Salı, Ocak 05, 2016

Nicky ve Perry

Blogda 11. yıla başladık. Ancak geçtiğimiz sene istediğim sıklıkta yazı yazamadım. Bu sene daha çok yazabilmeyi umuyorum. Bu kadar az yazınca Ateş'in ve dolayısıyla bizim hayatımızdaki çok önemli bir olayı yazmayı unutmuşum: Perry. Nerdeyse bizdeki 1 yılını tamamlayacaktı Perry. Ağustosta İsviçre tatiline giderken onu kafesiyle birlikte Toprak Efeler'e bıraktık. Ateş vedalaşırken çok üzüldü. Yemek ve bol suyla evde de kalabilirdi aslında. Ama hava aşırı sıcak olduğu için hayvan pişer diye düşündük. Toprak Efeler de denize gidip geliyorlardı bu sürede. Birgün eve döndüklerinde Perry'yi kafesinde bulamamışlar. O gün bizim dönüş yolculuğumuzun başladığı sabahtı. Yolculuk için küçülttüğümüz kafesin bir kenarındaki plastik bir parçayı kemirerek kaçmış, evin altını üstüne getirseler de bulamamışlar. İsviçre'deki evden yola çıktığımız anda bu durumu öğrendik ve Ateş'i, Perry'nin ölmüş olabileceğine hazırlamaya çalıştık. Saatler geçip de bulunamayınca maalesef umutlar da tükendi. Ateş inanılmaz üzüldü ve çooook ağladı. İçim sızladı. Onu, zaten köpek alacağız, iki hayvana aynı evde bakmak çok zor olacaktı zaten diye teselli etmeye çalıştım. Ama üzülmesini tabi ki engelleyemedim. Zaten doğal olarak kaybının arkasından yasını tutması gerekiyordu.

Artık hayatımızda Nicky var. Nicky inanılmaz tatlı, bir o kadar da yaramaz. Geldiğinin iki katını geçti bile. Çok hızlı büyüyor. Her hafta aşı oluyor. Bu hafta artık rutin olarak dışarıya çıkarmaya da başlayacağız. Geçtiğimiz pazar günü 1 saatliğine Ateş'le birlikte tenis dersine gitti. Geçtiğimiz hafta bir akşam da Toprak Efeler'e götürdük kucakta. Ama onların kocaman köpeği Ares, Nicky'yi korkuttu. Ares onu koklamak istedikçe Nicky kaçıp saklandı. Ama bu ilk temastı. İlerde iyi arkadaş olmalarını umuyoruz. Özellikle yazın birlikte zaman geçirecekler çünkü.

Yani -yaramazlık ve ısırganlık dışında- Nicky ile çok mutluyuz.
Lilypie Kids Birthday tickers