Cumartesi, Mart 31, 2012

Arkadaşının Doğumgünü

Ateş'in sınıf arkadaşlarından yakınımızda olanlarla çoktan tanıştık, ara ara çocuklarla ya da onlarsız biraraya geliyoruz. Bundan çok memnunum. Bugün daha uzaktaki bir arakadaşının doğumgünü vardı .....'da. Biz de tenis dersimizi iptal edip doğumgününe gittik. Cengiz tek baba olunca pek mutlu olmadı ama Ateş arkadaşlarıyla çok iyi vakit geçirdi. Ben de daha önce hiç tanışmadığım annelerle tanıştım. Çok iyi oldu. Ateş'i kendi arkadaş ortamı içinde görmek çok hoşuma gidiyor. Parti bitince eve döndük. Bugün kendi parasıyla aldığı Star Wars kılıcıyla oynuyor. Ödevler bitti.

Cuma, Mart 30, 2012

Bateri

Ateş'in baterisi geldi salı günü. Babası hemen montajını yaptı. Ateş bateriyi çok sevdi. O günden beri her akşam mutlaka bateri çalıyor. Neyse ki kulaklıkla çalma fonksiyonu var, yoksa apartmandan kovulurduk herhalde. Şu anda da babasıyla bateri kursunda. Umarım hevesi çabuk geçmez.

Pazartesi, Mart 26, 2012

Torun

Geçen cuma sabahı, ben onu uyandırmadan erkenden uyandı Ateş. Bizim yanımıza geldi. "Anne, ilerde benim çocuğum olduğunda, ben işe gittiğim zaman, çocuğum kreşe gidecek kadar büyümediyse, ya da hastaysa falan ona sen bakar mısın" dedi. Benim de babasının da torunumuza bayılarak bakacağımızı anlattım tabi ki. Yaz tatillerinde de severek bakacağımızı söyledim. Bunun için karısının onayının olması gerektiğini de ekledim. Şimdilik onu hiç hesaba katmıyor. Gerçekten böyle bir şey olursa ne kadar çok mutlu olurum. 


Haftasonunun büyük kısmını açık havada arkadaşlarıyla oynayarak geçirdi, çimlerde yuvarlandı, koşmaca oynadı, tenis oynadı. Evde olduğumuz zamanlarda da Star Wars tekrarlarına devam etti. Babası Ateş'e ve abisine şeffaf kutular aldı. Ateş kendi kutusunu "önemli şeyler kutusu" yaptı. İçine kendince önemli şeylerini koydu. Haftasonu güzel geçti.

Perşembe, Mart 22, 2012

Koro

Bugün Ateş'in okulunda müzik dersinin gösterisi vardı. Heyecanla erkenden gidip oturduk. Ateş koroda sahneye çıktı. Çok güzel iki şarkı söylediler. Hareketlerle şarkıya eşlik ettiler. Ateş çok hevesle ve tüm beden hareketleriyle katıldı şarkılara. Ben bir yandan elimi sabit tutup kameraya kaydederken, bir yandan da yanaklarımdan süzülen yaşlara engel olamadan oğlumu seyrettim. Sonra abiyi de alıp eve döndük. Banyo, yemek, ödev üçlüsü bitti, Star Wars seyrederek oyun oynuyor şu anda. 


Okulda yapılacak okuma bayramında sınıfça sunacakları dramada önemli bir rolü var Ateş'in. O yüzden artık rolünü de çalışmaya başlayacağız. 


Bugün Ateş'in piyanosunu kendi onayıyla sattık, onun yerine biraz da fark vererek kendi istediği gibi bir bateri alacağız. Galiba piyano bizim (özellikle de benim) isteğimizdi, bateri tamamen kendi isteği. Tabi ki önemli olan kendi sevdiği ve istediği müzik aletini çalması. Bateri dersinden şimdilik çok mutlu, çok severek gidiyor, isteyerek çalıyor. Aslında ben yine de piyanoyu satmak istemiyordum, ama Cengiz beni, Ateş'in ilerde de sevdiği ve ilgisinin olduğu bir müzik aletini çalmasının iyi olacağı ve baterinin her açıdan daha iyi olduğu gerekçesiyle ikna etti.

Cumartesi, Mart 17, 2012

Teşekkür

Ateş biraz önce banyo yaparken, büyüyünce ünlü olursa bize teşekkür edeceğini söyledi. Eğer şarkıcı olursa benim için şarkı yazacak ve söyleyecekmiş. Ressam olursa benim için resim çizecekmiş. Ödül alırsa "bunu annemle babama borçluyum falan" diyecekmiş. 


