Ateş geçen hafta ilk büyük okul gezisine gitti. Babası da onunla birlikte gitti. Başka anneler ve babalar da vardı geziye katılan. 4. sınıflara 4 günlük kayak gezisi olunca ve bu gezi onların ilk okul gezisi olunca bazı aileler çocukları tek başına bırakamamış, bizim gibi. Pazartesi sabahı erken saatte onları otobüse bıraktım. Yola çıktılar, öğlen gibi orda oldular. Otele yerleşip hemen kayak derslerine başlamışlar. Ateş'in, daha birkaç hafta önce ders aldığı hocaya denk gelmişler ve o da Ateş'i direk bir üst gruba almış. Zaten yer de aynı. Ateş keyifle kaymış. Hatta en tepeden bile hızla kaymış. Kayak, benim Ateş için hayal ettiğim bir spor olmadı hiçbir zaman. Ama olaylar bu şekilde gelişti ve kaymayı da öğrenmiş oldu. Neyse, ilerde bilmiyorum demez. Otele dönüşte havuza girmişler hep birlikte, üstüne banyo, akşam yemeği, yemek sonrası aktiviteler derken yorgunluktan perişan düşmüşler. Ama yine de birbirlerinin odalarına gidip akşam keyfi yapmışlar. Ateş, odada Kerem, Arda ve Albert ile birlikte kaldı. Babası ayrı bir odada kaldı.
Ertesi gün de aynı şekilde kayak, havuz vb. ile geçmiş. 3. gün tipi başladığı için kayak iptal olmuş, daha iyi olmuş, çünkü bütün gün kızaklarla kaymışlar. Hatta yarışmalar düzenlemişler. Ateş birkaç kere birinci olmuş. Akşam bu sefer hamam ve sauna da eklenmiş. 4. gün tam döneceklerken yolların kapanması nedeniyle dönüş yolculukları ertelendi. Artık ailelerini özlemiş olan çocuklarda biraz moral bozukluğu olsa da, öğretmenleri bin türlü aktiviteyle onları oyalamışlar. Cuma öğleden sonra kavuştuk. Otobüsü bekleyen anne babaların hepsi özlemle çocuğunu beklerken, çocuğunu üniversiteye göndermeme kararı alanlar bile vardı :) (ben değil).
Burda ev bomboştu. Ateş'i çoooooook özledim. Bir evde baştan beri yalnız yaşanıyorsa dert değil, ancak ev çocuklu bir evse, çocuk bir yere gittiğinde tamamen boş ve anlamsız geliyor insana. Hatta evin dağılmaması bile insana kendini kötü hissettiriyor. Bu süre boyunca Ateş'le defalarca konuştuk. Hiçbirinde de onu ne kadar özlediğimi söylemedim (son gün hariç). Onun moralinin bozulmasını istemedim. Keyfi yerindeydi, kafasını anne özlemiyle karıştırmak istemedim. Zaten babası da yanında olduğu için Ateş çok eğlenceli ve keyifli geçirdi geziyi. Genel olarak otelle ilgili sorunlar oldu, hemen hemen herkesin yemeklerden barsakları bozuldu. Ama gezi çok güzel geçti.
Geziden döndükten sonra Ateş'e bir daha okul gezisine gitmek isteyip istemediğini sordum. Kesin, giderim, hem de yalnız, diye cevap verdi. Babasının söylediğine göre kendi işlerini başarıyla halletmiş, grup kurallarına uyan, eşyalarına sahip çıkan, bavulunu başarıyla toplayan, uyumlu bir çocukmuş.
