Ateş'in bu sene okul korosuna katıldığını yazmış mıydım hatırlamıyorum. Bu sene basketten biraz da bizim önerimizle çıktı. Basket haftada iki gün okuldan sonra idi. Basket bittikten sonra yaklaşık 45 dakika servis için bekleyip o arada kantinden abur cubur yiyorlardı. Ayrıca Ateş takımda değildi, takımın bile basket başarısı çok kötüydü. Neyse bu sebeplerden dolayı basketi bırakmasını önerdik Ateş'e. Onun yerine daha severek gideceği kurslar istedi. Koroya katılmayı zaten geçen seneden beri istiyordu. Direk seçmelere girdi ve koro üyesi oldu. Pazartesi okulda koro çalışmalarına kalıyor. Salı günleri bateriye devam ediyor. Çarşamba, perşembe ve cuma birşey yok.
Cumartesi bilgisayar programcılığı-kodlama kursuna başladı. Bunu epeydir istiyordu, ama haftasonu burda kalmadığımız için başlayamamıştı. Neyse ki, geçen cumartesi beş saatlik bir telafi günü yaptılar. Öğlen 12:30'dan akşamüstü 17:30'a kadar orda kaldı. Çıktığında çok keyif aldığını ve kursu çok sevdiğini söyledi. Bir de bu kurs için laptop götürmemiz gerekiyormuş. Onun için de çok sevindi. Bir süredir kendine yeni bilgisayar istiyordu. Evde bir desktop bilgisayarı var ama onun isteklerini tam olarak karşılamıyordu. Benim bir önceki Mac bilgisayarım da Mac olduğu için olmazmış. Böylece pazar günü babasıyla gidip yeni bilgisayar aldılar. Şimdi pek mutlu. Bilgisayarını açıp yeni programlar vs. yüklüyor. Yeni bilgisayarıyla artık cumartesi günleri bu kodlama kursuna gidecek.
Pazar günleri ise bu sene haftada bir saat olarak devam edecek olan tenise gidiyor İpek'le birlikte. Tenis sonrası genelde güzel deniz balıkları ve salata yediğimiz tenis kulübüne gidip pazar günümüzün geri kalanını hep birlikte orda geçiriyoruz.
Ateş'in bu seneki ders dışı aktiviteleri bu şekilde...
