Çarşamba, Mayıs 02, 2007

Ateş'in Konuşması

Geçen haftasonu Ateş'in geveze bir zamanında, Cengiz kağıdı kalemi alıp karşısına oturdu. Her dediğini yazdı. Oğlum henüz anlamlı şeyler söylemezken bu kadar gevezeyse, gerçekten konuşmaya başladığında kimbilir neler olacak?
Bir yeni yaramazlık: Benim çorap çekmecemi açıp bütün çoraplarımı çılgınca dağıtıyor. Genelde Digiturk kartını kaçırıp yatağa fırlattıktan sonra bu işe girişiyor.

Pazartesi, Nisan 30, 2007

Yeni Yaramazlıklar

O kadar yaramaz ki, anlatamam. Sürekli evde bir yerleri karıştırmakla meşgul. Dün akşam mutfakta ona arkam dönük olarak sadece birkaç saniye başka bir işle uğraştım. Bir anda ortamda bir sessizlik oldu, arkamı döndüm ki, mutfak sandalyelerinden birinin üzerini boya kalemleriyle boyamış. Henüz onunla karşılıklı konuşmak ya da azarlamak da fayda etmiyor. Dün de odasındaki duvara köpek çıkartmalarından yapıştırdı.
Favori yaramazlıklarından biri de Digiturk kartını çıkarıp koşarak yatakodasına götürmek ve yatağa atmak. Bunu her yaptığında ben onu kovalıyorum, o da kahkahalar atarak kaçıyor. Bu yaramazlıkları yaparken o kadar sevimli ki kızamıyorum bile.

Cuma, Nisan 27, 2007

23 Nisan Kutlu Olsun

Geç olduğunu biliyorum ama olsun. Ateş'in az biraz da olsa aklının başında olduğu ilk 23 Nisan'dı geçtiğimiz pazartesi. Sabah abisinin okulundaki törene gittik. Törenin başında bütün çocuklar bir ağızdan İstiklal Marşı'nı söylerken gözlerim doldu. Sonra anasınıfı öğrencileri ve bütün ilköğretim çocukları dans gösterileri yaptılar. Kaan'ın gösterisini izledik. Kaan ritme en çok uyan çocuklardan biriydi. Ama Ateş gösteri boyunca ağlayarak abisini yanına çağırdı. Sürekli elleriyle gel işareti yaptı.
Öğleden sonra arkadaşlarla birlikte Ülkü'lerin evine gittik. Daha önce de yazmıştım, bahçeli çok güzel bir evleri var Ülkülerin. Ateş bahçede kumlarla, taşla, toprakla oynadı. Kovalamaca, saklambaç oynadı. Çok eğlendi. Fotoğraf bahçeden.
Nice güzel 23 Nisan'lara...

Perşembe, Nisan 26, 2007

Bezelye ayıklarken

Geçen haftasonu Ateş babasıyla birlikte bezelye ve barbunya ayıkladı. Önce bezelyeyi bir ucundan patlatıp açmayı, sonra da ikiye ayırmayı öğretti babası. İçinden bezelyeleri pıtır pıtır ayıkladı. Tabi bu aktivitenin hepsini kaydettim.
Artık arabalı yatağı var Ateş'in. Gündüz uykusunu artık kendi yatağında uyuyor, yatağını çok sevdi, ama geceleri sarmaş dolaş yatmaya devam ediyoruz.
"Baba"dan sonra söylediği en anlamlı kelime ise "bemevu (BMW)" oldu. Küçük sarı arabasının markası buymuş.

Pazartesi, Nisan 16, 2007

Bütün tırnakları baba kesiyor

Ateş'e göre çevresindeki herkesin tırnaklarını babası kesiyor. Çünkü kendisinin ve abisinin tırnaklarını babası kesiyor. Bu düşüncesini bu sabah öğrendim. Hamdiye ablası akşam kendi tırnaklarını keseceğini söyleyince Ateş direk baba diyerek onu babasına yönlendirdi. Çok güldüm. Tabi nerden bilsin herkesin tırnağını babası kesecek zannediyor.
Haftasonumuz iyi geçti. Cumartesiyi çoğunlukla açık havada, deniz kenarında geçirdik. Pazar günü ise öğleden önce abinin basket kursu için hep birlikte çıktık. Kaan basket oynarken, Ateş de bol bol kaydıraktan kaydı. Bu arada artık bütün kaydıraklardan kendisi kayıyor. Yardım etmek istersem beni itiyor. Ben sadece kayarak inme aşamasında yanında oluyorum o kadar. Kurstan sonra hamburgerci ve kitapçı gezileri yaptık. Ama öğle uykusu nedeniyle ağladığı zamanlar da oldu.
Fotoğraflarda bazı kitaplarımızdaki çıkartmaları yapıştırdığımız defterlerimizden görüntüler var. Bazısı hayvanlı, bazısı sözlük şeklinde, en sonuncusu ise en yenisi, arabalı.

Salı, Nisan 10, 2007

Kaan'ın Gözünden Ateş

Kaan fotoğraf çekmeyi çok seviyor. Ateş birkaç aylık bebekken çok güzel fotoğraflarını çekmişti. Geçen haftasonu da yine Ateş'in birçok fotoğrafını çekti. Hatta babasının ve kamerayı çevirip kendisinin fotoğraflarını da çekti. Kaan yakın plan çalışmayı seviyor. Çok güzel fotoğraflar oldu. Yandaki bir örnek.
Bu sabah Hamdiye ablası ve ben Ateş'in ayaklarını paylaştık. Sol ayağını ben aldım, sağ ayağını da ablası. Ateş'e "bunlar bizim olsun, tamam mı?" dedik. Başını sağa sola sallayarak "hayır" dedi. Bir yandan minik parmaklarıyla kendisini gösterdi, ayaklar onunmuş.

Perşembe, Nisan 05, 2007

Sıfır Kere Öp

Son günlerde en çok hoşumuza giden aktivite, Ateş'in parmaklarıyla sayıları göstermesi. Babası ona "seni 5 kere öpüyüm mü" diyor. Ateş kafasını sağa sola sallayarak hayır diyor. 4 kere öpüyüm mü, hayır. 3 kere öpüyüm mü, hayır. Peki kaç kere öpüyüm, diye sorunca minik elinin bütün parmaklarını kapatıyor. Babası "Sıfır kere mi öpüyüm" diye sorunca eveeeet diyor. Gülmekten ölüyoruz. Fotoğrafta ise geçen haftaki kurabiye yapma maceramız görülüyor. Eline kurabiye hamurunu verdim, kendi kendine şekilsiz kurabiyeler yaptı. Sonra onları yedik.
Lilypie Kids Birthday tickers