Pazar, Eylül 21, 2008

Ateş'in Köpekleri

Ateş'in tam 5 tane peluş köpeği var. Sırayla: Kay, Kalp, Tomy, Mandik ve Marsık. Fotoğrafta da bu sırayla Ateş'in yanında duruyorlar. Kanepenin üstünde kocaman Nemo balık var, ama konu dışı.
Okulda pazartesi kitap, çarşamba oyuncak, cuma da CD götürme günüymüş. Bakalım yarın hangi kitabını götürecek?

Çarşamba, Eylül 17, 2008

Isırık

Pazartesi akşamı Ateş'i okuldan almaya gittiğimde, sınıfındaki Bora isimli çocuğun Ateş'in elindeki oyuncağı almaya çalıştığını, vermeyince de Ateş'i kolundan ısırdığını söylediler. Çok üzüldüm, ama "ne yapalım kaza olmuş" dedim. Ateş konuyu hiç açmadı, ben de sormadım. Akşam banyo sırasında moraran kolunu gösterip ne olduğunu sordum. "Böcek ısırdı" yanıtını aldım. "Ama epeyce büyük bir morluk" deyince de "böcek büyüktü" dedi. Üstelemedim.
Ateş'in, sınıfındaki bir kız arkadaşını çok sevdiğini, ara ara gidip saçlarını okşadığını, salıncakta onu salladığını da söylediler.
Akşamları onu çok keyifli bulmama rağmen (gülüyor, konuşuyor, öğretmenleriyle güzelce vedalaşıyor, yarın görüşürüz diyor), sabahları hala evden zor, bazen ağlayarak çıkıyoruz.

Pazar, Eylül 14, 2008

Farklı Konular...

  • Sabahları bırakma zamanlarımız haricinde okul iyi gidiyor. Sabahları mızmızlanıyor, gitmek istemiyor. Okula gidince de kucağıma geliyor ve hafiften ağlamaya başlıyor. O sırada öğretmenlerinin çabasıyla okula giriyor, bana üzülerek by by diyor. Ben de üzülerek ayrılıyorum. Sonra okulu her aradığımda (günde belki bir milyon kez arıyorum) iyi olduğu haberini alıp rahatlıyorum. Hatta bugün bütün sınıf ilk kez birlikte oyun oynamışlar. Ateş'in başlangıçtan beri en iyi günü bugünmüş. Fotoğraf dünkü kırtasiye alışverişimizden. Okuldan istediler de.
  • Kaç gündür yazmayı unutuyorum. Birkaç hafta önce arkadaşlarımızın evine gittik. Ateş banyoda elini yıkadı, ama el kurulamak için havlu yoktu. Çevresine bakındı, duş perdesini gördü. Ben ne olduğunu anlamadan gidip duş perdesinde ellerini kurulamaya çalıştı, bir yandan da "ne kadar da büyük havluları varmış" dedi.
  • Bu haftasonu denizdeyken iskelenin altında çok sayıda midye gördü. "Burda seksenlerce midye varmış" dedi.
  • Sayılara ve harflere olan yoğun ilgisi bütün hızıyla devam ediyor. Hatta okula gittiğimizde sayılarla oyunlar kurarak onu rahatça içeri alıyorlar. Bütün harfleri tanıyor. Hatta Türkçe "a, bee, ce, çe, de, eeee ....." ya da İngilizce "ey, bi, si, di, ..." şarkıları en sevdiği ve en sık söylediği şarkılar. Kendi kendine okumaya ve yazmaya bile başladı. Harfleri çok komik ve güzel yapıyor. Okulda 6 yaş sınıfına bazı sayıları Ateş öğretmiş. İlkokula başlayınca ne olacak hiç bilmiyorum.

Perşembe, Eylül 11, 2008

Bu sabah...

