- Ateş artık hangi günde, hangi ayda, hangi yılda olduğumuzu çok iyi biliyor. Okulda kitap günü hangi gün, doğumgününe kaç ay var, kaç gün tatil var, kaç saat (ya da kaç dakika) sonra bir yere gidilecek, bir saat 60 dakika olduğuna göre, 4 saat 4 kere 60 dakika sonra olacak, hepsini tıkır tıkır söylüyor.
- Bu yıl yılbaşı partisi bizim evde. Yaklaşık 10 gün öncesinden hazırlıklara başladık. Hazırlık dediğim de evi süslemek aslında. Yılbaşı ağacımızı her zamanki gibi süsledik, ışıl ışıl yanıyor. Işıklı süsler alıp evimizin değişik yerlerini süsledik. Evimizin kapısına kardan adamlı süs astık. Ateş ayrıca kapı kolları, musluklar, damacana pompası, telsiz anteni gibi değişik yerlere süsler astı. Bence çok yaratıcı ve hoş oldu. Benim aklıma damacana pompasını süslemek gelmez. Ama o günden beri her su aldığımızda ya da her elimizi yıkadığımızda Ateş'in süslerini görüp mutlu oluyoruz. Bunların yanısıra evimize gelecek konuk çocuklar için minik hediye paketleri hazırladık. Çorap şeklinde hediye paketlerinin içleri minik hayvanlar, kaynana dilleri ve Noel Baba şeklinde yılbaşı kurabiyeleriyle doldu. Şimdi sahiplerini bekliyor. 1 Ocak günü de Kaan'ın gelmesiyle yeni bir yılbaşı kutlaması yapacağız, bu sefer kuzen Toprak Efe ile birlikte babaannelere gideceğiz. Çocukların hediyeleri alındı, paketlendi, hazır bekliyor. Umarım çok güzel yılbaşı partileri ve yeni bir yıl geçiririz.
Çarşamba, Aralık 30, 2009
2009'un Son Yazısı
Çarşamba, Aralık 23, 2009
Kardan Adam
Perşembe, Aralık 03, 2009
Unutmamak İçin
- Göz muayenesi yapıldı yaklaşık 2 hafta önce. İlk kez bu sefer hiç ilerlememiş astigmatı. Üstelik yine ilk kez bu sefer 10'da 10 gördü. İlk teşhiste 10'da 3-4 görüyordu, 6 ay önceki muayenede 10'da 7-9'a çıkmıştı. Çok çok çok sevindim. Gözlüklerini sadece camları çok çizildiği için değiştirdik.
- Birkaç ay önce Ateş üşüdüğünü söyleyince sıcak kakaolu süt önerdik. Bize "sadece ağzım mı üşüdü sanıyosunuz, bütün vücudum üşüdü" diye yanıt verdi.
- Geçen akşam huysuzluk yapan Ateş'e abisi, herkese iyi davranması gerektiğini söylemiş. Buna kızan Ateş ise "ne yani, 70 milyon kişiye nasıl iyi davranayım" demiş.
- Geçtiğimiz bayram tatilinde ilk kez Ateş'e arkadaşından telefon geldi. Teyze, anneanne, dede, amca vb. ile tabi ki konuşuyordu. Ama böylesi ilk kez oldu. Koza, Ateş'e iyi bayramlar demek için aradı. Ateş de ona iyi bayramlar dedi. Çok ciddiydiler.
Pazartesi, Kasım 30, 2009
Sportif Tatil

Acaip sportif bir tatil geçirdik/geçiriyoruz. İlk yarım gün tatilde bowlingle başladık. Ateş ilk kez bowling oynadı. Minik bowling ayakkabılarını giydi, kendi sırası gelince onun için özel olarak verdikleri en hafif topu atmaya çalıştı. Kenardaki korumalar sayesinde de bana ve Pelin'e çoook yakın puanlar aldı.

İşte Ateş'le babasının ortak bisikleti. Ateş'in oturduğu özel aparat yukardaki fotoğrafta görülüyor. Biz ailece çok beğendik.
Aşağıda cuma günü yaptığımız bisiklet gezisinden bir görüntü var. O gün işi iyice ilerlettik. 10 km'den çok yol yaptık. Benim için çok iyi bir rakam. Her fırsatta devam edeceğiz. Ateş zaten hergün bisiklete binmemizi istiyor. Cuma günü yanımıza termosla kahve de aldık. Ateş'in çok sevdiği oyun parklarından birinde mola verdik, o oynarken biz de kahve keyfi yaptık. Bugünkü planımız da aynen öyle.
Devam edelim. Cumartesi Kaan'ın da gelmesiyle grubumuz tam sayıya erişti. Yakında çok güzel yürüyüş yolları olan bir ormana gittik. Çok güzel bir yer, bir kez Ateş 1,5-2 yaşlarındayken gitmiştik. Şimdi daha sık ve daha erken gitme kararı aldık. Çünkü çok erken hava kararıyor. Aşağıdaki fotoğraf o ormandaki gözlem kulelerinden birisi.
Sportif gezilerimiz hala bitmedi. Dün yakın çevredeki tarihi eserlerden birini ziyaret ettik. Ben Ateş doğmadan çok önce gezmiştim. Şimdi hep beraber gezdik.

Sonra bol bol merdiven inilip çıkılacak doğal bir mağarayı gezdik. Yüzlerce basamak merdivenden indik ve geri çıktık. Ateş hepsini kendi başına indi, çıkarken de çoğunlukla babasının omzunda çıktı. Çok keyif aldık ve çoook yorulduk. Sonrasında bizimkiler ufacık bir deve yolculuğu yaptılar.


