Salı, Kasım 01, 2011

**Birinci**


  • Ateş okulunda 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle düzenlenen resim yarışmasında, 1.-2. ve 3. sınıflar arasında birinci olmuş. Cuma günü elinde bir belge ve hediye edilen boya kalemleri ile geldi. Sahneye çıkmış ödüllerini ve belgesini alırken. Çok sevindik, çok mutlu olduk. Geçen haftalarda kendi kendine bir çizgi roman yaptı. Dün akşam da fineas ve ferb karakterlerini çizdi. O kadar güzel çizmişti ki, karakterler direk tanınıyordu. Bunların fotoğraflarını çekeceğim. 
  • Gittiğim toplantıdan cuma gecesi döndüm. Oğlumu çooook özlemiştim. Son gün artık nerdeyse dakika sayacak hale geldim. O da uyumayıp beni bekledi. O gece birbirimize sarılıp uyuduk. Evde değilken her sabah bir, her akşam da birkaç kez konuştuk. 
  • Cumartesi günü 2 sınıf arkadaşının doğumgünü vardı. Velilerle anlaştık, her ay o ay içinde doğumgünü olan çocukların doğumgünlerini beraber kutlayacağız. Bu ilkti. 8-9 aile gelmişti. Çocuklar altalta üstüste boğuştular. Gerçekten sürekli bir boğuşma olayı vardı. Ateş de onların arasındaydı. Okulda kimbilir neler yapıyorlar, diye konuştuk velilerle. Ateş gayet güzel boğuşuyordu herkesle, görünürde yerlerde yuvarlanan yaramaz bir oğlan çocuğuydu. Ben de kendi başının çaresine bakabiliyor diye çok sevindim. 
  • Bu sabah babasının ve benim evlilik yıldönümümüzü bizi öperek kutladı. 

Pazar, Ekim 23, 2011

Felaket Henry

Haftasonumuz güzel ve keyifli geçti. Cuma akşamı abi ile oyun ve ödev vardı programda. Sonra Ateş resimli cumartesi programı yaptı. Cumartesi günü neler yapacağımızı anlatan bir resim çizdi. Cumartesi olunca önce kahvaltı, sonra oyun ve bitmeyen ödevler halledildi. Öğlen Ateş'in isteği üzerine onun seçtiği bir cafeye yemeğe gittik. Dördümüz keyifli bir yemek yedik. Ateş çooook severek tavuk şnitzel yedi, zaten dışarda çoğunlukla bu yemeği yiyor. Sonra, bir gün önceden biletlerini aldığımız Felaket Henry filmine gittik. Ateş reklamlarını görür görmez gitmek istemişti zaten. Ozan, İpek, İdil ve Can da geldiler. Çocuklar filmi sevdiler, ama bize göre başarılı bir senaryo değildi. Sadece kitaplardaki hikayeleri bile kullansalar çok daha başarılı bir film olurdu. Yine de çocuklar keyifle izledi. Sinemadan sonra babanneye uğradık, sonra eve geldik. 
Bugün ise öğlene kadar evde vakit geçirip, öğleden sonra açık havaya çıktık. Çocuklar güneşli havada güzelce oynadılar, biz de keyifle oturduk. Eve geldiğimizde Ateş, ödevlerin bitmiş olmasının verdiği rahatlıkla televizyon keyfi yaptı, şimdi oyun oynuyor. Son haftalarda, hatta aylarda sürekli çok bölümlü oyunlar kuruyor.
Ben yarın bir iş toplantısına gidiyorum, cuma akşamı döneceğim. Zaten iki yılda bir gidiyorum, ama bu bile çok zor geliyor. Herhalde bir daha oğlumdan ayrı hiçbir yere gitmeyeceğim. Kendi isteyerek gideceği zamana kadar ben ona yapışık yaşayacağım.

