Tatilimiz çok güzel geçiyor. Ateş, iyi ki gelmişiz, diyor. Ancak bizi çok şaşırtan bir şekilde inanılmaz sıcak, terden uyuyamıyoruz.
Perşembe, Temmuz 31, 2014
Tatil devam ediyooooor
Şu anda Tallinn'deyiz. Bundan önce Riga'yı gezdik, çok çok beğendik. Ateş de aynı fikirde. Tallinn de güzel bir şehir, burayı da gezip bitirdik. Zaten ikisi de yürüyerek gezilebilecek küçük şehirler. Tallinn'e gelirken yolda bir geceyi Parnu'da geçirdik. Yarın sabah 7'de feribot ile Baltık Denizi'ni geçip Helsinki'ye gideceğiz. Yolculuk güzel olacak herhalde, merakla bekliyoruz. Bir gün sonra buraya dönüp Estonya-Letonya sınırındaki Valga'da bir gece kalacağız. Son gece yine Riga'da kalıp pazartesi gecesi evimize dönüyoruz.
Çarşamba, Temmuz 23, 2014
Küçük ve Büyük Tatil
Küçük tatil geçen haftasonundaydı. Biraz uzamış bir tatil yaptık. Cuma öğlenden pazartesi akşamına kadar deniz kenarında kaldık. Toprak Efeler zaten vardı, İpekler ve Ömürler de geldiler. Çocukları nerdeyse hiç görmedik. İnanılmaz güzel eğlendiler, sürekli olarak oyun oynadılar, geceyarılarına kadar. Yemekte de ayrı masada oturup kendi yemeklerini hallettiler. Biz de çok eğlendik, çok iyi vakit geçirdik.
Dünden beri evde Ateş. Bana sıkılıyor gibi geliyor, ama kendi başının çaresine bakıyor. Ödev kitaplarını okumaya başladı. Zaten cuma sabahı itibariyle yurtdışı seyahatimiz başlayacak. Bu sene, Letonya, Estonya ve Finlandiya'ya gideceğiz, İpekler'le birlikte. Çalıştık, hazırlandık. Aynı saat dilimine, ancak çok kuzeye gideceğiz. Günler çok uzun olacak. Aylardır hevesle bekliyoruz, bakalım nasıl geçecek?
Dünden beri evde Ateş. Bana sıkılıyor gibi geliyor, ama kendi başının çaresine bakıyor. Ödev kitaplarını okumaya başladı. Zaten cuma sabahı itibariyle yurtdışı seyahatimiz başlayacak. Bu sene, Letonya, Estonya ve Finlandiya'ya gideceğiz, İpekler'le birlikte. Çalıştık, hazırlandık. Aynı saat dilimine, ancak çok kuzeye gideceğiz. Günler çok uzun olacak. Aylardır hevesle bekliyoruz, bakalım nasıl geçecek?
Pazartesi, Temmuz 14, 2014
Haftasonu
Sonunda iyileşti. Bu sabah antibiyotiğinin son dozunu aldı. İştahı da yavaş yavaş geri dönüyor. Ama karın ağrısından şikayetçi. Antibiyotiktendir diye düşünüyoruz. Ama yıllardır ara ara Ateş'in hep karnı ağrır. Bunu da süt tüketiminin fazlalığına bağlıyoruz.
Haftasonu baba tarafından kuzenleriyle birlikteydi hep Ateş. Ama yine çoğunlukla Toprak Efe'yle oynadılar. Hatta bugün de Toprak Efe bizde. Evde oyun oynuyorlar. Akşamüstü onlara dışarda birşeyle yedirmeyi planladık. Sonra 21.30 seansına Karışık Aile filmine gidelim diye konuştuk Cengiz'le, Adam Sandler ve Drew Barrymore'un filmi. Ateş onların rol aldığı 50 ilk öpücük filmini çok sevmişti. Abisi de filme gitmiş, çok güzelmiş, biz de üçümüz gidelim diye karar verdik. Dublajlı değil, Ateş ilk kez altyazılı izleyecek.
Yarın Ege'nin ilk doğumgünü. Onunla birlikte olmayı çok isterdik, ama bu sene planlar istemeden değişti. Neyse önümüzdeki senelerde beraber kutlarız umarım. Egişko'nun doğumgünü şimdiden kutlu olsun, Egecik çok çok mutlu olsun.
