Ateş geçen cuma okuldan geldiğinde karnının ağrıdığını söyledi. Yemekten sonra kustu, ertesi sabah da diare oldu. Bu belirtileri birkaç gün içinde kayboldu, ama karın ağrısı hala ara ara devam ediyor. Biz de son zamanlarda miktarını artırdığı süt mü karın ağrısı yapıyor acaba, diye düşünmeye başladık. Laktoz intoleransı olmuş olabilir. Sütü öyle çok seviyor ki, susadığında bile süt içmek istiyor. Ben de bir yandan demir eksikliği anemisi olmasın diye, yemek saatlerinden uzak tutmaya çalışıyorum, bir yandan da günlük gerekli miktarı zaten fazlasıyla alıyor, daha fazlası da gerekli değil diye düşünüyorum. Bu konuda ssürekli ara yolu bulmaya çalışıyoruz. Süt içmesini tabi ki çok isterim, hem de ona daha sağlıklı olduğunu düşündüğüm günlük şişe sütlerden almak için hergün yolumuzu değiştiriyoruz. Ama çok aşırı süt alıp demir emilimini bozmasın ve gereksiz fazla kalori almasın derdindeyim.
Karın ağrısı dışında keyfimiz yerinde. Cumartesi günü bir arkadaşının doğumgününe gittik. Sınıf arkadaşlarıyla gün boyu oyun oynadılar. Çok eğlendi. Kendi arkadaş ortamında Ateş'i izlemeyi çok seviyorum. Arkadaşları Ateş'i seviyorlar, onunla birarada bulunmak istiyorlar, arkadaşlarıyla çok eğleniyor. Bu da beni çok mutlu ediyor.
Şubat tatilinde bir proje hazırlama ödevi vardı Ateş'in. Doktorluk mesleğini tanıtacaktı. Sınıfta herkes farklı bir meslek seçmiş. Ateş de doktorluğu istemiş. Projesini hazırladı, evde sunum provası yaptı. Dün de okulda sunmuş, hem öğretmeni, hem de arkadaşları çok beğenmiş. Mutlu mutlu geldi eve. Ayşe Öğretmen çok iyi, çok tecrübeli ve sakin bir öğretmen. Çok şanslıyız. Çocukları çok güzel motive ediyor. Birgün Ateş beni kızdırdı, onu fırçaladım. Ama o kadar çok kızdırdı ki, kızgınlığım hemen geçmedi. Ateş de bana öğretmenini örnek gösterdi. Öğretmeni birine kızsa bile, kızgınlığı hemen bitiyormuş, hemen normale dönüyormuş. Yani o ortam uzamıyormuş. Ben de bunu güzel bir eleştiri olarak kabul ettim. Bundan sonra öyle olmaya çalışacağımı söyledim.
