de evinize geliceeez" demiş. Ateş de çok heyecanla bekledi. Hatta bir gün önceden "bugün gelsinleeer" diye ağladı. O günü "bugün arkadaşlarım gelicek, yaşasın" diye diye geçirdi. Biz parti sofrasıyla ilgilenirken Ateş babası ve abisiyle balon şişirdi, evi süsledi. Sonuç çok güzel oldu. Zaten hiçbir şey için olmasa bile onun bu hevesi ve heyecanı için herşeye değerdi.
Bu seferki pastamız görüldüğü gibi balıklı ve balinalıydı. Küçük balıkların çoğunu Ateş yedi. Ama bizim doğumgünü kutlamalarımız henüz bitmedi. Perşembe akşamüstü açık havada bu sefer bizim arkadaş grubumuzla ve çocuklarıyla kutlayacağız. 40 gün oldu mu?
Dün akşam anneanne, dededede ve Pelin Teyze gittiler. Ateş biraz bozuldu tabi. Üçüyle de çoooooook oyunlar oynadı. Neyse herkes sağ salim evine ulaşmış.

Perşembe, Mayıs 28, 2009

Doğumgünü Kutlamaları-1

Dün Ateş'in doğumgününü okulundaki partiyle kutladık. Süperdi. Ben de böylece ilk kez okul içi günlük olayları izleme fırsatı elde ettim. Öğle uykusundan sonra öğretmenleri hepsini tek tek giydirdi, kızların saçları taranıp toplandı. Bu arada giyinme işi biten ya da sıra bekleyen çocuklar da yerde oturup "çiçek olarak" beklediler. Bazen çiçekler dayanamayıp yaramazlık yapsalar da giydirme işi problemsiz bitti. Hepsi bir ağızdan deli gibi konuştu. Ama genelde kurallara hepsinin uyduğunu söylemeliyim.
Partinin yapılacağı salona geçtik. Balonlar ve "iyi ki doğdun Ateş" yazıları vardı. Önce hep birlikte oyunlar oynadılar. Müzikle dansettiler. Müzik durunca oturma yarışması yaptılar. En sonunda elene elene Ateş ve Koza kaldı. Ateş'i ilk birinci, Koza'yı da 2. birinci ilan ettiler. Sonra yerde halka şeklinde oturup müzik eşliğinde birbirlerine top verme oyunu oynadılar. Müzik durduğunda top kimin kucağındaysa eleniyordu. Doğumgünü çocuğu olan Ateş bu oyunu da kazandı. Sonra öğretmenlerinin arkasında tren olup şarkı söylediler. O da bitince kucaklarında balonla dans ettiler. Ateş, dans için Koza'yı seçti. Bu arada Doru Ateş'e "cumartesi günü evdeki doğumgününe geliceeeeem" diyordu. Zaten Doru da Ateş'in iyi arkadaşı. En sonunda pasta geldi. Bütün çocuklar gibi Ateş de pastayı çok beğendi. Hep birlikte yedik. Benim yine -tabi ki- gözlerim doldu. Okulda da ayrıca kutlama yaptığımıza çok memnun oldum. Günün çocuğu Ateş'ti. Sonra pastanın üstündeki süper özenle yapılmış hayvan figürlerimizi de alarak erkenden eve döndük.
Evde zaten keyfi çok yerinde. Dededede, anneanne ve Pelin Teyzesiyle sürekli olarak oyun oynuyor. Bu arada cumartesi günkü 2. parti için Ateş'in okul arkadaşlarının ailelerini aradım. Çoğunluk geliyor. Şimdi de ev partisi hazırlıklarımız başladı.
Ateş 5 (yazıyla BEŞ) yaşına girdi. Dört yaşını bitirdi. Dört sene önce minicik 3.2 kg ağırlığında, viyaklayan bir bebekti. Kollarını ancak bir bütün olarak hareket ettirebiliyordu. Bütün aktivitesi sindirim sistemini düzenlemeye çalışmaktan ibaretti. Şimdiki haline inanamıyorum. Kendi başına bir kişilik. Hayal bile edemeyeceğim şeyleri yapıyor, düşünüyor, konuşuyor. Bir dört sene daha sonrayı hiç düşünemiyorum. İYİ Kİ DOĞDUN ATEŞ. Ben de arkadaşlarımın deyimiyle iyi ki doğurdum.

Perşembe, Mayıs 21, 2009

Haberler...