Pazartesi, Ekim 17, 2011

Veli-Öğretmen Görüşmesi

Cumartesi sabahı ilk planlı veli-öğretmen görüşmesine gittik. Planlı derken okulun planını kastediyorum tabi. Ben gerçekten heyecanla bekledim Ateş'in öğretmenleriyle görüşmeyi. Ateş'in okulda nasıl olduğunu, derslerde neler yaptığını, arkadaşlarıyla nasıl iletişim kurduğunu çooook merak ediyordum. Cumartesi abi de bizimleydi, hep birlikte gittik. Çocuklar bahçede arkadaşlarıyla oynadılar. Önce sınıf öğretmeni Çiğdem Hanım'la görüştük. Biz sınıfa girer girmez öğretmeni hemen Ateş hakkında süper şeyler söylemeye başladı. Ateş sınıfın en iyi öğrencisiymiş. Onunla ders yapmak çok güzelmiş. Her verileni alıyor ve uyguluyormuş. Özgüveni yüksekmiş, davranışları çok iyiymiş. Hem akademik, hem de sosyal anlamda çok başarılıymış. Arkadaşları arasında çok aktifmiş, bütün sınıf arkadaşları Ateş'i çok seviyormuş. Özellikle yanında oturan Yağız isimli arkadaşıyla çok iyi anlaşıyomuş. Biz bunların karşılığında sadece teşekkür edebildik öğretmenine. Öğretmeni de böyle harika bir çocuk yetiştirdiğimiz için bize teşekkür etti. Görüşme bir dakika daha devam etse, öğretmenin karşısında ağlayacaktım mutluluktan. Ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Özellikle sosyal bir çocuk olmasına ve hemen pek çok arkadaş edinmesine çok sevindim. Sonra İngilizce öğretmenleriyle görüştük. İkisi de Ateş'in çok iyi olduğunu, hiçbir problemin olmadığını anlattılar. Birisi yine bize teşekkür ederek, "Ateş, gerçekten de ateş gibi bir çocuk" dedi. Rehberlik öğretmeni hiçbir sorununun olmadığını söyledi. Müzik, görsel sanatlar, bilişim teknolojileri ve beden eğitimi öğretmenleriyle görüşemedik, abi çok sıkılınca zaman problemimiz çıktı. Cengiz, Ateş'i en çok gören ve en önemli öğretmenlerle görüştüğümüzü söyledi. Ama ben bu durumdan hiç hoşnut olmadım. Bir dahaki görüşmede ben kendim gidip bütün öğretmenleriyle görüşeceğim. 
Aslında mutlaka belirtmem gereken bir konu var: Benim için Ateş'in okulda mutlu olması en önemli şey, ve Ateş ilk günden beri okulunu, öğretmenini çok seviyor. Öğretmeninin, yan şubenin öğretmeni gibi kızgın olmamasından (kendi ifadesi) dolayı çok mutlu. Okula kesinlikle severek gidiyor. Biliyorum henüz erken, ama bir aksilik olmazsa, başladığı gibi gitmesini umuyorum herşeyin. Ateş'in okuldaki mutluluğu benim için çok önemliyken, bir de üstüne öğretmenlerinden bu güzel şeyleri duymak işin bonusu. Çoooook sevinçli ve mutluyum. 
Ateş'in anneannesini arayıp onlara da bu haberi verdim. Annem de benim çok benzer şekilde geçen veli toplantılarımı hatırlattı. Bu durumun yalnızca kendisinden kaynaklandığını iddia eden Cengiz'e ithaf olunur :))

Çarşamba, Ekim 12, 2011

Ödev

Bu Ateş'in 2 gün önceki ödevi. Ödeviyle yıldız almış. Benim çok hoşuma gitti. Genelde ödevlerini çok kısa zamanda ve çok güzel yapıyor. Bazen ödev başına oturtmak zor olabiliyor, ama oturduğu zaman 5 dakikada bitiriyor.  

Pazar, Ekim 09, 2011

Anasınıfı Buluşması

Bu sabah Ateş'in anasınıfındaki arkadaşları ve aileleriyle buluştuk kahvaltıda. Koza'nın annesinin organizasyonuydu. Çok iyi oldu. Sınıftan Ateş, Koza, Mehmet Eren, Cem, Yağız ve Miray vardı. Çocuklar birbirlerini görünce çok sevindiler. Gerçi çocukların 4 tanesi başka bir okulda aynı sınıfta, Ateş'in de aralarında olduğu 4 tanesinin de 3'ü aynı sınıfta, biri de yan sınıfta.  Ama yine de birarada olmayı çok özlemişler. Arkadaşlıkların (hem küçükler, hem de büyükler) devamı için ayda 1 kez buluşmaya karar verdik.   

Cuma, Ekim 07, 2011

Matematik

Ateş matematiği çooook seviyor. Sürekli ona matematik soruları sormamızı istiyor. Soruları bildikçe de inanılmaz keyif alıyor. Okulda matematik dersinde rakamları yazmayı yeni öğreniyorlar, ama Ateş için bunlar tabi ki yeni değil. O soruları bildikçe babası da soruların seviyesini yükseltti. İki noktadan birbirine doğru yola çıkan arabalardan, akıntıya karşı belli bir hızda yüzme hesabına kadar pek çok soruyu, bizim şaşkınlığımıza bakmadan doğru olarak yanıtlıyor. Sayıların karesi kavramını, eksi sayıları biliyor. Eksilerle artıları topluyor. Gerçekten inanamıyorum. Bakalım gelecekte neler olacak?

Salı, Ekim 04, 2011

Fotoğrafçılık

Okul çok iyi gidiyor. Okuldan mutlu geliyor, okula gitmeyi seviyor. Ödevlerini mutlaka, hızla yapıyor. Bu durumdan çoooook memnunuz tabi ki. Umarım hep böyle devam eder. Haftada bir saat olmak üzere kulüp dersleri var. Ateş fotoğrafçılığı seçti. İki haftadır gidiyor. Bu haftaki ödevi evde fotoğraf çekmekti. Eve gelir gelmez de bol bol çekti. Gelecek hafta flash diskle okula götürecek çektiği fotoğrafları. Ayrıca kulüpte başkan yardımcısı seçilmiş. Kulüpte toplam kaç çocuk var, bilmiyorum. Ateş'in oy verdiği Edasu başkan olmuş, Edasu da Ateş'e oy vermiş, Ateş de başkan yardımcısı olmuş. 
Bugün öğretmeniyle konuştum. Yarın Cengiz'le birlikte öğretmeniyle görüşmeye gideceğiz. Telefonda öğretmeni, Ateş'in harika bir çocuk olduğunu söyledi ve bunun için bize teşekkür etti. Çoook sevindim, öğlen Cengiz'le buluşmuştuk, birbirimizle bu konuyu konuşup konuşup mutlu olduk. 
Lilypie Kids Birthday tickers