Cumartesi öğleden sonra dedeyle birlikte alışverişe ve otogara bilet almaya gittik. Ateş'e otogarı otobüslerin otoparkı olarak tanıttım. O kadar çok otobüsü birarada görünce ilgiyle etrafını izledi. Oyun parkına gittik. 30, 70, 80 hızlarında sallandı. Kaydıraktan kayıp bana bol bol kum attı ve eve döndük.
Pazar günü sabahtan evden çıkıp Ülkü'lere kahvaltıya gittik. Bahçede acaip eğlendi. Ağaçları sulamak istedi. Akın amcadan izin alması gerektiğini söyledim. "Akıııııın, ağaçlayı sulayabiliy miyim" diye bağırarak izin istedi. Ağaçlarla birlikte kendini de sırıl sıklam ıslattı. Çok güzel videoları var. Ülkü'ye "senin saçların neden gri" diye sordu. Bahçede toprakla oyunlar oynadı. Yine bana bol bol kum attı. Sonra Bilge'yle Deniz'in evine gittik. Orda önce "evimize gideliiiiiiiiiim" diye bağırsa da sonra kızların oyuncaklarıyla oynadı. Bahçeye çıktığımızda da -her zaman olduğu gibi- denize bol bol taş attı.
