Son günlerde...
- Ateş özür dilemeyi öğrendi. Daha önce yaptığı şeyler için özür dilemez, bir de üstüne o bize kızardı. Geçen gün ona sıktığım mandalina suyunu bilerek ve isteyerek dökünce azarı işitti. Babasının teşvikiyle benden özür diledi, yanlışlıkla yapmış. Zaten Ateş'e ne kadar kızarsam kızayım sinirim 3-5 saniye arasında yok olup gidiyor. Ertesi gün de yine yaptığı bir yaramazlık için babasından özür diledi.
- Evden dışarıya çıkarmak imkansıza yakın. Çarşamba akşamı bir arkadaşımızın kızının doğumgünü partisine gittik. Ama çok zor gittik. "Ben gitmek istemiyoyum, hepsimiz evde kayayım" diye ağladı. Bu arada "hepsimiz"e dikkatinizi çekerim. Neyse, asansörün düğmesine kim önce basacak yarışması yaparak evden çıkabildik. Orda diğer çocuklarla değil, evin çocuğunun oyuncaklarıyla oynayarak çok güzel vakit geçirdik. Zaten doğumgünü çocuğu hastaydı. Neyse, eve dönme vaktinde de tahmin edersiniz ki, eve dönmek istemedi, yine ağladı. Her gittiğimiz yere bu şekilde zorla gidiyoruz, yine zorla eve dönüyoruz.
- Geceleri geç yattığını daha önce yazmıştım. Son birkaç gecedir nedense, saat 21.40 olduğunda yatması gerektiği düşüncesine kapıldı, ki bu iyi birşey. 21.40'da yatağa gidersek, okuduğum en az 3 masaldan sonra 10 civarı uyuyor. Bu masallardan biri mutlaka tavşan ve kaplumbağa oluyor. Ama doğumgünü gecesinde olduğu gibi bir şekilde saat 21.40'ı geçmişse, zaten geçmiş diyerek cin gibi oturmaya devam ediyor.