Geçen gün Ateş'i okuldan aldığım sırada başka bir kız çocuğunu da annesi alıyordu. Ateş bana o çocuğu göstererek "anne bak, 5 yaş sınıfından Askı" dedi. Ben gülmemeye çalışarak "ismi Aslı olabilir mi" diye sordum. Bana "ama hep ona askı diyolar" diye yanıt verdi.
Şu anda yanımda oturuyor. Okuldaki Askı isimli kızı yazdığımı söyledim, ikna olmuş, bana "anne, askı değil, Aslı Aslııııı" dedi.
Pazartesi, Nisan 27, 2009
Bu haftasonu da...
Şöyle geçti, demeden önce 22 Nisan'daki çocuk bayramı ve kostüm partisinden başlamam gerektiğine karar verdim. O gün Ateş partide hiç eğlenmemiş. Zaten ben Ateş'i bıraktığım anda servis de geldiği için çok kalabalık oldu bir anda ortam. Kargaşa, curcuna, bağırış, kostüm organizasyonu vs. Ateş bir anda çok sıkıldı, hissettim. Ama sonra eğlenir diye düşünerek (ayrıca günlerdir konuşulan bir parti olduğu için kaçırmasını istemediğimden) bıraktım. İki saat kadar sonra babası almaya gittiğinde ise gayet sıkılmış bir şekilde bulmuş Ateş'i. Neyse babası ve abisiyle erkenden eve döndü o gün. Ben -o gün- zaten yarım gün gittiğim işten eve döndüğümde çocukları küvette havuz yaparken buldum. Neyse bizimkinin keyfi yerine gelmişti. Pazar günü ise benim iş arkadaşlarım ve aileleriyle beraber Bilge-Deniz'lerin bahçesindeydik. Piknik yaptık. Ateş otlarla, çiçeklerle oynadı, koştu, denize taş attı, yani çok iyi vakit geçirdi. Eve dönünce de sabah çok erken kalkmanın ve günboyu koşup oynamanın etkisiyle erkenden uyudu. Sabah okula gitmek için evden çıkana kadar da akla karayı seçtik. Ama öğretmenini görür görmez heyecanla sirki ve gördüğü hayvanları anlattı. Bu haftasonumuz da böyle geçti.
Ertesi gün, yani orjinal 23 Nisan'da öğleden sonra önce Can'a hediye almaya, sonra Can'ın doğumgününe gittik. Açık havadaydı, oyun parkında çok eğlendi Ateş.
Cuma günü sabahtan göz muayenesi için randevumuz vardı. Bir önceki muayeneden sonra 6 ay geçtiği için gitmemiz gereken rutin bir muayeneydi bu. Sağ gözü 9/10, sol gözü 8/10 görüyor. Göz tembelliği gibi bir problemimiz yok. Damlalı muayene oldu yine. Damla gözünü yaktığı için iki sefer ağladı ama hemen sonra normale döndü. Sağ gözün numarası aynı (3.00), sol gözün de 3.50'den 3.75'e ilerlemiş, ama gözlük camlarını değiştirmemize bile gerek olmadığını söyledi Ayça Teyze. Biz yine de gözlüğünü değiştireceğiz, çünkü camları çizik içinde. Ayrıca kırılma olasılığı nedeniyle yedek bir gözlük daha alacağız. Çünkü artık gözlüksüz duramıyor Ateş. Bir de ayrıca güneş gözlüğüne numaralı cam taktıracağız. Göz damlası nedeniyle pupilleri büyüdüğü ve net göremediği için o gün okula gidemedi Ateş. Damlayı damlatmamıza da -okula gitmemesini sağladığı için- izin verdi.
Haftasonuna geldik nihayet. Cumartesi günü öğleden sonra önceden bilet aldığımız sirke gittik. Şimdiye kadar birçok kez sirke gitmiştik, ama bu gerçekten profesyonel ve süper bir sirkti. Gösteriler süperdi, ortam temizdi, hayvanlar çok bakımlıydı. İnanılmaz gösteriler vardı, çok çok beğendik. Fotoğraf net değil, ama başka uygun fotoğraf yoktu.

