İki hafta önce Ozan ve İpek'in aileleri geldi. Çocuklar çok eğlendiler. Geçen hafta biz İpeklere gittik. İpek'le odasında d.udak.tan d.uda.ğa öp.üş.müşler. Ateş du.daktan öp.üş.tüğü iki kıza aş.ıkmış. Biri Koza, öbürü de İpek'miş.
Dün akşam da, Eliz ve Günce ile Bilge-Denizlerin aileleri geldi. Ateş Eliz'i zaten çok seviyor, o gelecek diye çok sevindi. Eliz'le Ateş'in fotoğrafını çekmek istedim. Eliz 11 yaşında, haliyle Ateş'den epeyce uzun. Yine de Ateş bir elini Eliz'in omzuna atarak poz verdi, bizi gülmekten öldürdü (tabi ona belli etmeden). Ayrılırken Eliz'i öptü, sonra "keşke Eliz de beni öpse" dedi. Bunun üzerine kahkahalar arasında Eliz de onu öptü. Bu sabah "dün akşam çok eğlendim, keşke hiç bitmeseydi" dedi.
Belki unuturum diye buraya yazıyorum, aslında okulundaki arkadaşları onun için en kıymetli arkadaşlar. Ne de olsa bütün vakitleri birlikte geçiyor. Okuldaki doğumgününde bir yanına Mehmet Eren, bir yanına Cem oturmuştu. Bizimki ellerini iki arkadaşının omzuna koyarak "işte benim en iyi dostlarım" dedi, beni bitirdi.
