Ateş bu haftasonunun nerdeyse tamamını açık havada geçirdi. Cuma akşamı babasının zorlamasıyla ödevlerini bitirdi. Ben ödev yapmayı teklif ediyorum, ama biraz dinlenmek veya biraz oyun oynamak istediğini söylediğinde itiraz edemiyorum. Böyle olunca da iş uzadıkça uzuyor. Cengiz ise Ateş'i biraz zorluyor. Ödevleri açıp önüne koyuyor (haftaiçi ben de bu yöntemi uyguluyorum), ya da ödevleri okumaya başlıyor. Bizimki başta itiraz etse de sonra durumu kabullenip ödevlerini bitiriyor. Aslında inanılmaz sorumluluk sahibi bir çocuk. Ama her çocuk gibi ne kadar kaytarsa o kadar seviniyor. Cuma akşamından ödev biterse aslında kendisi de çok mutlu oluyor, iki gün rahat ediyor. Hafta içi günlerde de banyo ve ödeve başlamada sıkıntısı var. İkisine de bir başlarsak, çok kısa sürede bitiriyor, ama başlamak mesele.
Neyse, bu cuma akşamı ödevler bitti. Cumartesi, öğretmeninin işi nedeniyle tenis dersi iptal oldu. Zaten Ateş'in de iki arkadaşının birarada doğumgünü partisi vardı. Birlikte oraya gittik. Ateş başta kızların doğumgünü diye gitmek istemedi, ama erkek arkadaşlarının da geleceğini söyleyerek ikna ettim. Zaten gidince de çok eğlendi. Önce biraz evde kudurdular, sonra bahçeye fırladılar. Bir süre sonra bir sihirbaz geldi ve evde çocukları eğlendiren bir gösteri yaptı. Gösteriyi izleyen anneler olarak biz bile hayranlıkla seyrettik. Kesinlikle anlaşılamayan şekilde çok güzel bir gösteri yaptı. Bir kuş, bir balık, en sonunda da bir tavşan çıktı ortaya. Gösteriden sonra çocuklar bahçede bir oyun turu daha yaptılar. Çok eğlenceli geçen partiden sonra evimize döndük. Gelecek cumartesi de başka bir doğumgününe gideceğiz.
Pazar günü ise oldukça kalabalık bir grup arkadaşımızla (toplam 13 çocuk vardı) deniz kenarına pikniğe gittik. Ateş abisiyle birlikte Lili ve yavrularıyla oynadı uzun süre. Sonra arkadaşları gelince etrafta akşama kadar oyun oynadılar. Bazı çocuklar denize bile girdi. Biz de büyükler olarak götürdüklerimizi midelerimize indirdik. Piknikten dönüş yolunda Ateş arabada uyuyakaldı. Zaten çok yorgundu, dinlendi diye sevindim. Ama eve dönüp banyosunu yapıp, biraz film izleyip yatma vakti geldiğinde bu sefer uykusu gelmedi. Arada uyuduğu bir saatlik uyku, pilleri fazlasıyla şarj etti. Bu sefer sabah uyanamayacak diye endişelendi. Gözlerinden pıtır pıtır yaşlar döküldü. Ona sarılıp sakinleştirdim. Onu sabah mutlaka uyandıracağımı söyledim. Birlikte biraz televizyon seyrettik, sonra da büyük yatakta birlikte uyuduk.
Cumartesi, Mart 16, 2013
Dünya Haritası
Daha önce bloga yazıp yazmadığımı anımsamıyorum. Son aylarda Ateş dünya haritası ile çok ilgilenmeye başladı. Pek çok ülkenin yerini bizden çok daha iyi biliyor. Gittiği ve gelecekte gitmeyi planladığı yerleri gösteriyor. Ayrıca onların bayraklarını da büyük bir çoğunlukla biliyor. Hatta ara ara babasıyla beni bayrak sınavı yapıyor. Ben o anda bir kısmını öğrensem bile daha sonra unutuyorum. Ama Ateş'te şu sıralarda en aktif ilgi alanı dünya haritası ve bayraklar. Odasında kocaman bir harita ve birlikte yaptığımız 1500 parçalık dünya haritası puzzle'ı var. Ayrıca dünya ülkelerinin minik bayraklarından oluşan bir koleksiyonu var.
Cuma, Mart 08, 2013
Ayakkabı Alışverişi
Ateş'in ayak numarası şu anda 36 oldu. Yani benimle aynı. Hatta benim hamilelikten önce 35'ti. Sonra 36 olmuştu. Ama şu anda Ateş'le ayaklarımız aynı büyüklükte. Şubat tatilinde ona cırt-cırtlı (nasıl söylenir bilmiyorum) spor ayakkabı almıştım. Alırken bile ayağına tamdı, şu anda küçük geldiği ve ayağını sıkıştırdığı için giyemiyor. O zaman 35 numara almıştık. Çünkü cırt-cırtlıların daha büyük numarası yok. Neyse birkaç gün önce, Ateş benimle alışverişe gelmeyi reddedince (alışverişi hiçbir zaman sevmedi), kendi başıma ona ayakkabı almaya çıktım. Cengiz nasıl karar vereceğimi sorunca da, kendime deneyeceğimi söyledim. Gerçekten de kendime alırmış gibi deneyerek Ateş'e bağcıksız bir ayakkabı aldım. Bu da bu blogda kaydedilmiş olsun. Yakında daha da kocaman ayaklar göreceğim demek ki. Büyük ama yine de çok pofuduk ve çok güzel ayakları var.
Bu büyüklükte bağcıksız ayakkabı bulmak artık iyice zor. Artık bazı markaların ayakkabılarını internetten bularak almam gerekecek.
Bu büyüklükte bağcıksız ayakkabı bulmak artık iyice zor. Artık bazı markaların ayakkabılarını internetten bularak almam gerekecek.
