Ateş bir akşam ablasıyla kalarak oyun oynamak istiyordu uzun zamandır. Kendi başına cuma akşamı için program yaptı, ablasına söyledi. Biz de mecburen dışarda arkadaşlarımızla program yaptık. Sonuçta herkes eğlenceli bir akşam geçirdi. Cumartesi star wars tekrarlarına devam etti önce. Sonra tenise gittik. Orda hem tenis oynadı, hem de İpek'le güzel oyun oynadı. Sonra abiyi aldık, O bizi değişik bir dükkana götürdü. Orda kolye ve tişört aldık. Ateş hayatında ilk kez kolye aldı, hem de tam 4 tane. Akşam ödevler bitti.
Pazar günü ise Ilgın'ların yazlık evinin önünde arkadaşlarımızla uzun bir sahil yürüyüşü yapıp, ardından hep birlikte açık havada yemek yedik. Abi biraz hastaydı, ama çocuklar genel olarak gayet iyi zaman geçirdiler. Ateş bir gün önce aldığı ve çok beğendiği kolyesini taktı. Akşam evde biraz daha star wars izleyip sonra uyudu. Star warsda tekrarı bitirmek üzere...
Beni rahatsız eden bir konu var: Bu sıralarda Ateş bazen özellikle ben sinirlendirmek için bilerek bazı gıcıklıklar yapıyor. Özellikle de okuldan döndükten hemen sonra böyle oluyor. Okulda nasıl hareketli bir ortamı var, aşağı yukarı tahmin edebiliyorum, canavar yaramaz erkek çocuk ortamı. Muhtemelen o hareketli halin bir devamı olarak bazen özellikle yaramaz oluyor. Bazen çok sabırlı oluyorum, o zaman O sonuna kadar şımarıklığa devam ediyor. Bazen de baştan kızıyorum, o zaman da okuldan döner dönmez gereksiz yere moralimiz bozulmuş oluyor. Kızmazsam olay hiç bitmiyor. Bunun sebebini bir çözebilsem çok mutlu olacağım.
Pazartesi, Şubat 20, 2012
Star Wars Son Durum
Cumartesi sabahı 6 star wars filmi de bitti. Fakat film eşliğinde oyun oynamayı o kadar sevdi ki Ateş, dün tekrara başladı. Bu arada başta ilgilenmediğim halde ben de filmin karakterlerini öğrenmeye başladım. Bu film dizisinden sonra Ateş, Indiana Jones'ları (tekrar olacak, daha önce seyretmişti) ve Yüzüklerin Efendisi serisini de oyun oynayarak izleyecekmiş.
Cuma, Şubat 17, 2012
Sonuç
Dün okuldan gelir gelmez banyoya girmesini söyledim. Birazcık itiraz etse de, sonra benim onu yıkamam koşuluyla kabul etti. Böylece daha kısa sürede ve uğraşmadan yıkanmış oldu. Sonra hemen yemeğini yedi. Yemekten sonra ben hiçbirşey demeden "ben en iyisi ödevimi yapayım, sonra da star wars izlerim" dedi. Ödevini çabucak yaptı, 15-20 dakikada bitti ödev. Saat 6.15'te bütün işleri bitmişti. Bundan sonra serbest olduğunu, ne istiyorsa yapabileceğini söyledim. Çok sevindi. Bu kadar erken ödevinin bitmesi çok hoşuna gitti. "Bundan sonra hep böyle yapacağım, böyle yapmak en iyisiymiş" dedi. Huzur içinde star wars 4 filmini izledi. Okuması için kitap da verdim, ama onu haftasonu okuyacakmış.
Üst ön kesici dişlerinin ikincisi de düşmüş. Yani, önce bir arkadaşı çarpmış Ateş'e, zaten çok sallanan dişi biraz kanamış. Sonra Ateş bir peçete alıp çekmiş dişini. Ama bu sefer dişini okulda kaybetmiş.
Üst ön kesici dişlerinin ikincisi de düşmüş. Yani, önce bir arkadaşı çarpmış Ateş'e, zaten çok sallanan dişi biraz kanamış. Sonra Ateş bir peçete alıp çekmiş dişini. Ama bu sefer dişini okulda kaybetmiş.
