Perşembe, Mayıs 27, 2010

İyi ki doooğdun Aaaaateeeeeş

Canım oğlumun doğumgünü bugün. 5 yaşını bitirip 6. yaşına girdi. Çooooook mutluyuz, nice nice mutlu, sağlıklı, huzurlu, neşeli yılları olsun Ateşkomun. Kendi deyimiyle artık bugünden itibaren "tatlı" değil, "yakışıklı" olacakmış. Büyümüş ya, büyükler tatlı olmazmış, yakışıklı olurmuş.
Ateş'in doğumgünü bu sene de yine k.utlu doğum haftaları gibi oldu. Geçen hafta Pelin Teyzesi, anneannesi ve dedesi geldiler, hatta gittiler bile. İlk kutlamamızı onlarla yaptık. Onlar burdayken keyfi çok yerindeydi Ateş'in. Etrafta sürekli onunla oyun oynamaya can atan birileri olunca hep oyun oynadı. Pelin teyzesiyle bankamatikli monopoly, dedesiyle koridorda futbol oynadı bol bol. Giderken Pelin teyzesi, "telefonda konuşuruz Ateş" deyince, ona "ama telefonda oyun oynayamayız ki" dedi. İlk kutlama için GS'li pasta seçti.
İkinci kutlamamızı bugün okulda yaptık. Fotoğraftaki yılanlı pastayı beğendi Ateş. Sınıf arkadaşları için küçük hediye paketleri hazırladık. Üzerinde Ateş yazan kurabiyeler pişirdik. Sadece sınıf arkadaşlarına yaptığımız kurabiyelerin üzerinde çocukların kendi isimleri yazıyordu. Diğer bütün kurabiyeler "Ateş" diye damgalandı. Önce dans yarışmaları, oyunlar, eğlenceler, üzerine de pasta ile çok güzel bir kutlama daha yaptık.
Üçüncü ve bu seneki son kutlamamızı bu sefer bizim arkadaşlarımızla cumartesi sabahı yapacağız. Ateş'in abisiyle ortak kutlaması olacak.

Pazar, Mayıs 16, 2010

Bugün

Çooook eğlendi Ateş. Bir okulun deniz kenarındaki kampüsünde düzenlenen uçurtma şenliğine gittik. Ateş'in sınıfındaki çok sevdiği arkadaşı Koza da tesadüfen ordaydı. Ateş hem onunla, hem arkadaşlarımızın çocuklarıyla, hem de orda tanıştığı çocuklarla çok güzel oynadı, çok eğlendi, çok zıpladı, çok baloncuk yaptı, çok kirlendi. Ama nasıl kirlenmek, gözlerinin çevresi, kulaklarının içi bile toprak olmuştu. Bunlar yetmedi, İpeklerin yakındaki evlerine gittik ordan çıkınca. Bir dolu çocuk bu sefer evde ve bahçede oynadılar. Ateşko yine çıldırdı, güldü, eğlendi, koştu, tırmandı. Nefis bir gün geçirdi. Akşam eve dönerken yolda uyuyakaldı. Şimdi yatağında mışıl mışıl uyuyor. Neyse ki, İpeklerde banyo yaptırmıştım.

Cumartesi, Mayıs 15, 2010

Bugün

Çok yaramazdı Ateş. Abisinin okulunda bir köpek gösteri günü düzenlenmişti. Gittik, bahçede güzel bir gün geçirdik aslında. Ama Ateş'in günün sonuna doğru sıklığı artan yaramazlıkları yüzünden eve döndüğümüzde sinir içindeydim. Benim bütün gün yaptığım uyarıları hiç dinlemediği için, ben de şimdi onun benden istediklerini yapmıyorum. Banyoda kendi kendini yıkamasına (son 3 gündür ben yanında duruyordum, o kendini yıkıyordu) izin vermedim. Bir de koridorda futbol oynamak istediğinde reddettim. Neden reddettiğimi de kendisine anlattım, umarım anlamıştır minik yaramaz.

