Perşembe, Eylül 29, 2011
Bilinçaltı
Geçen akşam Ateş'le, son zamanlardaki favori kart oyunumuz olan uno'yu oynuyorduk. Pek çok oyunda bilerek yeniliyorum, bazen de yeniyorum tabi. Ama daha nadiren. O akşam uno oyunumuzda Ateş beni üstüste 4 kez gerçekten bileğinin hakkıyla yendi. Ama benim bilerek yenildiğimi sandı. Bana 'anne, sen bilinçaltında bana yenilmek istiyorsun' dedi. Evet, gerçekten bunu dedi.
Salı, Eylül 27, 2011
Ela-Lale vs.
Bu Ateş'in dün akşamki ev ödevi. Bugün kıyafetler için okula gittim, öğretmeniyle de konuştum. Ateş'in gayet iyi olduğunu, hiçbir problemi olmadığını söyledi. Zaten okula gerçekten de severek gidiyor. Eve çoook aç gelip hemen yemeğini yiyor, biraz da dinlenip çok kısa sürede ödevini bitiriyor. Umarım hep böyle devam eder.
Okulda teneffüsü bekleyip Ateş'i de gördüm. Bana arkadaşlarını gösterdi. Onu okuldaki haliyle görmek çok ama çok güzeldi. Defterini kitabını almış, okul kıyafetleriyle diğer çocukların arasına karışmıştı. Çooook tatlıydı.
Şimdi eve, onu karşılamaya gidiyorum.
Okulda teneffüsü bekleyip Ateş'i de gördüm. Bana arkadaşlarını gösterdi. Onu okuldaki haliyle görmek çok ama çok güzeldi. Defterini kitabını almış, okul kıyafetleriyle diğer çocukların arasına karışmıştı. Çooook tatlıydı.
Şimdi eve, onu karşılamaya gidiyorum.
Pazartesi, Eylül 26, 2011
Tabi ki yine okul
1. sınıfa başlayıp da okuldan bu kadar sık bahsetmemek imkansız herhalde. Bizim için pek çok değişiklik var. Öncelikle, okul şimdilik çok iyi gidiyor. Bir sıkıntımız yok. Ancak Ateş'in sorumlulukları çok arttı. Örneğin, okulda herşeyinden kendisi sorumlu. Serviste neler yapıyor, çantasından neler çıkıyor, neler geri giriyor, ödevler ne, giysiler vb. pek çok sorumluluğu var artık. Ödev konusunda şimdiye kadar hiç sıkıntı yaşamadık. Servisten iner inmez ödevlerini söylüyor. Çoğunlukla da çabucak yapıyor. Çantasında da bir problem olmadı. Ama giysiler konusunda ilk karışıklık geçen cuma günü oldu. Cuma günü beden eğitimi dersi olduğu için yazlık eşofmanıyla okula gidecekti. Ama cuma sabahı acaip bir yağmur yağdı, ben de mecburen kışlık eşofman altı ve kapüşonlu üstünü giydirdim. Ayrıca yanına yazlıkları yedek olarak koydum. Bir de okulda normal okul kıyafetlerinin yedekleri var. Tabi bu kadar giysi bir arada olunca bizimki hepsini karıştırmış. Beden eğitimi dersinden çıkınca güzelce okuldaki yedek kıyafetlerini giyinip gelmiş. Bunda bir problem yok. Ancak üzerinden çıkardıklarını dolabına bırakmış ve nasıl olduysa Berke isminde bir sınıf arkadaşının bütün kıyafetlerini alıp eve gelmiş. Neyse kendi giysilerinin bir kısmı dolabında imiş (güvenlikten öğrendim), inşallah bugün unutmazsa getirecek. Kaybolan varsa da ne yapalım yenisini alacağız. Ama Ateş'e hak veriyorum. Bugüne kadar giyinip soyunma işini kendi yapsa da, üzerinden çıkardığı giysiler hakkında hiçbir sorumluluğu olmadı çocuğun, ben vermedim yani. Artık öğrenecek, kendi eşyalarının peşinde koşacak, bulacak, çantasına koyacak. Dün akşamdan itibaren kendi çantasını da kendisi hazırladı. Bugüne kadar ben hazırlayıp ona gösteriyordum. Ama kendisi hazırlasın ki, çantasındakiler hakkında ve okula ne götürdüğü hakkında daha fazla bilgi sahibi olsun.
Serviste sıkıldığını söylediği için, babası Ateş'e geçen hafta bir mp4 player aldı. İçine de video ve müzik koydu. Şimdi serviste istediği zaman brşeyler dinleyerek ya da izleyerek zaman geçiriyor. İlerde serviste de arkadaşlıklar daha eğlenceli olur belki...
