O kadar hızlı yaşıyoruz ki, oğlumun günlüğüne son zamanlarda çok az vakit ayırır oldum. Gerçekten haftalar nasıl geçiyor, hiç farkında değilim. Sanki belli bir yaşa gelince zaman daha da hızlı geçiyor gibi.
Neyse, oğlumla ilgili kısıma geçeyim. Geçen hafta 4 gün ayrı kaldık birbirimizden. O evde babasıyla kaldı, ben bir toplantı için şehir dışına gittim. Ateş doğduğundan beri bu ikinci ayrılışımız oldu. Bu kez toplantıda daha rahat ettiysem de, -belki manyak bu kadın diyeceksiniz ama-, bir an önce sağlıklı bir şekilde oğluma kavuşmayı çok istedim. Hatta gitmek için yola çıktığımda, niye gidiyorum diye çok pişman olmuştum. Neyse sağ salim oğluma kavuştum. Ayrıyken sürekli olarak telefonla konuştuk. Normalde pek konuşmaz ama bu sefer her telefonda konuştu benimle. Yaptıklarını ayrıntılarıyla anlattı. Telefonu da "öptüm bay baaaay" diyerek kapattı. Geldiğim günü evde birlikte geçirdik. Gün içinde birkaç kez, -hiç konusu geçmediği halde- "anne seni çok seviyorum" dedi.
Gösterisinden beri Ateş okula gitmiyor. Karne aldı ya, 5 yaş sınıfı oldu artık. 4 yaş sınıfı da neymiş? Zaten önümüzdeki iki hafta deniz kenarına gidiyoruz. Sonra iki hafta evdeyiz. Daha sonra ağustos boyunca tatildeyiz Ateş'le birlikte. Abisi ve babası da ara ara bize katılacaklar. Eylül itibariyle de 5 yaş sınıfına başlarız artık.
Denizde ve kumsalda çok iyi vakit geçiriyoruz tabi ki. Kendi sınıfından arkadaşları da oluyor orda. Arkadaşlarıyla inanılmaz güzel zaman geçiriyor. Çok güzel oyun oynuyorlar. Örneğin, bisiklete binmek için sıraya giriyorlar, (genelde) herkes sırasına uyuyor. Okulun faydalarını görüyoruz.
Orda bile ne kadar büyüdüğünü farkedebiliyorum. Çoğu şeyi kendi başına yapıyor. Odaya gidip birşeyler getiriyor. Bazen onu izlesem de, izlediğimi farkettirmemeye çalışıyorum.
Şimdi günlerini evde ablasıyla birlikte geçiriyor. Kendisi çok iyi vakit geçirdiğini söylüyor. Ablası da onunla oyun oynamayı çok özlemiş. Bütün gün birlikte oyun oynuyorlar. Şu anda da babasıyla birlikte yeni gelen B.uz D.evri 3'e gitti. Üç boyutluymuş. Bakalım neler söyleyecek.
Son olarak bir şey daha yazayım. Okula gittiği günlerden birinde gereksiz yere çok ağlayıp yaramazlık yaptı, ben de kızdım. Bana "anne, senin yüzünden kötü bir gün geçiriyorum" dedi.
