Tatile devam ediyoruz. Yani Ateş ediyor. Biz de kısa aralıklarla ona eşlik ediyoruz. Hayatından gayet memnun. Sabah istediği saatte (genelde 7.30 civarı) kalkıyor. Evdeysek televizyon izliyor, oyun oynuyor, keyif yapıyor canının istediği gibi. Denizdeysek, kumda oyun oynuyor (çoook seviyor bunu), birlikte denize giriyoruz, yüzüyor, eğleniyor, gece yatmadan önce televizyon seyrediyor. Her koşulda geç yatıyor.
Geçen hafta içinde bir gün çok isteyerek benim işyerime geldi. Önce öğlen onun sevdiği bir cafede birlikte yemek yedik. Sonra işyerime geldi, birlikte laboratuvarları gezdik. Mikroskopta hücreleri inceledi. Elektron mikroskopta 12000 kez büyütülmüş hücreyi ve organellerini gördü. Organellerin ne işler yaptığını anlattım ona. Sonra odamda bilgisayarla oynadı. Bol bol konuşup gevezelik yaptı. Sonra da birlikte playlande gittik, atlama zıplama yerinde sırılsıklam olana kadar zıpladı. Biraz da alışveriş yapıp döndük. Denize gittiğimizde Ateş'in ve abisinin kuzenleri Lal ve Alp'le onların kuzenleri Şan ve Sim gelmişti. Bazen birlikte, bazen ayrı ayrı oynadılar. Tam bizim döneceğimiz gün Kaan'la Şan tartıştılar, birazcık küs ayrıldılar, birbirlerini çok sevmişlerdi, bu sene biraz ayrı düştüler.
Ateş yarın da babasının işyerine gidecek, bir de sürekli burnunun üzerine düşen gözlüğünü değiştirecekler.