Bu arada ilk kez, tabi ki abisinin sayesinde maç izliyor Ateş. O abisiyle birlikte Galatasaray'ı tutuyor, ben onlara karşı Fenerbahçe'yi. Ateş'le iddiaya girdik, Fenerbahçe kazanırsa ben Ateş'i 20 kez öpeceğim. Galatasaray kazanırsa ben Ateş'e bir hafta boyunca hiçbir şey söylemeden su vereceğim. Çünkü nerde ve nasıl olursa olsun, suyunu sürekli benden istiyor, ben uygun değilsem bekliyor, yine de kendi almıyor. Ben de ısrarla kendi suyunu kendisinin almasını söylüyorum.

Pazartesi, Mart 12, 2012

Bateri ve Haftasonu

Ateş tamamen kendi isteğiyle iki haftadır bateri kursuna başladı. Abisinin gitarı için pena almak üzere bir müzik mağazasına uğradığımızda "ben işte bundan çalmak istiyorum" dedi. Abinin gitar dersleriyle yeniden gaza gelen Cengiz, tam o günlerde gitar dersi almaya başlayacaktı. Hem kendisi için gitar, hem de Ateş için bateri kursu ayarladı aynı yerde. Bu cuma akşamı ikinci kez gitti Ateş, ve tek kelimeyle bayıldı. Okuldan geldiğinde genellikle hiçbir yere gitmek, hiçbir şey yapmak istemez, biz de götürmüyoruz zaten. Ama buna kendisi isteyerek gidiyor ve geldiğinde hevesle olanları anlatıyor. İlk 2 derste, kendi ifadesiyle 20 derslik konu bitirmişler. Öğretmeni de çok memnunmuş. Böylece bir erkek grubu kuracaklarmış, gitarda abi ve baba, bateride Ateş. 
Haftasonumuz yine hareketli ve güzel geçti. Cumartesi tenis ve arkadaşlarıyla oyun, pazar ise önce babaannelerde kahvaltı, ardından kalabalık bir grupla çoluk çocuk merdivenlerle inilen bir mağaraya yolculuk. Çocuklar için süper eğlence oldu, kendilerince büyük macera yaşadılar. Deve gezisi bile yaptılar  (bizimkiler tecrübeliydi, 2-3 sene önce de aynı geziyi yapmıştık, Pelin hatırlıyorsun değil mi?). Ateş gezi sırasında hiç mızıldanmadan kendi kendine indi çıktı. Gezinin ardından yemek için gittiğimiz yerde tam 7 çocuk saklambaç oynadılar. Tabi ki aralarda şımarıklıklar yaramazlıklar yaptı bizimki ama, günün sonunda çok iyi vakit geçirmiş olarak eve döndük. 
Bir de bu haftasonu evdeki geri dönüştürülebilir maddelerden bir uzay aracı yapma ödevi vardı Ateş'in. Babasıyla birlikte çok güzel bir roket yaptılar, ama nasıl olduysa fotoğrafını çekmeyi unutmuşum.

Cuma, Mart 02, 2012

Servis ve Hastalık

Ateş'i sabahları servise babası ve ben beraber indiriyoruz. Ben baştan beri elimle servise yerleştirmek istediğim için, babası da zaten o saatte işe gittiği için hep birlikte indik. Okul dönüşünde ben zaten Ateş'i karşılıyorum, babası da çoğunlukla gelmiş oluyor, yani yine ikimiz birlikte Ateş'i servisten alıyoruz. Aslında biraz komik oluyor, farkındayım, ama en azından gelecek seneye kadar böyle gider diye düşünüyordum. Geçen hafta bir sabah Ateş bana "anne, sen ne zaman beni servisten karşılamamaya başlayacaksın" diye sordu. Arkadaşları birşeyler söylemiş olabilir, ya da diğer çocuklar daha büyük olduğu için tek başlarına biniyorlar, Ateş de onlara özenmiş olabilir. Her neyse, çocuk biraz sıkılmış belli ki. Ben de bunun üzerine sabah Ateş'i babasıyla birlikte kapıdan uğurlayıp aşağıya inmemeye karar verdim. Şimdi yaklaşık bir haftadır pencereden Ateş'in servise binişini izliyorum, kendim inmiyorum, babası bindiriyor. Ama okul çıkışı onu almaya devam ediyorum. Belki seneye daha başka şeyler düşünürüz.
Ateş okul açıldığından beri hiç devamsızlık yapmamıştı. Ara ara hastalansa bile, yanına ilaçlarını koyup gönderdik okula. Ama salı akşamı hastalandı, bu sefer zor düşen dirençli bir ateşi oldu. Ayrıca halsizlik ve yorgunluk da olunca okula gönderemedik. Çarşamba ve perşembe günü okula gitmedi. Dün daha iyiydi, bugün okula gitti. Ödevlerini web sayfasından takip edip söyledim, evde yaptı.
Lilypie Kids Birthday tickers