Haftasonu için belki tenis, Defne'nin doğumgünü partisi ve pazar günü de yine tarihi eser gezimiz var planlar arasında.
Cuma, Kasım 05, 2010
Burun Kanaması
Ateş'in ilk kez geçtiğimiz kış olmak üzere ara ara burnu kanamaya başlamıştı. İlk kez okulda Erinç'in çantasının çarptığını ve ondan sonra kanadığını söyledi kendisi. Sonra yaz boyu da ara ara bazen herhangi bir travma (Erim'in kafasının çarpması), bazen de burun karıştırma (aslında bu da travma) işlemleri sonrasında burnu kanadı. Bazen kısa, bazen uzun sürdü. Geçtiğimiz cumartesi de burnu kanadı, ardından pazar günü, pazartesi ve salı da okulda kanayınca ve bunlarda ikisi epeyce uzun sürünce, Eliz ve Günce'nin babası olan arkadaşımız Murat Amca, yakılması gerektiğine karar verdi. Ateş'i çarşamba günü okuldan erken aldım. Ne işlem yapılacağını biliyordu. Ayrıca hastaneye babasının odasına gitmeyi ve orda bilgisayarda oyun oynamayı çok seviyor. Bu nedenle güle oynaya gittik. Ucunda gümüş nitrat bulunan bir çubukla hasarlı damara birkaç kez dokunarak koterizasyon işlemini yaptı Murat amca. Ayrıca etrafımızda onu izleyen, benim ve babanın öğrencileri olan tıp öğrencileri Ateş'i seyretti. Ateş'in hiç canı yanmadı, hiç problem çıkarmadı. Sadece her dokunma sonrasında sayısız kez hapşurdu. İşimiz bitti, inşallah başka bir problem çıkmaz. Şimdi mutlu mesut okulunda.