Neyse, dün bu yorgunluğun üzerine kendimizi bir balık lokantasına attık. Ateş biraz balık tutmaya çalıştı, ama sadece kurbağa balığı vardı. Sonra Ateş yemeğini yerken parmağını kuvvetle ısırdı, çok canı yandı ve ağladı. Bunun haricinde günümüz yine çok güzel geçti. Bakalım bugünkü bisiklet turumuz nasıl geçecek?

Perşembe, Kasım 26, 2009
Zorunlu Tatil
Cumartesi sabahı Pelin Teyze geldi. Ateş çok mutlu. Pelin, Kaan'a "Loot", Ateş'e de "Kamuflaj" isminde oyunlar getirmiş. Hepimiz bayıldık. İkisi de çok güzel oyunlar. İki oyunu da hep birlikte oynuyoruz. Cumartesi ve Pazar gezdik. Pazar gecesi sabaha karşı Ateş hastalandı. Domuz gribi olmasını umut ediyorum. Çünkü geçiriyorsa eğer aşı vb. dertlerimiz bitmiş olacak. 38,5 civarında oluyor ateşi yükselirse. Dirençli bir ateş değil, hemen düşüyor. Öksürük var, burun akıntısı yok. Bu sürede evde kaldı. Pelin'in de evde olması çok iyi oldu tabi. Sürekli olarak Pelin teyzesiyle oynamışlar. Hatta Pelin'e de balık oynamaktan fenalık gelmiş. Ateş hasta olduğu için okula gidemiyordu, ama zaten dün ve bugün okullar da tatil oldu. Bugün öğlen itibariyle 4,5 günlük tatilimiz de başlıyor. Hep birlikte gezip eğlenmeyi planlıyoruz. Havalar iyi olacakmış. Bu nedenle vaktimizin çoğunu açık havada geçirmek istiyoruz.
Pazar günü Cengiz, Ateş, Pelin ve ben bisiklete bindik. Ateş, Cengiz'in bisikletinin ön kısmına taktığımız özel bir aparata oturuyor. Üç bisikletle harika bir gezi yaptık. Bu tatilde bisiklet gezilerini bol bol tekrarlamak istiyoruz.
Salı, Kasım 17, 2009
Fasulye
Ateş'ten inciler:
- Geçen hafta bir akşam bize okulundan bahsederken, yeni gelen bir öğretmenden bahsetti. Adına "Fasulyet Öğretmen" dedi. Biz "neeee" derken, "Fa-sul-yet Öğretmen" diye ısrar etti. Sonunda babası, "oğlum Fazilet Öğretmen olmasın" dedi. Ateş "ben böyle duydum" dedi masum masum. Babası arkada kahkahalar atarken, oğlumun gururu kırılmasın diye ben gülemedim. Ama sonra Cengiz'le olayı hatırlayıp kahkahalarla güldük. Hala konuyu anımsayınca gülmekten gözlerimden yaşlar geliyor.
- Cengiz Ateş'e notalardan bahsediyordu. Önce kendisi söyledi, sonra Ateş'ten tekrarlamasını istedi. Ateş ise "do, re, mi, fa-sul-ye" diyerek olaya son noktayı koydu.
- Geçen cuma Kaan, kendi sınıfında geçen bir olayı anlatmış Ateş'e. Kaan'ın bir arkadaşı, öğretmenin adındaki "r" harfi yerine "ş" harfi koyarak ayıp bir kelime oluşturmuş. Tabi ki sonunda müdür o öğrenciyi çağırmış ve kızmış. Ama Ateş "ş" harfiyle nasıl bir kötülük olacağını ve öğretmenin adını anlayamadığı için bana olayı şöyle aktardı: "Abinin sınıfındaki bir öğrenci, öğretmenine öğretmen yerine şöğretmen demiş, müdür de onu çağırmış". Yine hep birlikte gülme krizleri atlattık.
Cuma, Kasım 13, 2009
Paten ve Balık Avı
İki hafta önce Ateş,babası sayesinde evde patenle kaymaya başladı. Hiç beklemediğim şekilde, gayet güvenle kayıyor. Ben düşecek, hatta kötü düşecek diye çok korktum. İstemeden müdahale etmeyeyim diye başka odaya gittim. Çocukların hayatında anne ve babanın ayrı ayrı rollerinden de bir kez daha emin oldum. Bana kalsa, Ateş ne scootera binerdi, ne küçük yaşta bisiklete, ne de patenle kayardı. Cengiz'in tutumuyla Ateş, öğrenmesini benim de çok istediğim birçok şeyi öğreniyor böylece. Ben anne olarak biraz sıkıcıyım galiba bu konuda. Neyse, iyi ki anne-baba var.
Ateş'in de artık kendi olta çantası var. Bu kadar yoğun balık sevgisiyle, zaten olmaması mümkün değildi. Fotoğrafta masanın üzerinde sarı-siyah renkte görülen Ateş'in olta çantası. Geçen pazar sabahı, bir yere kahvaltıya gitmek için evden çıktık. Ama plan bozuldu, biz de ailece biraz alışveriş yapıp, 40-45 dak ilerde bir yerlere balık avlamaya gittik. Giderken yolda aldıklarımızla kahvaltı yaptık. Hava çok güzeldi. Çok çok keyifli bir gün geçirdik. Kayalara tırmandık, Cengiz balık avladı, Ateş'le ben yanında durduk, şarkı söyledik, sohbet ettik. Ancak 3 kurbağa balığıyla, 1 naylon balığı yakalayabildik. Kurbağa balıkları hiç işe yaramıyor maalesef. Dönüşte de sık sık yaptığımız gibi S.tarbucks keyfi yaptık ve evimize döndük. Bu haftasonu için de G. Antep hayvanat bahçesine gitme planımız var, bakalım uygulayabilecek miyiz?

