Perşembe, Mart 31, 2011

Dişler çekildi

Ön alt dişinin sallandığını yazmıştım. Yanındaki de sallanmaya başladı. Alttan çıkan kalıcı dişi de o kadar içten çıkmış ki, nasıl çıkacağından emin olamayıp bir pedodontiste götürdük. Ben dün okuldan aldım, randevu alıp gittik, yolda Ateş'e dişinin çekilebileceğini anlattım. Uyuşturacaklarını ve belki bir süre yemek yiyemeyeceğini söyledim. Muayenehanenin önünde babasıyla buluştuk. Diş hekimi sallanan dişlerin çekilmesini uygun buldu. Kalıcı diş sonra kendiliğinden düzelirmiş. O da Ateş'in okuluna çocuğunu göndermeyi düşünen bir anne imiş. Ateş'e ve bize okul hakkındaki görüşlerimizi sordu. Biz de okulu çok sevdiğimizi ve güvendiğimizi anlattık. Zaten Ateş'in sınıfından başka çocuklar da o diş hekimine gitmişler. Yani nerdeyse sınıfın yarısının dişini çekmiş.
Ateş iğne yapılırken epey ağladı. Benim içim sıkıldı. Sonra hemen uyuştu çenesi ve iki dişini de ardarda kısa sürede çekti diş hekimi. Diş çekilirken bizimki hiç farketmedi, acı hissetmedi. Şimdi alt ön iki dişi yok. Gece hiç ağrısı olmadı. Sadece yemek yerken zorluk oluyor. Her lokmayı küçültüp direk azı dişlerinin arasına yolluyoruz. Bu haliyle sevimlilik ve tatlılık daha da arttı. Her gördüğüne dişlerini gösteriyor. Anneanne ve dedededeye telefonla haber verdik. Pelin teyzeye maille fotoğraf gönderdik. Geçen haftasonu dişleri sallanmaya başlayınca hemen bir dolu fotoğraf çekmiştim (sanki hiç yokmuş gibi). Şimdi onlar süt dişlerinin tam olduğu son fotoğraflar oldular.

Çarşamba, Mart 30, 2011

Yaramazlık

Bu sıralarda çooook yaramaz. Ama o kadar tatlı ki, insan sabrediyor, toleransının son sınırına geliyor. Fakat O, bu sabrın da sonunu deliyor, o zaman ben çığlık çığlığa bağıran manyak bir kadına dönüşüyorum. Sonra O uyuyunca ya da okuldayken beni pişmanlık duyguları ve vicdan azabı sarıyor. Bir daha ne yaparsa yapsın, hiç kızmayacağım, diyorum. Sonra öyle anormal birşey yapıyor ki, kendimi yine çığlık atarken buluyorum. Galiba sınırlarını genişletmeye çalışıyor. Çok da inatçı. Başka birşeyle tehdit etmek hiç işe yaramıyor. Yapma dersem mutlaka yapıyor. 
Dün gece yatmak üzereyken dişini fırçalaması için banyoya çağırdım, yaklaşık 1000 kere. En sonunda geldi, ama aynada yüzüne garip şekiller vererek kendini seyretti bir süre. Şımarıklık yaptı, fırçalamadı. Önce sakince sebebini anlattım, hemen fırçalamamız ve yatmamız lazım, yatma saatimizi geçirdik, sabah uyanamıyorsun, uykun bitmiyor vs. vs. Ama hiiiiç oralı bile olmadı. Babası uyardı, biraz daha devam ederse benden fırça yiyeceğini söyledi, ama oralı bile olmadı. En sonunda fırçayı yedi. Ayrıca dişini fırçalamasına izin vermedim (nasıl bir cezaysa!), bir de okuyacağım iki felaket Henry'yi de okumadım. Saat zaten çok geç olmuştu. Felaket Henry'nin anne babası ona kötü cezalar veriyorlar, 1 ay televizyon yok ya da 1 hafta harçlık yok, gibi. Ateş bu durumlarda felaket Henry'nin anne-babasına kızıyor, çok acımasız olduklarını düşünüyor. "Böyle de ceza olmaz ki" diyor. Bakalım ben de kendisine artık bazı cezalar vereceğim. Dün akşam madem dişlerini uzuuuun süre fırçalamadı, hiç fırçalayamayacak. Felaket Henry okunmayacak, vs. Bu tip cezalar Ateş'de ceza etkisi uyandırıyor. 
Böyle bir dönemden geçiyoruz.

