Cuma, Şubat 27, 2009

Geometrik sekiller

Ates'in okulda yeni ogrendigi sarki soyle:
Ben bir daireyim
Hic kenarim yok
Hic de kosem yoktur benim
Ben cok guzelim

Ben bir kareyim
Dort kenarim var
Dort de kosem vardir benim
Ben cok guzelim

Ucgen, elips vs icin ayni sekilde devam ediyor sarki. Cooook guzel soyluyor

Salı, Şubat 24, 2009

Balıklar

Ateş'in son zamanlardaki favori oyunu bu balıklarla oynamak. Hergün, ama hergün bıkmadan usanmadan, bizi de katarak bu oyunu oynuyor. Bu balıkların bir kısmı evde babasının yaptığı ve birlikte boyadıkları kil balıklar. Bir kısmı da değişik yerlerden alınan oyuncaklar. Bunlar da benim geçen cumartesi oyun hamurundan yaptığım balıklar. Ateş'le o gün saatlerce oyun hamuru oynadık, ben sıkılıp bıraktım, o oynamaya devam etti. Ben bu yaşıma kadar balıklardan hiç anlamadığım halde, oğlumun ilgisi nedeniyle balık çeşitlerini öğrenmeye başladım.

NOT: Pazar günü Ateş babasıyla yap-boz yaparken, "bu yap-bozları keşke yapıp da satsalarmış" dedi.

Cumartesi, Şubat 21, 2009

Saklanbaç

Biraz önce evde saklanbaç oynuyorduk. Ben banyoya saklandım. Ateş de harıl harıl beni arıyor. Bulamadı, en sonunda "anneee, nereye saklandıysan başını uzat da görüyüm" dedi. Ben de banyodan kafamı uzattım. Bana "anne, orda ne işin var?" dedi.

Cuma, Şubat 20, 2009

Anne-Babayı Kızdırmak



Biz önceki yazımda bahsettiğim resim çerçevesi.
Babası Ateş'in kendisine "salak" demesine çok kızıyor. Bunu duyunca üzüldüğümü söylememe rağmen devam ediyor. Aslında çocuğun da bir suçu yok. Babası da ben de kullanıyoruz. Çocuk da tabi ki duyduğunu söylüyor. Ben arada ağzımdan kaçan bu kelimeyi kullanmamaya çalışıyorum. Neyse, geçen pazar günü herşey yolundayken kendi kendine "salak baba" deyiverdi. Babası da daha önceden çok uyardığı için uzun bir süre kendisine küs kalacağını söyledi. Ateş ağlamaya başladı, bir yandan ağlıyor, bir yandan da babasına "baba kızgınlığın geçti mi" diye soruyordu. Babası da çok katı bir şekilde hayır dedi hep. O kadar çok üzüldüm ki, anlatamam. Ama aralarına girmek de istemedim. Bana "anne komik bişeyler söyle de babamın kızgınlığı geçsin" dedi. Ağlamaktan gözleri şişti. Tabi ki buna hiç dayanamayarak ben de ağladım. Sonunda babasına bir daha söylemeyeceğine dair söz verdi ve babası da onu affetti. Ateş'in modu anında düzeldi. Hemen gülüp oynamaya başladı. Olan bana oldu.
İkinci olay ise iki akşam önce yaşandı. Yemek yerken birden canı sıkıldı,üç çeşitli yemeği sevmediğini, çikolata yiyeceğini söyledi. Normalde o "doydum" dedikten sonra hiç ısrar etmiyorum. Ama hem aç, hem huysuzdu o gece. Bana kızdı, bağırdı. Yapılmaması söylendiği halde, başka yemek hazırlayabileceğimi söyledim. Hala bağırmaya devam etti, geldi vurdu. En sonunda odasına götürdüm, geri geldi. O ana kadar yerinde olan sinirlerim zıpladı, ben de ona bağırdım. Odasına kendi isteğiyle gitti, ışığı ve kapıyı kapattırdı. Odasının penceresinden bakıp ağlamaya başlamış. İçeriye kadar ağlama sesi geliyordu. Çok aşırı sinirlendim. Babası ile bana haber gönderip kızgınlığımın ne zaman geçeceğini sordu. Bir süre sonra geçeceğini söyledim. Bu sefer babasına beni güldürmek için birşeyler yapmasını söylemiş. Sonra yatağı ile duvarın arasına girip orda yüksek sesle ağlamaya devam etti. Tabi ki dayanamadım. Bütün bu olaylar 10 dakika içinde oldu. Gittim yanına, aldım kucağıma, sarıldık uzun uzun. Sırtını kaşıttı bana. Bu arada babasının yaptığı iki büyük tavuk sosisi ketçap, mayonez ve hardalla yedi.
NOT: Bu sabah okula gidiş süperdi. uyanır uyanmaz hemen bir CD seçip (bugün okulda CD günü) "anne hadi hemen okula gidelim" dedi. Umarım diğer günlerde de devam eder.

Pazartesi, Şubat 16, 2009

Notlar...

