Pazartesi, Şubat 23, 2015
Kar tatili ve kayak
Cuma sabahı 4 aile (biz, İpekler, Ömürler ve Toprak Efeler) yaklaşık 4-5 saatlik bir yolculukla ........'e gittik. Ateş hayatında ilk kez bu kadar kar gördü. Yaklaşık 2,5 metre kar vardı. Hemen otele yerleşip, uzun uzun kar kıyafetlerimizi giyip dışarı çıktık. Hava inanılmaz kötüydü, tipi vardı. Her tarafımız kapalı olmasına rağmen açık kalan yanaklardaki birkaç santimetre kare alan bile tipiden mahvoldu, karlar bıçak gibi kesti ve kıpkırmızı olduk. Tabi ki bu durum çocukları durdurmadı. Kızaklarla kaydılar. Görüş mesafesi sadece birkaç metre olduğu halde çok eğlendiler. Ertesi sabah kalktığımızda hava çok güzel olmuştu, güneş bile çıkmıştı. Çocuklar kayak dersine başladılar. Ateş başta kızakla kaymak istediği için mızıldandı. Ama sonra kaymayı çok sevdi. Acemi pistinden defalarca kaydılar. Hatta öğleden sonra normal piste bile çıktılar. Bu 4 saatlik yoğun ders onları acaip yordu. Akşamüstü sıcak bir banyonun ardından oyuna başladılar ve gecenin geç saatlerine kadar oyun oynadılar, çok eğlenceli vakit geçirdiler. Dün sabah hava yine çok güzeldi. Acemi pistinden 2 kez daha kaydıktan sonra bol bol kızakla kaydılar. Sonra maalesef toplanıp eve dönüş yolculuğuna geçtik. Yolda yemek yediğimiz ve biraz alışveriş yaptığımız için yolculuk akşama kadar sürdü. Ama çocukların hiçbir şikayeti olmadı. Ateş bu geziye tek kelimeyle bayıldı. Sürekli tekrar gelmek istediğini söylüyor. Birkaç haftaya kadar okul gezisiyle zaten gelecek, ama gelecek seneden önce yine gelmek istiyormuş. Okul gezisinden önce bu gezi aslında Ateş için çok çok iyi oldu. Kayak kıyafetlerini nasıl giyinip çıkaracağını, kendi eşyalarını nasıl derli toplu tutacağını, direk kendisi yaparak öğrendi.
Tatil 2. hafta
Aslında 2. hafta geçeli çok oldu, okullar çoktan açıldı, ama ben yazamadım. Yazamayınca da bazı şeyleri unuttum. Ama genel olarak Ateş ikinci haftayı sakin geçirdi, evdeydi. Birgün benimle işe geldi, önce başbaşa güzel bir öğle yemeği yedik, sonra benim odamda biraz ödev yaptı. Bir akşam arkadaşlarımız geldi, onların çocuklarıyla oynadı. Birgün Keremler'e gitti. Zaten tatil başladığından beri Kerem'le buluşmak istiyordu. Bütün gün oynadılar. Sonra haftasonu geldi ve rutine döndük.
Cumartesi, Ocak 31, 2015
Tatil 1. Hafta
Yarıyıl tatilimiz güzel geçiyor. İlk hafta ben de izinliydim, Ateş'le birlikteydik hep. Geçen haftasonu hava çok güzeldi ve her haftasonu olduğu gibi, öğleden önce tenise gittik. Ateş artık lisanslı tenisçi oldu. Badmintondan sonra ikinci spor lisansını aldı. Hatta 19 şubatta ilk kez bir turnuvaya katılacak. Ama biz o haftasonu burda olmayacağımız için ne kadarına katılabilir bilmiyorum. Neyse bu da bir başlangıç olsun.
Pazartesi Ateş'in karnı ağrımaya başladı, diare oldu, krampları oldu. 3-4 gün devam etti maalesef. Neyse artık geçti, ama çocuğumu yordu. Buna rağmen pazartesi birlikte dışarı çıktık biraz. Kitapçıya gittik, biraz kitap ve kırtasiye malzemesi aldık. Sonra açık havada oturduk birlikte, Ege'nin blogunu okuyarak eğlendik. Sonra da yemek yiyerek eve döndük.