Perşembe, Şubat 16, 2012
Star Wars ve Ödev
Ateş geçen pazar gününden beri Star Wars filmlerine taktı kafayı. Aslında çok önceleri babasıyla bilgisayarda oyunlarını da çok oynamıştı. Serinin ilk üç filmini izledi. Ama öyle bir yerde oturup da izlemiyor. Film izlerken bir yandan da filmin oyununu oynuyor. Kendi star wars oyuncaklarıyla filmin aynısını kuruyor ve canlandırmalar yapıyor. Yani tv karşısında hareketsiz takılıp kalmıyor. Sürekli oyun halinde. Bu nedenle bu işi sevdim. Bir yandan da konuşabiliyoruz.
Neyse, dün akşam, bu star wars film merakını bloguna yazayım diye düşünürken ödevleriyle ilgili bir sıkıntı çıktı ortaya. Biz her ne kadar okuldan gelip yemeğini yiyince ödevini yapması için motive etsek de, kendisi mutlaka bir arıza çıkarıyor ve gecenin ilerleyen saatlerinde yapıyordu. Ödevleri de zaten en fazla 15-20 dakika sürdüğü için bu durum pek problem olmuyordu. Ayrıca kendi istediği saatte yapınca mızıldanmadan yaptığı için benim de hoşuma gitmişti, kendi kararlarını kendi veriyor diye. Ama dün akşam ödev yoktu, kitap okuma akşamıydı. Okunması gereken kitaplar giderek uzuyor, dün akşamki 23 sayfalık bir kitaptı. Bizimki filmi izledi, oyununu bitirdi, derken saat 8.30 oldu. O saatte kitaba başladı, ama kanepede uzanarak okumak istedi, karışmadım. Başka bir odaya gidip geldiğim yaklaşık 2 dakika içerisinde Ateş'in uyuyakaldığını gördüm. Uyandırdım, normalde o saatte uyumaz, ama kitap okuyup uzanınca tabi uykuya karşı koyamadı. Uyandı, ama tabi bir kez uykusu gelmiş oldu. Ondan sonra o kitap bir türlü bitmedi. Dikkatini toplayamadı, uzun uzun esnedi, yatarak okumak istedi, saat ilerledi, mızıldandı. Bunlar olunca ben iyice kızdım. Zorla uyanık tutarak 9.40 civarında ancak kitabı bitirebildi, bir yandan da okuduğunu anlaması lazım. Çok kızdım. Kendisi de çok zorlandı zaten. Ben de ödev için yeni bir plan yaptım. Okuldan gelince banyo, yemek (bu sırada biraz tv izleyebilir), sonra ödev, sonra ödev verilse de verilmese de kitap okuma (zaten biz yanında akşamları okuyoruz, beyefendi de kitapçıdan kitapları alıp duruyor, e biraz da okusun), ancak ondan sonra oyun ve tv olacak. Bu programı kendisine bildirdim. Dün akşamın yorgunluğuyla ve benim kızmamla kabul etti. Artık bu programı uygulayacağım. Uykudan hemen önce ödev nerde görülmüş?
Neyse, dün akşam, bu star wars film merakını bloguna yazayım diye düşünürken ödevleriyle ilgili bir sıkıntı çıktı ortaya. Biz her ne kadar okuldan gelip yemeğini yiyince ödevini yapması için motive etsek de, kendisi mutlaka bir arıza çıkarıyor ve gecenin ilerleyen saatlerinde yapıyordu. Ödevleri de zaten en fazla 15-20 dakika sürdüğü için bu durum pek problem olmuyordu. Ayrıca kendi istediği saatte yapınca mızıldanmadan yaptığı için benim de hoşuma gitmişti, kendi kararlarını kendi veriyor diye. Ama dün akşam ödev yoktu, kitap okuma akşamıydı. Okunması gereken kitaplar giderek uzuyor, dün akşamki 23 sayfalık bir kitaptı. Bizimki filmi izledi, oyununu bitirdi, derken saat 8.30 oldu. O saatte kitaba başladı, ama kanepede uzanarak okumak istedi, karışmadım. Başka bir odaya gidip geldiğim yaklaşık 2 dakika içerisinde Ateş'in uyuyakaldığını gördüm. Uyandırdım, normalde o saatte uyumaz, ama kitap okuyup uzanınca tabi uykuya karşı koyamadı. Uyandı, ama tabi bir kez uykusu gelmiş oldu. Ondan sonra o kitap bir türlü bitmedi. Dikkatini toplayamadı, uzun uzun esnedi, yatarak okumak istedi, saat ilerledi, mızıldandı. Bunlar olunca ben iyice kızdım. Zorla uyanık tutarak 9.40 civarında ancak kitabı bitirebildi, bir yandan da okuduğunu anlaması lazım. Çok kızdım. Kendisi de çok zorlandı zaten. Ben de ödev için yeni bir plan yaptım. Okuldan gelince banyo, yemek (bu sırada biraz tv izleyebilir), sonra ödev, sonra ödev verilse de verilmese de kitap okuma (zaten biz yanında akşamları okuyoruz, beyefendi de kitapçıdan kitapları alıp duruyor, e biraz da okusun), ancak ondan sonra oyun ve tv olacak. Bu programı kendisine bildirdim. Dün akşamın yorgunluğuyla ve benim kızmamla kabul etti. Artık bu programı uygulayacağım. Uykudan hemen önce ödev nerde görülmüş?