Çarşamba, Nisan 22, 2009
23 Nisan Kostümlü Parti
Bugün öğlene kadar evdeydik Ateş'le birlikte. Ateş'in okulunda öğleden sonra 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlaması ve kostümlü parti var. Her çocuk istediği kıyafeti giyip gelebilecekmiş. Biz de kaplan kıyafeti giydik. Başka hiçbir çocukta bulunmayan orjinal bir kostüm oldu. Evden kostümüyle birlikte çıktı. Bir de kırtasiyeye uğramamız gerekiyordu, bayrak ve süs almak için. Dolayısıyla çevrede bir dolu insan Ateş'i gördü, sevdi, çocuklar birbirine gösterdi.
Biraz önce onu okula bıraktım ve işe geldim. Umarım parti iyi geçiyordur.
Biraz önce onu okula bıraktım ve işe geldim. Umarım parti iyi geçiyordur.
Pazar, Nisan 19, 2009
Haftasonu
Haftasonu tatilimiz gayet güzel geçti/geçiyor. Dün sabah uyanır uyanmaz evden çıktık, çünkü Ateş'in abisinin okulda folklor gösterisi vardı. Abisi efe kıyafeti giydi gösterisi için. Ateş de kaplan kıyafetini giydi. Öyle ya, madem abi farklı bir kıyafet giyiyor, Ateş de kaplan olabilir. Neyse, kahvaltımızı da yolda yemek üzere yanımıza alarak okula gittik. Gösteri başlayana kadar Ateş kaplan haliyle etrafta dolaştı. Çevredeki herkes bayıldı Ateş'in o haline. Bazıları birbirine gösterdi, bazıları yanağından makas aldı, bizimki de mutlu oldu tabi.
Gösteri başlayınca Ateş ilk başlarda hevesle seyretti, ama abisinin sırasının gelmesi için 2 saat bekleyince sabrı taştı tabi. Neyse ki yanımda s-ünger b-ob boyama kitabı ve boyama kalemleri vardı. Bir süre onlarla oyalandı. Sonra yiyecek birşeylerle birazcık vakit geçirdi. Ama bu arada her gösteri sonunda çılgınca alkışlamayı ihmal etmedi.
Abisinin gösterisi bitince de ikisinin isteği üzerine hemen eve dönmek üzere ordan ayrıldık. Geri kalan zamanı evinde huzur içinde geçirdi Ateş, akşam yemeğini yiyemeden 19.30'da uyuyakaldı. Hafta içi 23.00-23.30'dan önce uyumayan çocuk, gün içi aktiviteleri ve öğle uykusuna yatmaması nedeniyle erkenden uyuyakaldı. Gece beni 4 kez ağrıyan ayağını ovdurmak için, iki kere de k-aka için uyandırdı. Sonra sabah birlikte keyifle uyandık.
Fotoğraf cuma gecesinden. Ateş abisinin kıyafetini deniyor.
Gösteri başlayınca Ateş ilk başlarda hevesle seyretti, ama abisinin sırasının gelmesi için 2 saat bekleyince sabrı taştı tabi. Neyse ki yanımda s-ünger b-ob boyama kitabı ve boyama kalemleri vardı. Bir süre onlarla oyalandı. Sonra yiyecek birşeylerle birazcık vakit geçirdi. Ama bu arada her gösteri sonunda çılgınca alkışlamayı ihmal etmedi.
Abisinin gösterisi bitince de ikisinin isteği üzerine hemen eve dönmek üzere ordan ayrıldık. Geri kalan zamanı evinde huzur içinde geçirdi Ateş, akşam yemeğini yiyemeden 19.30'da uyuyakaldı. Hafta içi 23.00-23.30'dan önce uyumayan çocuk, gün içi aktiviteleri ve öğle uykusuna yatmaması nedeniyle erkenden uyuyakaldı. Gece beni 4 kez ağrıyan ayağını ovdurmak için, iki kere de k-aka için uyandırdı. Sonra sabah birlikte keyifle uyandık.Pazar kahvaltısından sonra, bir süre evde vakit geçirdik. Sonra birkaç gün sonra başlayacak sirk gösterisi için haftaya cumartesiye bilet almak üzere evden çıktık. Lunaparkta eğlendik biraz.
Balıkçıya uğrayıp biraz balık aldık. Bana ordaki balıkları tek tek tanıttı Ateş. Hatta balıkları eline alıp inceledi her zamanki gibi. Sonra hamburgercide yemek yedik, akülü arabalara bindi Ateş, otoparkta babasıyla araba yıkadı. Bu arada araba yıkarken suyu bol bol harcamadıklarını, bir kovaya su doldurup onunla yıkadıklarını belirtmem gerek. Eve döndük, küvette havuz yaptı, tam 1 saat. Balıklarıyla oynadı küvette. Banyosunu yaptı, kururken s-ünger b-ob seyretti. Oyun oynamaya devam ediyor.