Salı günü sabahtan Ömür geldi bize. Bütün gün -Ateş'in karın ağrısına rağmen- birlikte çok eğlendiler. Hatta akşama da annesiyle babasını çağırdık. Gece 10 gibi ayrıldıklarında hala oyunları bitmemişti.
Çarşamba günü sabahtan Ömür'ün annesi Ayça Teyze, Ateş'in göz muayenesini yaptı. Göz numaraları aynı. Bilgisayar miyop da gösterdi ama gözlükle yapılan muayenede değişiklik yoktu. Gözlük camları çok çizildiği için yine de gözlüğünü değiştirdik. Sonra ben spora gittim. Ateş'le babası da ertesi günkü piknik ve Lili ziyareti için alışveriş yaptılar. Sonra İpekler'e gittik. Biz orda iki film izledik (Wiplash ve Interstellar), Ateş ve İpek de gece yarısına kadar oyun oynadılar. İpek, Ateş'le yapmayı planladığı şeylerin bir listesini yapmış. Birlikte o listenin çoğunu gerçekleştirdiler.
Perşembe sabahtan Lili'yi ziyarete ve pikniğe gittik. Ateş yine İpek'le birlikte bütün gün oynadı. Bisiklete bindiler, badminton oynadılar, balık avına gittiler.
Cuma Ateş evdeydi, akşam İpek bize geldi. Biz de anne babalar olarak dışarda yemek yedik. Ateş ve İpek gece boyunca oyun oynadılar. İpek Ateş'e pamuk şeker makinesi almış. Ateş mest oldu tabi ki. Çok seviyor, ama ben dışardan alıp yemesine çok nadiren izin verdiğim için hayatı boyunca sadece 5 kez yiyebilmiş, öyle diyor. Neyse artık arada sırada evde yaparız.
Bugün Ateş, günlerin yorgunluğu ile oldukça geç uyandı. Bu çok nadir olan bir durum. Şimdi de babasıyla birlikte maze runner isminde bir film izliyor. Akşam kalabalık bir grupla yine İpekler'e gideceğiz. Bugün yağmur nedeniyle tenise gidemedik, sanırım yarın da gidemeyeceğiz.
Sonuç olarak tatil güzel geçiyor. Haftaya ben işe başlayacağım, ama yine Ateş'le planlar yapacağım. Arada benimle işe gelir, birlikte birşeyler yaparız.
Pazartesi Ateş'in karnı ağrımaya başladı, diare oldu, krampları oldu. 3-4 gün devam etti maalesef. Neyse artık geçti, ama çocuğumu yordu. Buna rağmen pazartesi birlikte dışarı çıktık biraz. Kitapçıya gittik, biraz kitap ve kırtasiye malzemesi aldık. Sonra açık havada oturduk birlikte, Ege'nin blogunu okuyarak eğlendik. Sonra da yemek yiyerek eve döndük.
Salı günü sabahtan Ömür geldi bize. Bütün gün -Ateş'in karın ağrısına rağmen- birlikte çok eğlendiler. Hatta akşama da annesiyle babasını çağırdık. Gece 10 gibi ayrıldıklarında hala oyunları bitmemişti.
Çarşamba günü sabahtan Ömür'ün annesi Ayça Teyze, Ateş'in göz muayenesini yaptı. Göz numaraları aynı. Bilgisayar miyop da gösterdi ama gözlükle yapılan muayenede değişiklik yoktu. Gözlük camları çok çizildiği için yine de gözlüğünü değiştirdik. Sonra ben spora gittim. Ateş'le babası da ertesi günkü piknik ve Lili ziyareti için alışveriş yaptılar. Sonra İpekler'e gittik. Biz orda iki film izledik (Wiplash ve Interstellar), Ateş ve İpek de gece yarısına kadar oyun oynadılar. İpek, Ateş'le yapmayı planladığı şeylerin bir listesini yapmış. Birlikte o listenin çoğunu gerçekleştirdiler.
