Perşembe, Haziran 05, 2014

Jüpiter, Ay, Mars, Satürn

Dün akşam bizim üniversitede gök cisimleri gözlem şenliği vardı. Hava geç karardığı için geç bir saatte düzenlenmişti. Ama yine de gittik. Öncesindeki belgesel gösterimi ve konuşmalara yetişemedik, çünkü Ateş evde yemek, ödev, banyo, biraz dinlenme rutinlerini gerçekleştirdi. Sonra gittik, arkadaşlarımız da çocuklarıyla ordalardı. Bilge-Deniz, İpek, Ozan ve Ateş önce hava iyice kararana kadar trambolinde zıpladılar. Sonra da teleskopla gözlem yaptık. Önce bir uyduyu izledik, çıplak gözle. Sonra çocuklar sırasıyla teleskopla jüpiter, ay, mars ve satürnü gördüler. Jüpiter haricindekilere ben de baktım. Özellikle ay çok etkileyiciydi, tabi yakınlığından dolayı. Ateş de, ben de ilk kez böyle bir aktivitede bulunduk. Çok hoşumuza gitti. Ancak en son sıradaki satürnün halkasını ilk başta göremedi Ateş ve bu onu çok üzdü. Eve hüzünlü döndü. Evde gördüğümüzü kağıt üzerinde çizdim ve ona halkanın hangisi olduğunu gösterdim. O zaman aslında gördüğü şeyin halka olduğunu anladı ve çok rahatladı.
Bu hafta başından beri babasından ayrı, babası yaz kampında. Telefonla konuşuyorlar sürekli. Ben, ya da babası yanında olmadığında (birkaç saatliğine bile olsa), Ateş yaptığı herşeyi mutlaka telefonla arayarak bize söylüyor. Ayrıca günaydın ve iyigeceler konuşmaları da yapıyor. Bu telefonlar oldukça sık aralıklı olabiliyor. Babası da, ben de bu konuşmalara bayılıyoruz.
Epey uzun bir süredir babası Ateş'e yatarken şimşek hırsızı isimli kitabı okuyor. O'nun yokluğunda bu haftanın başından beri, ben Ateş'e Felaket Henry'nin yeni çıkan kitabını okuyorum. Kitap bizi güldürüyor. 
Bugün okuldan sonra Ateş'in badminton antremanı ve üzerine pizza partisi var. Ben de onu okuldan almaya gideceğim.
Lilypie Kids Birthday tickers