

Bu seneki uzuuun tatilimizi geride bıraktık. Çoğunlukla çok keyifli zaman geçirdik oğlumla. Hergün deniz kenarında olunca, günde 2 kez yaptığımız deniz seansları günde 1'e indi çoğunlukla. Ne kadar sıcak olsa da, açık havada olmak çok iyiydi. Ama Ateş'te çok belirgin bir arkadaş ihtiyacı başgösterdi. Orda tanıştığı çocukları tutup tutup bizim odamıza götürdü, oyun oynamak için. Herhalde gelecekte de bütün arkadaşlarını toplayıp bizim eve getirecek. Böyle olursa çok sevinirim, zaten böyle olmasını isterim.
Tatilden sonra eve dönerken Ateş evimizi, hatta kendi odasını bile unuttuğunu söyledi. Neyse ki görür görmez hatırladı. Evde kalan oyuncaklarını görünce çok sevindi. Bir hafta evde ablasıyla kaldı. Bence itiraf etmese de, evde sıkıldı, belirgin olarak arkadaş istiyor. Salı günü de okulu açıldı. Artık 5 yaş sınıfı oldu, arkadaşlarının bir kısmı küçük yaş sınıfında kaldı, Ateş ve bir kısım arkadaşları da 5 yaş oldu. Öğretmeni değişti. Yeni bir öğretmen de başlamış. İlk gün keyfi yerindeydi. Dün sabah okula girince ağlamaya başladı, bu sabah yine hafif mırın kırın yaparak, ama genelde iyi gitti. Bu sene de böyle mi geçecek diye korkmaya başladım. Umarım keyifli gider.
Tam 2 hafta önce tatildeyken dışarda yediğimiz bir yemek sonucunda Ateş, Cengiz ve ben diare olmuştuk. Ateş'inki hala devam ediyor. Ateş'in barsakları oldukça hassas, bir şekilde düzeni bozulursa uzun süre iyileşmiyor. Bugün biraz daha iyi gibiydi.
Evdeyken sürekli olarak kendisiyle oyun oynamamı istiyor, ellerimi yıkamaya bile gidemiyorum. Yatana kadar aktif olarak oyun oynuyoruz. İki kişilik puanlı oyunlar (okey-ama kendi kurallarımızla-, bil bakalım kim, zar atarak ilerlenen oyunlar, bellek kartları) şu sıralarda favorilerimiz.
