İki hafta önce Ateş,babası sayesinde evde patenle kaymaya başladı. Hiç beklemediğim şekilde, gayet güvenle kayıyor. Ben düşecek, hatta kötü düşecek diye çok korktum. İstemeden müdahale etmeyeyim diye başka odaya gittim. Çocukların hayatında anne ve babanın ayrı ayrı rollerinden de bir kez daha emin oldum. Bana kalsa, Ateş ne scootera binerdi, ne küçük yaşta bisiklete, ne de patenle kayardı. Cengiz'in tutumuyla Ateş, öğrenmesini benim de çok istediğim birçok şeyi öğreniyor böylece. Ben anne olarak biraz sıkıcıyım galiba bu konuda. Neyse, iyi ki anne-baba var.
Ateş'in de artık kendi olta çantası var. Bu kadar yoğun balık sevgisiyle, zaten olmaması mümkün değildi. Fotoğrafta masanın üzerinde sarı-siyah renkte görülen Ateş'in olta çantası. Geçen pazar sabahı, bir yere kahvaltıya gitmek için evden çıktık. Ama plan bozuldu, biz de ailece biraz alışveriş yapıp, 40-45 dak ilerde bir yerlere balık avlamaya gittik. Giderken yolda aldıklarımızla kahvaltı yaptık. Hava çok güzeldi. Çok çok keyifli bir gün geçirdik. Kayalara tırmandık, Cengiz balık avladı, Ateş'le ben yanında durduk, şarkı söyledik, sohbet ettik. Ancak 3 kurbağa balığıyla, 1 naylon balığı yakalayabildik. Kurbağa balıkları hiç işe yaramıyor maalesef. Dönüşte de sık sık yaptığımız gibi S.tarbucks keyfi yaptık ve evimize döndük. Bu haftasonu için de G. Antep hayvanat bahçesine gitme planımız var, bakalım uygulayabilecek miyiz?