Cuma, Mayıs 14, 2010

Ateş'in Konukları ve Göz Muayenesi

Dün akşam Ateş'in okulundan arkadaşları Cem ve Mehmet Eren, tabi ki aileleriyle bize geldiler. Ateş ikisiyle de çok iyi arkadaş. Zaten çooook güzel oynadılar. Çılgınca koşup eğlendiler. Cem'in ailesiyle tanışıyorduk, ama Mehmet Eren'in ailesiyle dün akşam tanıştık. Ortak konu çocuklar olunca hiç yabancılık çekilmedi, gayet güzel sohbet ettik. Konuklar gidince Ateş de çok eğlendiğini ve iyi vakit geçirdiğini söyledi, daha da mutlu oldum. Okuldan eve geldiğinde çok sabırsızdı, sürekli "ne zaman gelecekler" diye sordu. Annelerinden ve öğretmenlerinden duyduğum kadarıyla Cem ve Mehmet Eren de çok heyecanla beklemişler bize gelecekleri zamanı. Birkaç gün önce de alt kattaki İpek, ödevlerini erken bitirip bize Ateş'le oynamaya geldi. Onunla da çok iyi anlaşıyor Ateş. Çok güzel oynadılar. Bizim gibi çocukların da bazen karşılıklı kimyaları tutuyor, ya da tutmuyor. Bu çok doğal.
Dün göz muayenesine gittik yine. 6 ay geçmişti bir önceki muayeneden sonra. Zaten gitmemiz gerekiyordu. Bir de çarşamba akşamı gözlüğünü temizlerken Cengiz, çerçevesi kırılınca dün gitmemiz zorunlu oldu. Neyse ki, yine hiç ilerlememiş astigmatı. Damlasız, kısa bir muayene ile işimiz bitti. Ömür'ün (Ömür de Ateş'in çok çok iyi anlaştığı çocuklardan bir tanesi) annesi Ayça Teyze işimizin çok kısa sürede bitmesini sağladı sağolsun. Neyse önümüzdeki 6 ay için göz sıkıntımız yok.

Cuma, Mayıs 07, 2010

İlk Kalıcı Diş, Hayvanat Bahçesi ve Anneler Günü

Üç konu birarada. Ateşkonun yaklaşık 3 hafta önce ilk kalıcı dişi çıktı. Bir akşamüstü üst çenede bir dişetinden şikayetçi oldu. Ağzına baktığımızda orda fazladan bir diş çıktığını farkettik. Önceden saymıştım. Süt dişlerinin 20 tane olması gerekiyor ve Ateş'in 20 tane vardı. O akşam sayınca 21 olduğunu gördüm. Zaten ilk çıkan kalıcı dişler azı dişleri oluyormuş. Bir aşama daha büyüdü gibi geliyor bana. Önümüzdeki aylarda herhalde ön dişleri sallanıp düşmeye başlayacak.
İkinci konumuz geçen haftasonu gittiğimiz Gaziantep H.ayvanat B.ahçesi. Uzuuun süredir gitmek istiyorduk. Nihayet gitmeyi başardık. Şanssızlık eseri bol yağmurlu bir haftasonu olduğu, yolda inanılmaz bir yağmura maruz kaldığımız, hatta lastiğimizin patladığı bir gezi olsa da sonuçtan çok memnun kaldık. Yaklaşık 3 saatte gezdiğimiz hayvanat bahçesi yeşil, temiz ve hayvanlara bol alanın bırakıldığı çok güzel bir hayvanat bahçesiydi. Ayrıca yemekler de tabi ki ilgi alanımıza girdi. Ateş en çok yuvarlama çorbasını sevdi. Hatta bayılmış, öyle diyor. İki tabak yedi. Ben de tarifini aldım. Oğlumun bu kadar sevdiği bir yemeği mutlaka yapmalıyım diye düşündüm. En kısa sürede deneyeceğim.
Son olarak anneler günü. Ateş birkaç gündür okulda bana birşeyler hazırlıyor. Ne olduğunu bilmiyorum. Bütün ısrarlarıma rağmen söylemiyor, takdir ediyorum. Bu akşamüstü de babasıyla birlikte hediye almaya gittiler. Benim için tamamen kendi iradesiyle iki hediye almış. Bir tişört ve bir ayakkabı. İkisi de inanılmaz güzel. Babası ısrarla ikisini de direk Ateş'in seçtiğini söylüyor. Ateş demek ki, klasik erkekler gibi değil, babası gibi güzel hediye seçen bir erkek olacak. Okulda yaptığı hediyeyi ise pazar günü verecekmiş. Daha önce kesinlikle göstermeyecekmiş. Hediye alışverişi sırasında babasına "Annemin en çok sevdiği şey benim. Üzerinde benim olduğum bir hediye alalım" demiş. Çok doğru, beni hayatta ennnnn çokkkkk mutlu eden şey Ateş. Çok sevdiğim bir adamla evliyim, çok severek yaptığım bir işim var, yine de hiçbir şey beni Ateş kadar mutlu edemez. İyi ki, iyi ki, iyi ki Ateş benim oğlum.
Lilypie Kids Birthday tickers