Pazar, Mart 27, 2011

Sallanan Diş

Cuma sabahı ön alt kesici dişlerinden birinin sallandığını farkettim. Kahvaltısını yerken dişinin ağrıdığından bahsedip yan dişleriyle ısırmaya başlayınca belli oldu zaten. Sallandığını görünce çok sevindim. Ama aynı anda da üzüldüm. Yakında inci tanesi gibi yanyana dizilmiş bembeyaz minicik dişlerinin hepsinin döküleceği ve yerlerine kocaman düzensiz görünümlü dişlerin geleceğini düşününce bir tuhaf oldum. Dişlerinin bu halini belirgin biçimde gösteren fotoğraflar çektim. Aslında her büyüme aşamasını böyle sağlıkla mutlulukla geçmek ennnnnn büyük dileğim. Neyse, bunlar zaten Ateş'in ilk kalıcı dişleri değil. Daha öncesinde 4 tane kalıcı azı dişi çıkmıştı. Ama süt dişini iterek onun yerine çıkmaya çalışan ilk kalıcı diş bu. Gerçi sallanan dişin iç tarafından ucu çıkmış bile. Bakalım nasıl bir diş çıkacak?
Onun dışında piyano ve tenis derslerimiz iyi gidiyor. Bazen ikisinde de mızıklıyor, ama genel olarak memnun. Piyano dersinden sonra öğrendiklerini evde bana öğretiyor (!). Bana öğretme amacıyla bir sürü tekrar yapıyor. En son derste öğretmen bana öğrettiklerini dinlemek istedi. Ben de bir okul şarkısı çaldım. Öğretmen bana da sticker verdi :))
Okul ise çooook çok iyi gidiyor. Hala iş çıkışı onu almaya gittiğimde okuldan ayrılmak istemiyor. Bahçede bir süre daha oynuyor. Son 1 haftadır sesi biraz kısık.

Çarşamba, Mart 09, 2011

Kendi Oyuncağını Kendin Yap

Ateş son zamanlarda sürekli olarak resimler çiziyor, boyuyor, birlikte kesiyoruz ve onlarla büyük bir zevkle oynuyor. İlkönce beanz çizerek işe başladı. Her cinsten her boyuttan beanz çizdi kendine. Sonra kağıtları birbirine ekleyerek daha büyük beanzler, hayaletler ve başka şeyler çizdi. Bunları boyayıp kesince çok mutlu bir şekilde oyun oynuyor. Şimdiye kadar birçok oyuncağa göstermediği ilgiyi, kendi yaptığı bu kağıttan oyuncaklara gösteriyor.
Satranç ilgisi devam ediyor. Okulda en çok oyun saatlerini ve müzik derslerini seviyormuş. Diğer dersleri -güya- sevmiyormuş. Birkaç gün önce sınıfta çook yaramazlık yaptıkları için 8 kişilik sınıfın 6 kişisinin (Ateş de dahil) birer yıldızları geri alınmış.

Cumartesi, Mart 05, 2011

Kayıt

Geçen salı günü Ateş'in ön kaydını yaptırdık. Okulda rehber öğretmen ile 1. sınıf öğretmenlerinden biri Ateş'le bir görüşme yaptılar. Bizi dışarıya aldılar. Ateş'e bazı matematik işlemleri sormuşlar. Ayrı ayrı verilmiş kartları oluşum sırasına göre dizmesini istemişler. Biraz da sohbet etmişler. Sonra bizi içeri aldıklarında görüşmenin çok iyi geçtiğini ve uzun süredir böyle bir görüşme yapmadıklarını söylediler. Artık oğlum ilkokul öğrencisi oluyor. Okulda, geçen seneki 6 yaş sınıfından bazı arkadaşlarını gördük. Şimdi 1. sınıf olmuşlar. Okul giysileriyle koşup oynayan çocukları görünce Ateş'i de onların arasında görür gibi oluyorum. Heyecanla bekliyorum. Umarım herşey güzel olur.
Lilypie Kids Birthday tickers