Perşembe sabahtan Lili'yi ziyarete ve pikniğe gittik. Ateş yine İpek'le birlikte bütün gün oynadı. Bisiklete bindiler, badminton oynadılar, balık avına gittiler.
Cuma Ateş evdeydi, akşam İpek bize geldi. Biz de anne babalar olarak dışarda yemek yedik. Ateş ve İpek gece boyunca oyun oynadılar. İpek Ateş'e pamuk şeker makinesi almış. Ateş mest oldu tabi ki. Çok seviyor, ama ben dışardan alıp yemesine çok nadiren izin verdiğim için hayatı boyunca sadece 5 kez yiyebilmiş, öyle diyor. Neyse artık arada sırada evde yaparız.
Bugün Ateş, günlerin yorgunluğu ile oldukça geç uyandı. Bu çok nadir olan bir durum. Şimdi de babasıyla birlikte maze runner isminde bir film izliyor. Akşam kalabalık bir grupla yine İpekler'e gideceğiz. Bugün yağmur nedeniyle tenise gidemedik, sanırım yarın da gidemeyeceğiz.
Sonuç olarak tatil güzel geçiyor. Haftaya ben işe başlayacağım, ama yine Ateş'le planlar yapacağım. Arada benimle işe gelir, birlikte birşeyler yaparız.
Takdir
Geçen hafta Ateş, diğer bütün çocuklar gibi karne aldı ve yarıyıl tatiline girdi. 4. sınıflarda ilk kez takdir ve teşekkür uygulaması başlıyormuş. Ateş bu dönem ilk takdirini aldı. Karne notları artık 100 üzerinden verilmiş durumda. Notları süper, bir dolu 100 var, en düşük not 98. Yani çok güzel bir karnesi var. 4. sınıfı da yarıladık böylece. Biz çok şanslı bir aileyiz. Sadece notları yüzünden değil, bütünüyle kişiliğini çok beğendiğim bir çocuğum var. Elimden geldiği kadar ona mutlu bir çocukluk yaşatmaya çalışıyorum. Umarım başarılı olurum.
Rocky
Bir süredir yazacaklarım birikti. İlk olarak Rocky film serisinden başlayarak yazayım. Ateş, son zamanlarda arkadaşı Kerem'den duyduğu Rocky filmlerini izlemeye başladı. Hatta hep birlikte izledik. Rocky 1, izlerken çok üzüldüğüm boks sahnelerine rağmen hala çok güzel bir film. Onlu yaşlarımda izlediğim ve bir daha izlemediğim filmin sonunu tamamen yanlış hatırlıyormuşum. Rocky'nin Apollo'yu nakavt ederek yendiğini sanıyordum, hatta Cengiz de öyle hatırlıyordu. Oysa ki sayıyla yeniliyormuş. Biz ikimiz de ikinci filmi hatırlıyormuşuz meğerse. Bizim için de iyi oldu, severek seyrettik. Birincinin ardından 2., 3., 4. ve bizim hiç bilmediğimiz 5. yi de izledik. Hatta 6. da varmış. Onu da izleyeceğiz.
Rocky tema müziği ilk filmden itibaren var, ama çok ünlü ve benim çok sevdiğim "eye of the tiger" 3. filmden itibaren başlıyor. Ateş de "eye of the tiger"ı çok beğendi. Ipad'inden sürekli dinliyor ve videosunu izliyor. Geçen aylarda çok severek izlediği diğer videolar arasında Shakira la la la, Katy Perry Roar ve Dark Horse da var.
Rocky tema müziği ilk filmden itibaren var, ama çok ünlü ve benim çok sevdiğim "eye of the tiger" 3. filmden itibaren başlıyor. Ateş de "eye of the tiger"ı çok beğendi. Ipad'inden sürekli dinliyor ve videosunu izliyor. Geçen aylarda çok severek izlediği diğer videolar arasında Shakira la la la, Katy Perry Roar ve Dark Horse da var.