İyi değilim, çünkü Ateş okula girince kucağımdan inmedi ve ağlamaya başladı. Serap Öğretmen hemen onu alıp bahçeye çıkardı, ama sonuçta o ağlarken ayrıldık. Onun yanından ayrılırken, işe gittiğimi, işten sonra gelip onu alacağımı, birlikte eve gideceğimizi tekrarladım ve bay bay deyip ayrıldım. Yani üzülme veya geri adım atma belirtisi göstermedim, ama çok üzüldüm.
Bir yandan da şöyle bir durum var: Dün iş çıkışı Ateş'i aldığımda günü çok iyi geçmişti. Yemeğini yemiş, uykusunu uyumuştu. "Anne, sana harika bi haberim var, tam 7 tane barbunyayı bir lokmada yedim" diye beni karşıladı, keyfi çok yerindeydi. Umarım bugün de öyle olur. Onun iyiliği için okula gitmesi gerekiyor. Artık onun kendi hayatı var.

Çarşamba, Eylül 10, 2008

Okul Haberleri

Gayet iyi gidiyor. Dün ilk kez tüm gün kaldı. Almaya gittiğimde bahçedeydi, keyfi yerindeydi. Daha önceki günler öğlen onu alıp eve bırakınca benim işe dönmeme çok bozulmuştu. Dün birlikte eve dönünce çok mutlu oldu. Önce birlikte biraz alışveriş yaptık. Dondurma ihtiyacı varmış, o yüzden 3 kutu dondurma aldık.
Bugüne kadar tek problem öğlen yemeklerinde çıktı. Herkesle birlikte yemek yemek istemiyordu, öğretmeni ayrı bir odada yemek yedirmiş hep. Ama bugün acıktığını söyleyerek kendisi yemek salonuna gitmiş, hatta ilk o gitmiş. Öğleden sonra uykusunu da uyumuş. Umarım hep isteyerek gider. Bu sabah biraz gitmiycem diye mızıldandı, ama okula girince normale döndü.

Perşembe, Eylül 04, 2008

Kreste 3. ve 4. Gun

Sabah birlikte gittik, ben kreşin bahçesinde onu bekleyeceğimi söyledim. Ateş de problemsiz içeri girdi. Gerçekten öğlene kadar bekledim. Ateş 3 kere beni görmeye çıktı, ne yaptığımı sordu. Onu beklediğimi söyledim, tekrar içeri girdi. Yemek de yedi ve öğlen mutlu mutlu eve döndük.
4. gün Ateş'e onu bıraktıktan sonra saçlarımı kestirmeye gideceğimi, sonra dönüp onu alacağımı söyledim. "Tamam" dedi. İşim bitince (gerçekten kuaföre gittim) dönüp bahçede öğlen olmasını bekledim. Çok iyi vakit geçirmiş, hiç problem çıkarmamış. Yalnızca taze fasulyeyi yemek istememiş, bu da normal; çünkü bizde bu yemek pişmez. Öğlen alırken "anne terliklerim burda kalsın" dedi. Okulda neler yaptığını sorunca "ooooo hiç sorma" diye cevap verdi. Cuma tatil yaptık. Pazartesi sabah onu bırakıp işe gitmeyi deneyeceğim.

Salı, Eylül 02, 2008

Kreş (Oyun Okulu) Maceraları

Şimdilik herşey yolunda gidiyor. Dün ilk kez gittik. Sünger Bob'lu yeni sırt çantasına (kendi seçti) eşyalarını koyduk. 1 saat kadar kaldık. Serap Öğretmen ilgilendi Ateş'le. İlk girişte hemen öğretmeniyle oyuna başladı, ama başka çocuklar da gelince huysuzlandı. Serap Öğretmen bizi alıp başka sınıflara götürdü. Orda üçümüz uzun süre oynadık. Balıklara yem, tavşanlara salatalık verdik. Sonra ayrılırken öğretmeni Ateş'ten 1'den 5'e kadar sayıları yazmasını ve tavşanları beslemek için salatalık getirmesini söyledi.
Bu sabah Ateş'i babası götürdü kreşe. Önce biraz yanında durmuş, sonra bahçeye çıkıp oturmuş. Ateş içerde oyun oynamış. Düne göre çok daha iyi vakit geçirmiş, eğlenmiş, babasını hiç aramamış. Öğlene kadar durmuşlar. Öğlen de babasıyla birlikte yemek yiyip eve dönmüşler.
Bakalım yarın ne olacak?
Lilypie Kids Birthday tickers