Haftasonu baba tarafından kuzenleriyle birlikteydi hep Ateş. Ama yine çoğunlukla Toprak Efe'yle oynadılar. Hatta bugün de Toprak Efe bizde. Evde oyun oynuyorlar. Akşamüstü onlara dışarda birşeyle yedirmeyi planladık. Sonra 21.30 seansına Karışık Aile filmine gidelim diye konuştuk Cengiz'le, Adam Sandler ve Drew Barrymore'un filmi. Ateş onların rol aldığı 50 ilk öpücük filmini çok sevmişti. Abisi de filme gitmiş, çok güzelmiş, biz de üçümüz gidelim diye karar verdik. Dublajlı değil, Ateş ilk kez altyazılı izleyecek.
Yarın Ege'nin ilk doğumgünü. Onunla birlikte olmayı çok isterdik, ama bu sene planlar istemeden değişti. Neyse önümüzdeki senelerde beraber kutlarız umarım. Egişko'nun doğumgünü şimdiden kutlu olsun, Egecik çok çok mutlu olsun.
Cuma, Temmuz 11, 2014
Hastalık
Ateş'le ilk kez bu kadar uzun ayrı kaldık. Nerdeyse 1 haftalık bir mecburi ayrılık oldu. Bu arada anneanne ameliyat oldu, iyileşti. .....'de Ege'yle biraz başbaşa zaman geçirdim, o da çok iyi oldu. Ege çok tatlı, yürüdü, yürüyecek durumda. Neyse onları ....'de bırakıp evime döndüm. Bu arada Ateş'e programlar yapmıştım, bu sayede hiç sıkılmamış, zaten son 4 günü direk deniz kenarında geçirdiler. Benim de aklım daha az kaldı böylece.
Bu arada cumartesi akşamı telefonla konuştuğumuzda biraz hasta olduğunu söyledi Ateş. Pazar günü ben döndüğümde hafif ateşi çıkıyordu ve halsizlik vardı. Pazartesi ise 40 dereceye çıkan ateşleri başladı. İştahı sıfıra indi. Nerdeyse 4-5 gündür sadece sütle beslendi. Babası viral olduğunu söylese de, çarşamba akşamı düşmeyen ateşlere dayanamayıp antibiyotiğe başladık. Çünkü hastalığın başlangıcından beri 3-4 gün geçmişti. Dün sabahki 2. antibiyotik dozundan hemen önce yine 40 dereceye çıktı, sonrasında ise hafifledi. Akşam biraz çıkıyordu ki, hemen ilaçlarını verdik. Şu anda ateşi çıkmıyor, ama antibiyotiğe devam etmek zorundayız. Antibiyotik içmekten nefret ediyor. Ama yapacak birşey yok. Günlerden sonra dün ilk kez tost ve peynirli makarna yedi. Hasta olduğu süre boyunca kan şekeri yükselsin diye, normalde vermediğim abur cuburlardan verdim. Çoğunlukla tek lokma bile yiyemedi.
Hastalık aralarında pazartesi günü Malefiz filmine, dün akşamüstü ise Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 filmine götürdük Ateş'i. İkisini de çok beğendi. Bugün ise istikamet deniz. Ateş'in kuzenleri geliyorlar bu hafta, kalabalık bir çocuk grubuyla eğlenecek.
Bu arada cumartesi akşamı telefonla konuştuğumuzda biraz hasta olduğunu söyledi Ateş. Pazar günü ben döndüğümde hafif ateşi çıkıyordu ve halsizlik vardı. Pazartesi ise 40 dereceye çıkan ateşleri başladı. İştahı sıfıra indi. Nerdeyse 4-5 gündür sadece sütle beslendi. Babası viral olduğunu söylese de, çarşamba akşamı düşmeyen ateşlere dayanamayıp antibiyotiğe başladık. Çünkü hastalığın başlangıcından beri 3-4 gün geçmişti. Dün sabahki 2. antibiyotik dozundan hemen önce yine 40 dereceye çıktı, sonrasında ise hafifledi. Akşam biraz çıkıyordu ki, hemen ilaçlarını verdik. Şu anda ateşi çıkmıyor, ama antibiyotiğe devam etmek zorundayız. Antibiyotik içmekten nefret ediyor. Ama yapacak birşey yok. Günlerden sonra dün ilk kez tost ve peynirli makarna yedi. Hasta olduğu süre boyunca kan şekeri yükselsin diye, normalde vermediğim abur cuburlardan verdim. Çoğunlukla tek lokma bile yiyemedi.
