- Ateş cumartesi itibariyle, abisinin yardımıyla denize atlama olayını tamamen çözdü. Artık iskeleden, dubadan, her yerden, kafası tümüyle sulara gömülecek şekilde atlıyor. Ayrıca rahatlıkla dalarak yüzüyor. Denizin içinde bacaklarımızın arasından dalarak geçiyor. Çok da keyif alıyor. Bu işi de hallettiğine seviniyorum. Haftasonu hem abisiyle çok güzel oynadılar, hem de dün gelen okuldan iki arkadaşı Mehmet Eren ve Yağız'la oynadı. Evi özlemiş bir şekilde döndü, şimdi evde.
- Orda Toprak Efe'yle birlikte onların odasında gizlice haribo yerken Toprak Efe'nin annesine yakalanmışlar. Annesi, neden haber vermeden yediklerini sormuş. Ateş de Toprak Efe'ye dönerek "Yaa Toprak Efe keşke haribonun kutusunu atsaysın, böyle yakalanmazdık" diye çıkışmış. Çooook güldük buna.
- Akşam eve dönüş yolculuğunda ilerde seçebilecekleri meslekleri konuşurken, Ateş şimdilik doktor ya da öğretmen olmak istediğini söyledi. Sonra köpek gezdirmenin meslek olup olmadığını sordular. Meslek olduğunu duyunca Ateş listesine onu da ekledi. Babası eğlenceli bazı mesleklerden bahsedince aralarından bazılarını beğendi ve "lunapark görevlisi olmak da iyi fikirmiş" dedi. Ayrıca abisi de Ateş de fotoğrafçılık da yapmak istiyorlarmış.
Pazartesi, Temmuz 25, 2011
Denize Atlama
Cumartesi, Temmuz 23, 2011
Ateş'in İstekleri
Ateş bugün çok sıkıştığı bir anda, "şu anda en çok istediğim 4. şey çişimi yapmak" dedi. Ben de doğal olarak ilk 3 şeyi sordum. Şöyleymiş:
1. Kral olmak
2. Hiç yaşlanmamak ve ölmemek
3. Sihirbaz olmak.
1. Kral olmak
2. Hiç yaşlanmamak ve ölmemek
3. Sihirbaz olmak.
Çarşamba, Temmuz 20, 2011
Tatile Devam
Tatile devam ediyoruz. Yani Ateş ediyor. Biz de kısa aralıklarla ona eşlik ediyoruz. Hayatından gayet memnun. Sabah istediği saatte (genelde 7.30 civarı) kalkıyor. Evdeysek televizyon izliyor, oyun oynuyor, keyif yapıyor canının istediği gibi. Denizdeysek, kumda oyun oynuyor (çoook seviyor bunu), birlikte denize giriyoruz, yüzüyor, eğleniyor, gece yatmadan önce televizyon seyrediyor. Her koşulda geç yatıyor.
Geçen hafta içinde bir gün çok isteyerek benim işyerime geldi. Önce öğlen onun sevdiği bir cafede birlikte yemek yedik. Sonra işyerime geldi, birlikte laboratuvarları gezdik. Mikroskopta hücreleri inceledi. Elektron mikroskopta 12000 kez büyütülmüş hücreyi ve organellerini gördü. Organellerin ne işler yaptığını anlattım ona. Sonra odamda bilgisayarla oynadı. Bol bol konuşup gevezelik yaptı. Sonra da birlikte playlande gittik, atlama zıplama yerinde sırılsıklam olana kadar zıpladı. Biraz da alışveriş yapıp döndük. Denize gittiğimizde Ateş'in ve abisinin kuzenleri Lal ve Alp'le onların kuzenleri Şan ve Sim gelmişti. Bazen birlikte, bazen ayrı ayrı oynadılar. Tam bizim döneceğimiz gün Kaan'la Şan tartıştılar, birazcık küs ayrıldılar, birbirlerini çok sevmişlerdi, bu sene biraz ayrı düştüler.
Ateş yarın da babasının işyerine gidecek, bir de sürekli burnunun üzerine düşen gözlüğünü değiştirecekler.
Geçen hafta içinde bir gün çok isteyerek benim işyerime geldi. Önce öğlen onun sevdiği bir cafede birlikte yemek yedik. Sonra işyerime geldi, birlikte laboratuvarları gezdik. Mikroskopta hücreleri inceledi. Elektron mikroskopta 12000 kez büyütülmüş hücreyi ve organellerini gördü. Organellerin ne işler yaptığını anlattım ona. Sonra odamda bilgisayarla oynadı. Bol bol konuşup gevezelik yaptı. Sonra da birlikte playlande gittik, atlama zıplama yerinde sırılsıklam olana kadar zıpladı. Biraz da alışveriş yapıp döndük. Denize gittiğimizde Ateş'in ve abisinin kuzenleri Lal ve Alp'le onların kuzenleri Şan ve Sim gelmişti. Bazen birlikte, bazen ayrı ayrı oynadılar. Tam bizim döneceğimiz gün Kaan'la Şan tartıştılar, birazcık küs ayrıldılar, birbirlerini çok sevmişlerdi, bu sene biraz ayrı düştüler.
Ateş yarın da babasının işyerine gidecek, bir de sürekli burnunun üzerine düşen gözlüğünü değiştirecekler.
Pazartesi, Temmuz 11, 2011
Tatil
Geçtiğimiz haftanın 5 gününü deniz kenarında geçirdik. Ateş'in İstanbul'daki kuzenleri geldi, Lal ve Alp, tabi ki aileleriyle. Çocuklar yine çok eğlendiler, çok iyi zaman geçirdiler. Alp çok büyümüş, çok tatlı, her işini kendi halleden bir çocuk olmuş, bayıldım. Ateş'e "abi" dediği için Ateş de pek sevindi. Bu tatilde en büyük kuzenler olan Kaan ve Lal'in arasına Ateş de katıldı. Geçen senelerde de ara ara birlikte oynasalar da, bu seneki gibi değildi. Bunda Ateş'in yüzmeyi, dalmayı, rahat rahat suya batmayı öğrenmesinin ve yaşça büyümesinin de çok etkisi oldu. Üçü hep birlikte oynadılar. Ayrıca haftasonu kendi okulundan arkadaşları Erinç ve Yağız da geldiler. Onlarla da bol bol oynadı, çok iyi oldu.
Ateş bol bol yüzdü, oynadı, keyif yaptı. Dün gece eve döndük. Ama haftasonu kuzenler yine gelecekler, yine denizde buluşacağız.