Serviste sıkıldığını söylediği için, babası Ateş'e geçen hafta bir mp4 player aldı. İçine de video ve müzik koydu. Şimdi serviste istediği zaman brşeyler dinleyerek ya da izleyerek zaman geçiriyor. İlerde serviste de arkadaşlıklar daha eğlenceli olur belki...
Cuma, Eylül 16, 2011
Uyku
İlk kez erkenden kalkmak zorunda kaldığı salı sabahı ben uyandırdım Ateş'i. Ama bugün de dahil olmak üzere ondan sonraki her gün kendisi uyandı. Hem de tam zamanında. 6.45'te kalkıyor. Kendine gelme, tuvalet, kahvaltı ve giyinme seanslarından sonra 7.25'te evden çıkıyoruz. 7.30'da da servis geliyor. Okul çıkışı da ben işten çıkıp geliyorum, servisi bekliyorum, Ateş'le birlikte eve çıkıyoruz. (Sonra servis saati 7.40 olarak değişti, daha iyi oldu.)
Bugünün cuma olmasına çok sevindi. Akşam istediği saatte uyuyabilecek çünkü. Bence yine erkenden sızacak ama olsun, psikolojik olarak daha rahat olacak. Sabah evden çıkarken, neee bugün de mi 8 saat ders var, diye sızlanıyordu. Biraz erken mi başladı acaba?
Bugünün cuma olmasına çok sevindi. Akşam istediği saatte uyuyabilecek çünkü. Bence yine erkenden sızacak ama olsun, psikolojik olarak daha rahat olacak. Sabah evden çıkarken, neee bugün de mi 8 saat ders var, diye sızlanıyordu. Biraz erken mi başladı acaba?
Perşembe, Eylül 15, 2011
Ödevler
- Ateş'in ödevleri başladı. Dün ve bugün akşam ödevlerini yaptı, biz de başında durup doğru yapmasını ve odaklanmasını sağlamaya çalıştık. Çünkü dikkati anında dağılıyor. Bir harf yazıyor, sonra oyuna dalıyor. Bu ödev yaptırma işi cidden zor galiba. Olsun, birlikte hallederiz. Bugünkü ödevi 5 sıra e harfi yazmaktı. Bakalım ilk haftasonu ödevimiz ne kadar olacak.
- Dün ve bugün okulda abisiyle buluşmuşlar. İkisi de çok sevinmiş. Aynı binada değiller, ama hergün törenlerde biraraya geliyorlar.
- Hafta başından beri kendi öğretmenleriyle yaptıkları dersler haricinde İngilizce, müzik, beden eğitimi ve sanat dersleri yaptılar. Henüz haftalık ders programı belli değil. Ertesi gün okula ne götüreceğini Ateş söylüyor. Öğretmenleri ertesi gün için ne istediyse, eve gelip bana söylüyor. Hala kaplanacak kitap ve defterler oluyor. Onları kaplıyorum, çantasını hazırlayıp içinde neler olduğunu gösteriyorum. O kadar titizlendiğim halde dün kalemkutusunu çantasına koymayı unutmuşum. Benim yüzümden zor durumda kalmış. Çok kızdı. Ben de bir daha çok daha dikkatli olacağımı, ama kendisinin de bana hatırlatması gerektiğini söyledim. Henüz bu olayı unutmadı. Sürekli unutkanlığımı yüzüme vuruyor.
- Hala servisten indiğinde çok aktif, sürekli konuşuyor, gün içinde neler olduğunu hiç nefes almadan ve sürekli hareket halindeyken anlatıyor. Ev programımız ise genellikle banyo, yemek, ödev, oyun, televizyon ve uyuma şeklinde gerçekleşiyor.
- Dün gece ateşlendi. Biz de ateşölçerini ve minik kaplara koyarak ilaçlarını çantasına koyduk. Öğretmeninin gözetiminde kendi ateşini ölçerek ilaçlarını içmiş.
- Pazartesi okulun 1. sınıf velileriyle toplantısı varmış.
- Genel olarak herşey yolunda.
