Cumartesi, Ekim 31, 2009

Karışık konular...


Öncelikle sinema maceralarımızla başlayalım. Son 3 günde iki kez sinemaya gittik. Birisi "Up" filmi idi. Çok güzeldi. Hatta öyle duygusal sahneleri vardı ki, ben gözyaşı dökmekten helak oldum. Diğeri ise "Okyanus" isimli belgeseldi. Biraz önce izledik, eve yeni döndük. 3 boyutlu çok güzel çekimleri olan bir belgeseldi. Ateş'in oyuncağı olan bir sürü balığın gerçek halini gördük. Ateş ilgiyle izledi. Benim tanımadığım bütün balıkları tanıyordu.
29 Ekim Cumhuriyet Bayramı için çarşamba günü okullarını bayraklarla ve balonlarla süslediler. Bir de hep birlikte şu şiiri okudular:
Cumhuriyet bayramı
Geldi bize ne mutlu
Bayraklarla donattık
Güzel okulumuzu
Sokaklarda evlerde
Al bayrak dalgalanır
Onun o al rengini
Bütün bir dünya tanır

Öğretmeni bu şiiri bize vererek önceden çalışmamızı istedi. 2-3 tekrardan sonra bizimki baştan sona öğrendi ve beni şaşırttı.

Aşağıdaki resimi Ateş geçen haftasonu yaptı. Minicik bir kağıda çabucak yaptığı bu resmi ben çok beğendim. Bu arada artık okuldan ara ara ödev vermeye başladılar. Çizgi çizmek, 1 ya da 2 yazmak gibi. Bizimki umut vaadediyor. Ödevleri çabucak yapıp oynamaya devam ediyor. Umarım ilerde de böyle olur.

Aşağıdaki fotoğraf ise, birkaç hafta önce gittiğimiz Çin lokantasından. Ateş çubuklarla yemek yemeyi merak ettiği için gitmiştik. Çubuklarla çok severek noodle yedi, hatta evde ara sıra kullanmak üzere çubuklardan aldık.

Cumartesi, Ekim 17, 2009

Aç-kapa, aç-kapa

Bu sabah kahvaltısını yapmak için masaya oturan Ateş "aç-kapa diyelim" diye tutturdu. Ne olduğunu ikimiz de anlamadık. En sonunda bunun ne olduğunu bize kendisi anlattı. Okulda yemekten önce şöyle diyorlarmış:
Aç-kapa, aç-kapa
Eller masanın altına
Yediğimiz can olsun
İçtiğimiz kan olsun
Hepimize afiyet olsun.
Bunu söyleyince biz de Ateş'i yedik.

Perşembe, Ekim 15, 2009

Tom ve Jerry

Caillou'dan sonra, son günlerde de bizim çocukluğumuzun bayıldığım çizgifilmi Tom ve Jerry favorileri arasına girdi Ateş'in.

Keyfimiz yerinde. Yaramazlık yaptığı da oluyor tabi ki sıklıkla. Fakat biz ona yaramazlığı için kızınca o da bize kızıyor yaptığımız yaramazlıklardan ötürü. Okula gitmek nihayet bir problem olmaktan tümüyle çıktı. Bu arada dün okulda Koza'yla evlenmeye karar vermişler. Koza Ateş'e "evlenelim mi" demiş. Ateş de "tamam" demiş. Ama ikisinin kendi aralarında bu konuyu konuştuklarını duyan yaramaz Erinç, gidip bu sırrı (!) öğretmene söylemiş. Neyse ki öğretmen tepki vermemiş. Erinç'in yaramazlık planı böylece bozulmuş. Birkaç gün önce de Erinç, sabah sporu sırasında Ateş'i itip düşürdüğü için ceza almış, onun sürpriz şekerini de Ateş'e vermişler.

Hafta içi zaman zaten çok çabuk geçiyor. Haftasonu da bazen evde bazen dışarıda aktiviteler yaparak geçiriyoruz. Geçen pazar gününü, sabah açık havada kahvaltıya gittiğimiz yerde geçirdik, öyle ki eve döndüğümüzde hava kararmak üzereydi. Artık Ateş'in evde kalma takıntısı kayboldu. Çok rahatlıkla dışarı çıkıyor. Okuldan aldıktan sonra, bütün gün evden ayrı olduğu halde başka yerlere gidiyor bizimle. Hatta, son zamanlarda akşam yemeğinden sonra kahve ve tatlı seansı için birkaç kere S.tarbucks'a gittik. Hiç problemsiz, hatta keyif alarak geldi bizimle. Yanımıza çıkartma kitaplarını götürüyoruz. Açık havada, favorisi olan mozaik pastayı yiyerek çıkartmalarını yapıştırıyor.

Dün sabah okula giderken bir çimento karıştırıcının yanından geçtik. "Ateş, sence bu çimento karıştırıcı ne işe yarıyor" diye sordum. "Eee, çimenleri karıştırıyor tabi" diye yanıtladı. Beyefendi böyle süper komik şeyler söylediğinde gülersek gururu çok kırılıyor. O yüzden gülmemi zorla erteleyerek ona doğrusunu anlattım.
Lilypie Kids Birthday tickers