Balıkçıya uğrayıp biraz balık aldık. Bana ordaki balıkları tek tek tanıttı Ateş. Hatta balıkları eline alıp inceledi her zamanki gibi. Sonra hamburgercide yemek yedik, akülü arabalara bindi Ateş, otoparkta babasıyla araba yıkadı. Bu arada araba yıkarken suyu bol bol harcamadıklarını, bir kovaya su doldurup onunla yıkadıklarını belirtmem gerek. Eve döndük, küvette havuz yaptı, tam 1 saat. Balıklarıyla oynadı küvette. Banyosunu yaptı, kururken s-ünger b-ob seyretti. Oyun oynamaya devam ediyor. Cuma, Nisan 17, 2009
Bugün
Bugün Ateş için de, benim için de kötü bir gün oldu. Ateş okulda kötü bir gün geçirmiş, ben de işte (aslına bakarsanız hepsi de önemsiz şeyler, kötü günümüz böyle olsun). Neyse ki bugün cuma, çok sevindik haftasonu tatili için.
Kötü başlangıçtan sonra, birkaç gün önce Ateş'le aramızda geçen dialogu yazmak istiyorum. Sabah kahvaltı sırasında benden 3 tane kitap okumamı istedi. Ben de biran önce kahvaltıyı bitirip okula/işe gitmemiz gerektiğinden, "oğlum üçünü birden nasıl okuyum, fazla olmaz mı" dedim. Bana "anne, üçünü aynı anda oku demedim ki, önce birini oku, sonra birini, ondan sonra da en sonuncusunu" diye yanıt verdi. Dakikalarca güldüm.
Fotoğraf birkaç hafta önce gittiğimiz bir lokantanın bahçesinden. Ördeklere ekmek atarken çok eğleniyor.

Çarşamba, Nisan 15, 2009
Kandırıldım
- Ateş dün beni kandırdı. Yani kandırdığını düşündü. Haftasonu hafif bir ateşli hastalık geçirdi. Ama genel durumu gayet iyiydi. Pazartesi okula ateşölçeri ve ilaçlarıyla gitti, ama hiç problem olmadı ve çok eğlenmiş olarak aldım okuldan. Dün sabah uyandığında ise hemen "okul var mı" diye sordu. Var, deyince mızıldanmaya başladı, "anne ben kendimi çok kötü hissediyorum, kusmak üzereyim" diye ağlamaya başladı. Önce okula gideceğiz, diye kararlı davrandıysam da sonra ne kadar çok evde kalmak istediğini görüp dayanamadım. "Peki, madem hala hastasın, o zaman bugün okula gitme,ben öğretmenine söyleyim" dedim. Yani taviz vermiş oldum. O kadar güzel rol yapıyordu ki, o haline gerçekten dayanamadım. Biliyorum, bu iş bana geri dönecek, okula gitmek istemediği hergün "kusmak üzereyiiiiim" diye ağlayacak. Ama ne yapayım, "peki evde kal" deyince o kadar çok sevindi ki, hemen ablasıyla oyun planları yaptı. Hastalığını anında unuttu. Böylece ben de isteyerek kandırılmış oldum. Bugün okula çok mutlu bir şekilde gitti, okuldaki tavşana salatalık götürdü. Söylediğine göre tavşan salatalığı hapır hupur yemiş.
- Geçtiğimiz hafta içinde Ateş ve bir arkadaşı okulda dağılmış yapbozları topladıkları için 6 yaş öğretmeninden 6 yaş çiçeği almışlar. Bütün okulda sadece ikisi. O kadar çok sevinmiş ki, heyecanla anlattı hepimize. Altı yaş çiçeği de renkli kartondan kesilmiş bir çiçek, üzerinde de Ateş yazıyor.
- Son günlerde resim yapma merakı başladı. Çok güzel resimler yapıyor. Özellikle her türlü balık, deniz yıldızı, denizanası, güneş resimlerini çok güzel yapıyor.
- Muhtemelen laktoz intoleransı nedeniyle günde 2-3 kez k-aka yapıyor. Bu seanslar aynı zamanda oyun zamanlarına dönüştü. K-aka yaparken ya top oynuyoruz (çoğunlukla), ya resim yapıyor, ya da s-ünger b-ob seyrediyor. Yeri gelmişken s-ünger b-ob ilgisinin artarak devam ettiğini de söylemeliyim. Sadece seyretmekle kalmıyor, aynı zamanda kitaplarını okumama da bayılıyor.