Çarşamba, Ocak 07, 2015
Gezi
Ateş'in kar gezisi yarın sabah başlayacaktı. Ancak aşırı kötü hava koşulları nedeniyle, ve birçok velinin çabasıyla ertelendi. Ateş çok hazırdı geziye. Birkaç gündür ertelenebilir diye onu hazırlamaya çalışıyordum, ama okulda kesin olarak ertelendiğini duyunca çok üzülmüş. Kar kıyafetleri aldık ona. Hiç mızıldanmadan kendi kendine giyinip soyunma provaları yaptı. Beklediğimden daha hızlı ve iyiydi üstelik. Otobüste Kerem'le oturacaktı, oda arkadaşları da belliydi. Neyse böylesi çok çok iyi oldu, gideceği yerdeki okullar bile kar nedeniyle tatil edilmişken, bizimkilerin okul gezisi çok saçmaydı zaten.
Pazartesi, Ocak 05, 2015
Yılbaşı Tatili
Çok rahat, sakin ve huzurlu bir tatil geçirdik, çok sevdim. Yılbaşı akşamı geç vakit eve döndük. Ertesi gün, evden hiç çıkmadık. Ev keyfi yaptık. Ateş ödevinin büyük kısmını halletti. Birlikte rocky 1 filmini ve meet the parents filminin 3. sünü izledik. Çok keyifliydi.
Ertesi sabah Ateş'le uzun süredir oynamadığımız sabah oyunlarımızı oynadık: yastık kavgası ve balon topu. Ateş küçükken hemen hemen her sabah bu oyunlardan birini oynardık. O gün yastık kavgasını az oynadık. Hemen top olarak balonu kullandığımız oyunumuza geçtik. Bu oyunda biri yatağın üzerinde duruyor (büyük çoğunlukla Ateş), biri de yerde duruyor (büyük çoğunlukla ben). Balonu birbirimize atıyoruz. Amaç yere düşürmemek. Çok eğleniyoruz bunları oynarken. Sabah erkenden okul olduğu için ve haftasonları da mutlaka bir aktivite nedeniyle evden erken çıktığımız için uzun süredir bu oyunları oynamayı unutmuşuz. İkimiz de çok mutlu olduk. Öğleden sonra birkaç kova tavuk alarak İpekler'le birlikte bir arkadaşımıza gittik. İpek'le Ateş Avatar filmini izlediler birlikte.
Cumartesi ve pazar tenis vardı. Ateş tenisten saçları sırılsıklam çıkıyor. Öğretmeni, kendisine grubun en iyi oynayanı olduğunu söylemiş. Çok mutluydu.
*Blogda 10. yıııılllllll...*
Ertesi sabah Ateş'le uzun süredir oynamadığımız sabah oyunlarımızı oynadık: yastık kavgası ve balon topu. Ateş küçükken hemen hemen her sabah bu oyunlardan birini oynardık. O gün yastık kavgasını az oynadık. Hemen top olarak balonu kullandığımız oyunumuza geçtik. Bu oyunda biri yatağın üzerinde duruyor (büyük çoğunlukla Ateş), biri de yerde duruyor (büyük çoğunlukla ben). Balonu birbirimize atıyoruz. Amaç yere düşürmemek. Çok eğleniyoruz bunları oynarken. Sabah erkenden okul olduğu için ve haftasonları da mutlaka bir aktivite nedeniyle evden erken çıktığımız için uzun süredir bu oyunları oynamayı unutmuşuz. İkimiz de çok mutlu olduk. Öğleden sonra birkaç kova tavuk alarak İpekler'le birlikte bir arkadaşımıza gittik. İpek'le Ateş Avatar filmini izlediler birlikte.
Cumartesi ve pazar tenis vardı. Ateş tenisten saçları sırılsıklam çıkıyor. Öğretmeni, kendisine grubun en iyi oynayanı olduğunu söylemiş. Çok mutluydu.
*Blogda 10. yıııılllllll...*