Pazartesi, Şubat 13, 2012
Biraz önce...
Ateş bana "anne beni seviyor musun?" diye sordu. Onu dünyadaki herşeyden daha çok sevdiğimi, ona bayıldığımı anlattım. Bana "anne beni çok sevdigini biliyorum ama duyunca kendimi daha iyi hissediyorum" dedi. İnanamadım. Bu kadar tatlı bir istek olabilir mi? Aslında hergün sayamayacağım kadar çok kez onu ne kadar çok sevdiğimi söylüyorum, ama demek ki ne kadar çok söylersem o kadar iyi olacak.
Banyo ve Haftasonu
Ateş artık banyolarını kendi yapıyor. Aslında çok daha önceleri denemiştik, ben yanındayken kendisi banyo yapabiliyordu, ufak yardımlarla. Ama bana, benim yaptırmam çok daha kolay gelmişti, ben hemen yıkayıveriyordum. Şimdi yaklaşık 10 gündür tümüyle kendi başına yapıyor, ben dışarda bekliyorum, işi bitince havluyla alıyorum onu banyodan. Çok keyif alıyor bu işten, kendi kendine şarkılar söylüyor, duşun altında dakikalarca kalıyor. Banyosu yaklaşık 10 dakikada bitiyor. Ben yaptırdığımda en fazla 3 dakikada çıkıyorduk. Ama yine de bana "anne, senin yaptırdığından daha kısa sürede yıkanıyorum" diyor. Sonuç olarak bu işten çok memnun.
Haftasonumuz yine çok hareketli geçti. Cuma akşamı Ömürler geldi, Ateş Ömür'le çoook güzel oynadı. Geç yattık, sabah 6.30'da beni uyandırdı ve "anne sakın mutfağa girme" dedi. Sonra gelip masaya bakmadan yumurta pişirmesine yardım etmemi istedi. Çok az yardımla bizim göz yumurta diye isimlendirdiğimiz yumurtadan pişirdi. Sonra babasını da uyandırıp bize sürpriz olarak hazırladığı kahvaltı masasını gösterdi. Çooook beğendik. Ateş göz yumurtalara ekmek batırarak yer, o yüzden ortada bulduğu kocaman ekmeği koymuş. Babasına her zaman içtiği diyet kola, kendisine ve bana su hazırlamış, çok güzeldi.
Kahvaltıdan sonra babasıyla saçlarını kestirmeye gitti. Orda yıllardan beri saçlarını kesen berber abisini epeyce fırçalamış. "Orayı kes, orayı fazla kestin, ne biçim kesiyorsun, geçen seferki gibi rezil ettin" diye diye adamı strese sokmuş. Ama sonuç çok güzel olmuş. "İyi ki karışmışsın" dedim Ateş'e. Aynı saatlerde ben de kuaföre gittim, babası zaten sabah evde saçlarını kesmişti, böylece o gün ailece saç kestirmiş olduk. Sadece saçlarını ısrarla kestirmeyen abi eksik kaldı.
Öğleden sonra Ateş'in kreşten arkadaşı Mehmet Eren'in doğumgününe gittik. Kreşten birçok arkadaşıyla buluştu Ateş. Cem, Koza, Yağız, Miray ve Eren'in okuldan arkadaşı başka bir çocuk daha vardı. Açık havada oynadılar ve çok eğlendiler. Biz de aileler olarak oturduk, sohbet ettik, yeniden sık sık buluşmaya karar verdik. Akşam çocukları birbirinden zor ayırdık. Orda hep birlikte tükrük banyosu yaptıkları için eve gelip hızlıca bir banyo yaptı. Sonra abiyi de alıp arkadaşlarımızla birlikte akşam yemeğine çıktık. Ateş bu sefer de diğer arkadaş grubuyla geç saatlere kadar eğlendi. Eve gelip bayıldı. Bu hızlı cumartesinin üzerine pazarı çoğunlukla evde ve sakin geçirdik. Ben öğle ve akşam yemeklerinde değişik yemekler yapmaya çalıştım çocuklara. Güzel bir haftasonu geçirdik.