Uzuuuun süredir yazmak istediğim halde bir türlü yeni birşey yazamadım. Oysa ki arada çooook şeyler oldu. Önce yandaki fotoğrafı yazayım. Görüldüğü gibi üzerinde Ateş'in fotoğraflarının olduğu özel bir puzzle. Cengiz'in anneler günü hediyesi, çoooook beğendim. Hatta bayıldım. 1000 parçalı puzzle. Büyük bir hevesle yaptım. Bütün fotoğraflarda önce Ateş'in kulakları çıktı ortaya, nedense! 
Cumartesi sabahı Ateş'in anneannesi, dedededesi ve Pelin Teyzesi geliyor. E, Ateş'in doğumgünü yaklaşıyor. En az iki ayrı doğumgünü kutlaması planladık. Biri tam doğumgününde okulunda olacak. Pasta seçimini yaptık. Arkadaşları ve öğretmenleri ile kutlayacak. Diğerinde de yine okul arkadaşları ve öğretmenlerini eve davet edeceğiz. Herhalde hareketli bir parti olacak. Herşeyde kendi beğenisi ön planda. Onun istediği seçimleri yapıyoruz. 
Demir tedavisinden bahsetmedim, üç haftadan sonra kestik, çünkü belirgin bir diareye neden oldu. Ama o üç hafta bile iştahı için çok faydalı oldu. Şu anda 20 kg, 106.5 cm. 
Dün akşam babasının iş yemeği nedeniyle yalnızdık. Keyifle önce bilgisayar oyunu, sonra "bil bakalım kim" oynadık birlikte. Bir süre sonra aklımıza bisküvili pasta yapmak geldi, banyodan sonra birlikte (yani ben de!)  afiyetle yedik. Bu sabah okula gideceği için yine biraz mızırdanmaya başladı ama kolay ikna oldu. Bazen keyfi çok yerinde oluyor. Çok güzel oyun oynuyor, çok güzel söz dinliyor, ya da kendi fikirlerini çok güzel anlatıyor. Bazen de (19 Mayısta olduğu gibi) herşeyden bir problem yaratıyor, mızmızlanıyor, babasının deyimiyle küçük bir bela haline geliyor. Ama genellikle iyi ruh halinde. Herkesin çocuğu kendi anne-babasına muhteşem görünür ya, Ateş de bana göre dünyanın en tatlı, en akıllı çocuğu.

Pazartesi, Mayıs 11, 2009

S-Ü-N-G-E-R B-O-B

Ateş'in SB sevgisinin yoğun olarak devam ettiği bu günlerde, Cengiz bir SB kostümü yapmaya karar verdi. Haftasonu babaannenin de yardımıyla yandaki kostümü yaptılar, süngerden kalıp yaptılar önce. Sonra üstünü kumaşla kaplayıp yandaki hale getirdiler. Benim beklediğimden çok daha güzel oldu. Dün sabah arkadaşlarımızla kahvaltı yapmak için gittiğimiz yerde, Ateş de kendi arkadaşlarına SB kostümünü gösterdi. Çocuklar beğenip ilgi gösterince bizimki de zevkten dörtköşe oldu.
Ateş son 3 gündür kendi kendine banyo yapıyor. Saçını durularken hafif yardım etmek dışında hiç katkım olmuyor. Bir anda bu aşamaya geldik. Kendi kendine banyo yapınca çok da eğleniyor. Çok isteyerek banyoya giriyor. Bakalım ne kadar devam edecek?

Pazar, Mayıs 03, 2009

Yeşil Bir Gün...

Ateş 3 gün tatil diye hafta başından beri sevinip duruyordu. Cuma gününü arkadaşlarımızla gittiğimiz kahvaltının ardından evde geçirdik. Ateş tabi ki evde gayet mutluydu. Akşamüstü abisi geldi. Cumartesiyi de -öğle yemeği hariç- evde geçirdik. Cuma günü Ülkü bizi bu sabah için kahvaltıya davet etmişti. Ama Ateş günleri karıştırmış. Dün sabah uyanır uyanmaz bana "bugün biyere gidecek miyiz" diye sordu. Aslında her sabah "bugün tatil mi" diye soruyor, evet dersem "oleyyy" diye bağırıp yataktan fırlıyor, hayır dersem "pöh, benim daha uykum var" diye geri yatıyor. Neyse dün sabahki sorusuna "hayır, biryere gitmeyeceğiz" diye yanıt verdim. Dün gideceğimizi zannederek "hani Ülküler diyodun" dedi. Ama öyle bir ses tonuyla söyledi ki, gülmekten yerlere yattım. Bugün babasıyla birlikte hala o cevabı hatırlayıp hatırlayıp gülüyoruz.
Bugün ise, sabah kahvaltısı için 11.00'de gittiğimiz Ülkülerden akşamüstü 17.00 gibi çıktık. Bahçe süperdi. Ateş çiçek topladı, çiçek yapraklarından seviyor-sevmiyor yapmayı öğrendi.
Bahçivan eldivenlerini giydi, bahçeden otları topladı, tırmıkla biraraya getirdi, sonra bütün otları taşıdı. Bu işleri yaparken hep Ülkü'yü dinledi, o ne derse onu yaptı. Ordan çıktığımızda artık papaz gibi olan saçlarını kestirmek için berbere uğradık.....ve sonunda şu muhteşem görüntü çıktı ortaya.
Şu anda saat 21.59. Bir süredir yatırmaya çalışıyorum. O da sürekli benimle pazarlık yapıyor. Önce 1000 dak sonra dedi, sonra 20 dak sonra dedi. Peki, dedim. Sonra o da yetmedi, 29.5 dak sonra diye mızıldanıyor şu anda.
Lilypie Kids Birthday tickers