Hastalık aralarında pazartesi günü Malefiz filmine, dün akşamüstü ise Ejderhanı Nasıl Eğitirsin 2 filmine götürdük Ateş'i. İkisini de çok beğendi. Bugün ise istikamet deniz. Ateş'in kuzenleri geliyorlar bu hafta, kalabalık bir çocuk grubuyla eğlenecek.
Pazartesi, Haziran 30, 2014
Değişen Planlar
Yıl boyunca plan yapmıştık. Gelecek hafta içinde Ateş'le birlikte Ege'nin doğumgününe gidecektik. Ateş hem Ege'yi sevmek, hem de Nisan'la oyun oynamak için can atıyordu. Ancak planlar istemeden değişti. Ateş'in anneannesi hastalandı, ve bugün ameliyat oluyor. Ben hastanede kalmak için gideceğim, ama bu arada Ateş'le ilgilenemeyeceğim için onu burda babasıyla bırakıyorum. Hafta boyunca sıkılmaması için planlar yaptık. Bugün evde, yarın İpekler'e gidecek. Perşembe de babasıyla ve İpekler'le birlikte denize gidecekler. Pazara kadar kalacaklar. Ben de umarım pazartesiye dönmüş olurum.
Bateri sınavı
Ateş 3 yıldır haftada 1 saat olmak üzere bateri dersi alıyor. Üç senedir de ders aldığı yerin yılsonu konserine ve okuldaki müzik gösterisine çıkıyor. Daha önce yazmıştım, bu sene ders aldığı yer bir İngiliz müzik okulunun temsilciğini almış. O okul da 8 aşamalı bir sınav yapıyor, bu sene bateri öğrencilerinin hepsi (en küçüğü Ateş, diğerlerinin yaşı 15'ten başlıyor) 1. seviyeden sınava girdiler. Diğerlerini bilmiyorum, ama Ateş sınavı geçti. Böylece ilk aşama sertifikasını almış oldu, sevindik. Ne kadar önemli olmadığını söylesek de, Ateş sınav stresine girmişti. Ama iyi oldu, hem geçti, hem de bu arada birçok yeni şey öğrendi. Öğretmeni gelecek sefer en az 5. seviyeden sınava girerler diyor. Sınav sonrasında İpekler'le buluştuk, açık havada bir yerlerde yemeğe gittik. Çocuklar bol bol oyun oynadılar, hatta akşam ayrılmamak için ellerinden geleni yaptılar.
Perşembe, Haziran 26, 2014
Dışarda Oyun
Biz, içinde kocaman otoparkı bulunan ve bu yüzden bahçesi çok küçük olan bir apartmanda yaşıyoruz. Dolayısıyla Ateş küçükken diğer pek çok çocuk gibi dışarda bahçede oynama lüksüne sahip olamadı. Onun yerine sık sık deniz kenarına gittiğimizi söyleyerek kendimizi avuttuk. Aslında ikisinin yeri çok başka. Apartmanda çok çocuk da tanımıyorduk. Bizim görüştüğümüz insanlar genellikle birlikte çalıştığımız arkadaşlarımız olduğu için ve sadece akşamları evde olduğumuz için komşularımızı da çok fazla tanıyamadık. Ancak Ateş okula başlayınca durum değişti. Gördük ki, Ateş'le aynı servise binen komşu çocukları var. Ateş onlarla arkadaş oldu. Ara ara onlarla okul sonrası küçücük bahçede oynadı. Bu sene yaz tatili başlayınca kendinden bir yaş küçük bir okul arkadaşıyla (Cenk) ve onun kuzenleriyle birlikte bahçede oynamaya başladı. Öyle ki, arkeoloji okulundan sonra acele yemek yiyip hemen aşağıya iniyor. Zaten diğer çocuklar sık sık kapıya gelip Ateş'i aşağıya çağırıyorlar. Akşam 9'a doğru eve dönüyor, pis ve eğlenmiş olarak. Ancak yeni yeni bu çocuklarla oynarken Cenkler dün itibariyle apartmandan taşındılar. Ateş üzüldü bu duruma. Kuzenleri yine komşu apartmanlarda duruyor ve muhtelemen oynamaya devam edeceklerdir diye düşünüyoruz. Bu durumdan bahsederken kendisine "sokak çocuğu" dediğim için kızdı bana Ateş. Hoşlanmadı bu sözden. Kötü bir şaka olarak değil, hoşuma giden bir şekilde söylüyordum ama artık söylemeyeceğim. Oynamaya devam etmesini tabi ki çok istiyorum.