Salı, Eylül 13, 2011
Okul
Dün okulun genel açılış töreni oldu. Yine yarım gün, birlikte gidip geldik. Dün Ateş'in kendi servisini, servis şoförünü ve hostes ablayı tanıdık (Ateş'in şoförü bu sene yeni başlamış. Eski çalışanlar görünüşte daha fazla güven veriyorlardı. Bu şoför daha genç. Ben tedirgin olarak servis şirketine, şoförleri neye göre işe aldıklarını sorunca, Cengiz benden utanarak dışarıya kaçtı). Bu sabah gerçek ve tam bir okul günü için hazırlandık. Güzelce kahvaltısını yapıp servisle gitti okula. Serviste yan bloktan iki çocuk ile bir arkadaşımızın kızı da var. Asra abla, 8. sınıfa gidiyor. Serviste Ateş'i tanıyan bir abla olması fikri çok hoşuma gitti. Gün boyu 8 ders yaptılar. İngilizce ve müzik dersi de varmış bugün. Babasının ısrarıyla kantini keşfetmiş bugün. Kendisine çubuk kraker almış. Servisten geldiğinde çoook keyifli ve mutluydu. Sürekli konuştu ve hareket etti. Dünyanın en güzel 1. sınıfıymış, öyle söylüyor. Daha önce de dünyanın en güzel anaokuluna gitmiş (Hatta ilerde Koza ile kendisinin çocuğu olunca da kendi gittiği anaokuluna götürecekmiş). Hemen banyo yaptırdım. Müzikten kısacık bir ödevi varmış. Banyodan sonra hemen onu yaptı. Kaplayıp etiketlemem için okuldan bir kitap getirmiş. Diğer bütün kitap ve defterlerini pazar gecesi kapladık. Ben herhalde en son lise sonda (86 sonu) kitap defter kaplamış olmalıyım. yani 25 sene geçmiş. Ama gördüm ki insan pratiğini unutmuyormuş. Şimdi bütün defter ve kitapları şeffaf defter kabıyla kaplı. Sadece bazı küçük defterlerini daha önceden aldığımız hotwheels kaplarıyla kapladık. Görüşebileceğimiz ilk zamanda öğretmeniyle görüşeceğiz. Şimdilik çok iyi bir başlangıç yaptı gibi duruyor. Umarım böyle devam eder.
Cuma, Eylül 09, 2011
Okul başladı :))))
- Ateş dün ilkokul 1. sınıfa başladı. Sabah üçümüz birlikte okula gittik, öğretmeniyle birlikte sıra olup sınıflarına girdiler. Anaokulundan 2 arkadaşıyla daha aynı sınıfta. Onların sınıflarının olduğu binaya biz velileri almadılar. Okul yöneticilerine hak vermekle birlikte, yine de minicik aralıklardan çocuğumuzu görmeye çalıştık. Ateş gayet iyiydi, keyfi yerindeydi. Tenefüslerde bahçede hemen koşup oynamaya başladılar. Derslerden sonra öğle yemeklerini yediler. Servisle eve döndü, biz de servisin arkasından onu takip ettik. Evde okulunun dünyanın en iyi okulu olduğunu söyledi. Eski arkadaşlarının yanısıra, yeni arkadaşlar da edindiğini anlatı.
- Pelin teyzesi, anneannesi, babaannesi, dedesi, benim kuzenim, arkadaşlarımız, kendi arkadaşları vb. pek çok kişi bizimle heyecanlandılar, sevindiler. Hep söylediğim gibi, Ateş'ten çok ben heyecanlıyım. Sevinçliyim, mutluyum. Umarım okul hayatı çooook iyi geçer, çoooook mutlu olur okulda.
- İki gündür sadece kalemkutusuyla gitti okula, bundan sonra kendisinin seçerek aldığı bakuganlı çantasıyla gidecek. Bugün servisle gitti, üç ders yapmışlar, yemeklerini yiyip servisle geldiler. Pazartesi sabahı okulun genel açılış töreni var, ona da hep birlikte gideceğiz. Salıdan itibaren rutin okul hayatı başlıyor. Bakalım nasıl geçireceğiz bu yılı...
- Geçen salı günü okula gidip servis ve yemek kayıtlarını yaptırdık, kitaplarını, kırtasiye malzemelerini ve kıyafetlerini aldık. Çok keyifli bir gündü benim için.
- Odasında eşyalarının yerlerini değiştirdik. Okul hayatına daha uygun bir yerleşim oldu, kendisi de biz de çok beğendik odanın yeni halini. Çalışma masasını pencerenin önüne koyduk. Perdelerini çıkartıp jaluzi aldık. Birkaç sene sonrası için daha güzel oda planlarım var.
- Bir türlü yazamadığım uzun bayram tatilimiz çok güzel geçti. Pelin teyze bizimleydi. Hava ve deniz güzeldi. Bol bol yüzdük, gezdik. Tatilin ikinci yarısında arkadaşlarımız (Ömür ve ailesi) de geldiler. Hepimiz için çok iyi oldu, eğlenceli bir tatil geçirdik. Sonra Pelin teyzeyi yolcu ettik. Bu sefer evde vakit geçiremedik onunla, neyse bir başka sefere.