Pazartesi, Nisan 06, 2009
Son Durumlar
Epeydir yazı yazamadım, ama durumlar iyi. Demir tedavisine başladık, Ateş'in iştahında artma gördük. Bu durum çok kötü bir kısır döngü oluşturuyor aslında. Yemedikçe anemisi derinleşiyor, anemi ilerledikçe iştahı azalıyor ve yemiyor. Neyse, umarım bu döngüyü kırmışızdır. Çünkü bu durum beni çok rahatsız etti. Şimdi akşam yemeklerinden sonra ilacını alıyor. İlaçtan hemen sonra dişlerini temizlememiz gerekiyor, çünkü dişlerini boyuyormuş. Aslında yemekten 1-1.5 saat önce veriliyor ilaç, ama ilk akşam Ateş'te şiddetli bir karın ağrısına neden olduğu için yemeklerle birlikte vermeye başladık. Şimdilik problemimiz yok. Akşam yemeklerinde özellikle demir ağırlıklı yemek hazırlamaya çalışıyorum. Kalsiyumla demiri zaten hep birarada vermemeye gayret ettim. Şimdi de ayrı ayrı vermeye çalışıyorum.
Ateş'in keyfi yerinde. Okulda çok eğlendiğini söylüyor hep. Zaten onu almaya gittiğimde de bana heyecanla birşeyler anlatıyor. Yine de cuma olup da eve döndüğümüzde "iki gün tatil var, oleyyyy" diye bağırıp seviniyor. Sanki giderek tatlılaşıyor. Acaip tatlı bişey oldu, konuşması, şarkılar söylemesi beni bitiriyor. Çok güzel sohbet edebiliyoruz. Çocuğun bebeklik aşamasından ziyade, karşılıklı konuşup anlaşabildiğimiz bu dönemlerini daha çok sevdim ben. Çok güzel ve çok rahat muhabbet edebiliyoruz.
Zaman çok çabuk geçiyor. Kreşteki (bizim deyimimizle oyun okulundaki) ilk yılını tamamlamak üzere Ateş. Bazen büyümesini hiç istemiyorum. O kadar tatlı, o kadar akıllı ki. Haftasonu bana bir dolu balık çizdi Ateş. Fotoğraflarını çektim. Bir sonraki yazıda ekleyeceğim. Herbiri birbirinden güzel.
Ateş'in evden çıkmama isteğinin bir sebebi, dönüşte elini yıkamak istememesiymiş. Bu benden kaynaklanıyor. Dışarıan dönünce elimizi yıkamamız gerektiğini hep ben söylüyordum. Şimdi bunu askıya aldık. Bir süreliğine de olsa, dışarıya daha kolay çıkmasını sağlayacaksa, bu işten vazgeçeceğiz.
Ateş'in keyfi yerinde. Okulda çok eğlendiğini söylüyor hep. Zaten onu almaya gittiğimde de bana heyecanla birşeyler anlatıyor. Yine de cuma olup da eve döndüğümüzde "iki gün tatil var, oleyyyy" diye bağırıp seviniyor. Sanki giderek tatlılaşıyor. Acaip tatlı bişey oldu, konuşması, şarkılar söylemesi beni bitiriyor. Çok güzel sohbet edebiliyoruz. Çocuğun bebeklik aşamasından ziyade, karşılıklı konuşup anlaşabildiğimiz bu dönemlerini daha çok sevdim ben. Çok güzel ve çok rahat muhabbet edebiliyoruz.
Zaman çok çabuk geçiyor. Kreşteki (bizim deyimimizle oyun okulundaki) ilk yılını tamamlamak üzere Ateş. Bazen büyümesini hiç istemiyorum. O kadar tatlı, o kadar akıllı ki. Haftasonu bana bir dolu balık çizdi Ateş. Fotoğraflarını çektim. Bir sonraki yazıda ekleyeceğim. Herbiri birbirinden güzel.
Ateş'in evden çıkmama isteğinin bir sebebi, dönüşte elini yıkamak istememesiymiş. Bu benden kaynaklanıyor. Dışarıan dönünce elimizi yıkamamız gerektiğini hep ben söylüyordum. Şimdi bunu askıya aldık. Bir süreliğine de olsa, dışarıya daha kolay çıkmasını sağlayacaksa, bu işten vazgeçeceğiz.