Haftasonumuz yine çok hareketli geçti. Cuma akşamı Ömürler geldi, Ateş Ömür'le çoook güzel oynadı. Geç yattık, sabah 6.30'da beni uyandırdı ve "anne sakın mutfağa girme" dedi. Sonra gelip masaya bakmadan yumurta pişirmesine yardım etmemi istedi. Çok az yardımla bizim göz yumurta diye isimlendirdiğimiz yumurtadan pişirdi. Sonra babasını da uyandırıp bize sürpriz olarak hazırladığı kahvaltı masasını gösterdi. Çooook beğendik. Ateş göz yumurtalara ekmek batırarak yer, o yüzden ortada bulduğu kocaman ekmeği koymuş. Babasına her zaman içtiği diyet kola, kendisine ve bana su hazırlamış, çok güzeldi.
Kahvaltıdan sonra babasıyla saçlarını kestirmeye gitti. Orda yıllardan beri saçlarını kesen berber abisini epeyce fırçalamış. "Orayı kes, orayı fazla kestin, ne biçim kesiyorsun, geçen seferki gibi rezil ettin" diye diye adamı strese sokmuş. Ama sonuç çok güzel olmuş. "İyi ki karışmışsın" dedim Ateş'e. Aynı saatlerde ben de kuaföre gittim, babası zaten sabah evde saçlarını kesmişti, böylece o gün ailece saç kestirmiş olduk. Sadece saçlarını ısrarla kestirmeyen abi eksik kaldı.
Öğleden sonra Ateş'in kreşten arkadaşı Mehmet Eren'in doğumgününe gittik. Kreşten birçok arkadaşıyla buluştu Ateş. Cem, Koza, Yağız, Miray ve Eren'in okuldan arkadaşı başka bir çocuk daha vardı. Açık havada oynadılar ve çok eğlendiler. Biz de aileler olarak oturduk, sohbet ettik, yeniden sık sık buluşmaya karar verdik. Akşam çocukları birbirinden zor ayırdık. Orda hep birlikte tükrük banyosu yaptıkları için eve gelip hızlıca bir banyo yaptı. Sonra abiyi de alıp arkadaşlarımızla birlikte akşam yemeğine çıktık. Ateş bu sefer de diğer arkadaş grubuyla geç saatlere kadar eğlendi. Eve gelip bayıldı. Bu hızlı cumartesinin üzerine pazarı çoğunlukla evde ve sakin geçirdik. Ben öğle ve akşam yemeklerinde değişik yemekler yapmaya çalıştım çocuklara. Güzel bir haftasonu geçirdik.
Salı, Şubat 07, 2012
Tatil bitti
İki haftalık şubat tatili sona erdi. Ateş ilk hafta evde ablasıyla kaldı, ikinci hafta biz de onunla birlikte evdeydik. Hergün bir yere gittik, bize misafirler geldi. Gayet güzel bir tatil geçirmiş olduk hep birlikte. Pasaport çıkarttık, yaza hazırlık olsun diye. İki kez karda oyun oynamaya gittik. Ateş çooook keyifle kaydı karda. Dışarda yemekler yedik, evde birlikte yemekler yaptık. Ateş'in sınıf arkadaşları Kerem ve Efe'yi aileleriyle birlikte davet ettik bir akşam, çocuklar inanılmaz güzel eğlendiler. Bir akşam Berke'lere gittik, yine boğuşarak kudurdular. Bir akşam Bilge ve Deniz'ler geldi, onlarla çok güzel oynadı. Ülkü teyzesine karnesini gösterdi. Tenise gittik, sinemaya gittik (neşeli ayaklar 2 çok güzel bir filmdi). Ateş ödevlerini bitirdi, okuması gerekenden fazla kitap okudu, hatta hep birlikte kitap okuduk. Salonda içeceklerimizi alarak kitap okuma keyfi yaptık. Kitapçıda dolaşmaya ve kitap alışverişi yapmaya bayılıyor Ateş. Kendine bol bol kitap beğendi, aldık. Geceleri geç yattı, sabahları geç kalktı ve bundan çok mutlu oldu. Sonuç olarak süper bir tatildi.
Okul ve iş yeniden başladı. Her dönemin güzel tarafları var, şimdi de eminim okulda arkadaşlarıyla iyi vakit geçiriyordur.
Okul ve iş yeniden başladı. Her dönemin güzel tarafları var, şimdi de eminim okulda arkadaşlarıyla iyi vakit geçiriyordur.


