Haftasonumuz güzel ve keyifli geçti. Cuma akşamı abi ile oyun ve ödev vardı programda. Sonra Ateş resimli cumartesi programı yaptı. Cumartesi günü neler yapacağımızı anlatan bir resim çizdi. Cumartesi olunca önce kahvaltı, sonra oyun ve bitmeyen ödevler halledildi. Öğlen Ateş'in isteği üzerine onun seçtiği bir cafeye yemeğe gittik. Dördümüz keyifli bir yemek yedik. Ateş çooook severek tavuk şnitzel yedi, zaten dışarda çoğunlukla bu yemeği yiyor. Sonra, bir gün önceden biletlerini aldığımız Felaket Henry filmine gittik. Ateş reklamlarını görür görmez gitmek istemişti zaten. Ozan, İpek, İdil ve Can da geldiler. Çocuklar filmi sevdiler, ama bize göre başarılı bir senaryo değildi. Sadece kitaplardaki hikayeleri bile kullansalar çok daha başarılı bir film olurdu. Yine de çocuklar keyifle izledi. Sinemadan sonra babanneye uğradık, sonra eve geldik.
Bugün ise öğlene kadar evde vakit geçirip, öğleden sonra açık havaya çıktık. Çocuklar güneşli havada güzelce oynadılar, biz de keyifle oturduk. Eve geldiğimizde Ateş, ödevlerin bitmiş olmasının verdiği rahatlıkla televizyon keyfi yaptı, şimdi oyun oynuyor. Son haftalarda, hatta aylarda sürekli çok bölümlü oyunlar kuruyor.
Ben yarın bir iş toplantısına gidiyorum, cuma akşamı döneceğim. Zaten iki yılda bir gidiyorum, ama bu bile çok zor geliyor. Herhalde bir daha oğlumdan ayrı hiçbir yere gitmeyeceğim. Kendi isteyerek gideceği zamana kadar ben ona yapışık yaşayacağım.