  • Günlerdir yazı yazamadım. Bu arada yazmak istediğim çok şey oldu aslında. İki hafta önceki tatilimiz iyi geçti. Tatilin son 4 günü Ateş'in kuzeni Lal geldi ailesiyle birlikte. Yazın pek birlikte oynamamışlardı ama bu sefer daha çok oyun oynadılar. Hep birlikte bir yerlere gitmek istediğimizde ise kıyametler koptu. Ateş'i dışarı çıkarmak hiiiiiç kolay olmadı. Gittiğimiz yerler de hep açık hava, çocukların seveceği yerlerdi aslında. Örneğin, çok büyük bir oyun parkına gittik, bizimki zorla gitti, ama o kadar çok sevdi ki çıkmak istemedi. Canı ne zaman oraya gitmek isterse bana söyleyecekmiş, gidecekmişiz. Çok sevindim bu habere, ama geçen hafta sabah okula gideceğimiz bir zaman canı o oyun parkına gitmek istedi, tabi gidemedik.
  • Cuma sabahı uyanır uyanmaz (diğer 4 gün çok iyi geçtiği halde-artık okul hep iyi geçiyor) "anne beni bugün okula götürürsen hep ağlarım, okuldaki heryeri de kırarım" dedi. Ama o kadar güzel söyledi ki dayanamadım, pes ettim. "Tamam, bugün tatil yap" dedim, evde ablasıyla kaldı. Sonrasında babasının da benim de korkumuz, verdiğim bu tavizi hep kullanmasıydı. Bu sabah yine "bugün de tatil yapmak istiyorum" dedi. Ama bunun çoook arada bir olabileceğini, bugün okula gideceğimizi söyledim. Bir daha itiraz etmedi.
  • Cumartesi Cengiz'in doğumgünüydü. Hep birlikte mum üfleyerek ve pasta yiyerek kutladık. Ateş babasına alçıdan bir resim çerçevesi yaptı, kuruyunca da kendi istediği gibi boyadı. Ben de içine Ateş'in son vesikalık fotoğrafını ekledim. Hediye paketi yaptık, babasına verdi, "bence işyerine götür koy" dedi. Babası çok sevindi. Aslında her aşamanın fotoğrafını çektim ama kamera bugün evde kaldı.
  • Son günlerde gece uykusuna yatarken hep anlaşmalar yapıyoruz. "On dakika sonra yatayım, banyo yapmadan yatayım, S.ünger B.ob izleyip yatayım" gibi. Genelde çok abes olmadıkça izin veriyorum, dakikaları çoğunlukla ben belirliyorum. Ama süre sonunda yine yatmak istemiyor. Bu pazarlığı benimle yaptığı için beni de istemiyor. "Peki yatarım ama babamla" diyor. Örneğin dün gece hem banyosunu babası yaptırdı, hem de onu babası yatırdı. Ayrıca bu akşam da okuldan babası alacakmış. Erkek çocuklar anneye düşkün olmaz mıydı? Gerçi beni her istediği an görüyor, banyo, yemek, masal okuma hep benimle. Belki de sıkıldı benden. Değişiklik istiyor. Ben de hiç tepki vermemeye çalışıyorum. Tepki verirsem bir daha istediklerini bana söylemez diye korkuyorum.

Çarşamba, Şubat 04, 2009

Aktivitelerimiz

Ates evde babasi ve abisiyle, ben kuafordeyim. Bugun ogle saatlerinde deniz kenarinda bir balik lokantasina gidecegiz. Ates'in kabul etmesinin tek nedeni de bir yandan balik avlayacak olmalari. Zaten baska hicbir teklif onu disari cikmaya ikna edemiyor. Ben de surekli disari cikarmaya calismiyorum aslinda, ama havanin guzel oldugu zamanlarda onu gezdirmek, oyun parkina goturmek istiyorum. Gidebildigimiz zamanlarda cok seviyor cunku.
Evde bazi altiviteler yapiyoruz. P.o.liart cam boyama kalemleriyle sticker boyayip bardaklarimizi susledik, bilgisayarimi ilk acabildigimde fotograf ekleyecegim. Cok guzel oldu bardaklar, artik onlarla su iciyor. Yine ayni markanin oyun hamurlariyla bir tablo yaptik, aslinda daha cok bana yaptirdi, kendisi 3 gundur oyun hamurlariyla balik yapiyor. Tabloyu da balikli secmistim, odasina koyduk.
Odasindaki onceden kalan oyuncak sepetlerini kesfetti, bugunlerde onlarla oyun oynuyoruz bir de. Bana da oynattiriyor. Aslinda cok iyi oldu, cok ozlemis hepsini. Aksama alcidan resim cercevesi yapacagiz birlikte. Boyayacak, icine bir resmini koyup babasina dogumgunu hediyesi olarak verir belki diye dusunuyorum.

Pazartesi, Şubat 02, 2009

Tatiliz

Tatiliz, evdeyiz, mutluyuz. Oyun parkı ziyareti için bile evden çıkaramıyorum Ateş'i. Huylarını AYNEN aldığı babası da "neden bizi dışarı çıkarmaya çalışıyorsun, biz evde mutluyuz" diyor.
Lilypie Kids Birthday tickers