Okullar yaz tatiline girdikten 1 hafta sonra, Ateş'in sınıfından (ve yan sınıftan) biz dahil toplam 10 çocuk ve anneleriyle birlikte Çanakkale gezisine gittik. Uçakta hasta bir yolcu olduğu için 20 dakika sonra kalktığımız havaalanına geri döndük, hasta yolcuyu bırakıp yola devam ettik. İndiğimizde bizi karşılayan otobüse doluştuk ve Çanakkale'ye doğru gezimize başladık. Çocuklar daha havaalanında çok eğlenmeye başladılar. Ateş'in mutluluğunu gördükçe, iyi ki katılmışız bu geziye, dedim. Zaten böyle olacağını tahmin ediyordum.
Yolda önce Bergama antik kentini gezdik, bir yerde yemek yedik. Sonra yine yollara düşüp Ayvalık Cunda adasına gittik. Orda ünlü Ayvalık tostu ve dondurma yedik. Sonunda akşamüstü otele vardık. Otel deniz kenarında çok güzel bir oteldi. Hemen yerleştik ve çocuklar yine eğlenmeye başladılar.
Ertesi gün truva antik kentini gezmek için yollara düştük bu sefer. Rehberimiz sayesinde bilgiler de alarak güzelce gezdik, sonra tahta atı da gezerek bu bölgeyi bitirdik. Sonra feribotla Gelibolu yarımadasına geçtik ve günün geri kalanında şehitlikleri gezdik. Çok etkileyiciydi. Bir önceki güne göre daha erken bir saatte otele döndük, anneler deniz kıyısında dinlenip sohbet ederken, çocuklar hep birlikte havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün Bozcaada günümüzdü. Geyikli'den feribotla geçtik, gezdik, dolaştık ve çok beğendik Bozcaada'yı. Ufak tefek alışverişler de yaparak akşamüstü otele döndük ve çocuklar yine havuz keyfi yaptılar.
Bir sonraki gün dönüş günümüzdü. Sabah otelden ayrıldık, planda Çeşme vardı, ancak ortak bir kararla Çeşme yerine Şirince'ye gitmeye karar verdik. Şirince'de yaklaşık 2 saat geçirdikten sonra tekrar havaalanına gidip evimize geri döndük. Havaalanına gidiş-geliş sırasında Yağızlar bize eşlik etti. Çooook güzel ve eğlenceli bir gezi oldu. Bundan sonra da aynı grupla gezilere devam etmeyi planladık.
Temmuz anılarımıza sonra devam edeceğim :)
