Geçtiğimiz hafta Ateş'le birlikte kumsalda bol bol fotoğraftaki kalıplardan yaptık (Pelin bunları çok iyi hatırlar). Günde yaklaşık 4,5-5 saat (iki seans halinde) kumsalda kaldık. Denizden taş toplayıp yine denize attık defalarca (artık taşları tanıyacak hale geldik). Hava çok iyiydi, en azından terlemedik. Tavşan ve Kaplumbağa masalını günde en az 3 defa okuduk. Ateş kendi yaşındaki iki kız çocuğu tarafından biraz hırpalandı (hem de ben her an yanında olduğum halde). Onları hem görmek istedi, hem de görünce benim arkama saklandı. Kız çocukları nasıl böyle saldırgan olmuşlar, çok şaşırdım. Ama bir de 11 yaşında bir abla (Dilek) ile arkadaş oldu ki, haftanın süper olayı buydu. Ateş Dilek'i, Dilek de Ateş'i çok sevdi. Ateş "Diyek benim aakadaşım" diyerek kahkahalarla kovalamaca oynadı ve inanılmaz eğlendi.Ateş'ten Konuşma Örnekleri:
- (Ağaçta öten kuşları göstererek) Kuşlay cik cik ötoolay, anneleyini çağıyolay, göbüşleyi acıkmış, makayna, domates, köfte istoolay.
- (Üstüne konan sinek için) Bu sinek benim aakadaşım, beni çok sevooo.
- Ne oluy, ne olmaz
- Yemek yok, diyek kuma gitmek vay.
- Meğerse.....
- Çünkü...
- Ama...
