aşağıdaki 3 işyeri katıyla hesaplarsan 17. kat oluyor). Zaman zaman geçen helikopterleri sanki bizim evin içinden geçiyormuş gibi izlemek mümkün. Geçen haftadan beri de sıkça helikopter geçiyor. Cengiz tam helikopter geçerken Ateş'i kucağına alarak pencereden gösterdi. Sonra helikopter evin öbür tarafına doğru gidince koşarak öbür pencerelere gittiler ve sonuna kadar izlediler. Bu durum Ateş'de derin yankılar oluşturdu. Şimdi helikopter kelimesi geçse, ya da kitapta televizyonda başka bir yerde görse hemen "düu" diye bağırıyor, elinde ne varsa atıyor ve ellerini uzatıp onu kucağımıza almamızı bekliyor. Mutlaka ve mutlaka o helikopter izlenecek. Düu diye arkasından bağırılacak. Yoksa kıyameti koparıyor.
Fotoğraflar geçen cumartesiden. Nejat ve Didem'le birlikte Sarnıç'ta kahvaltı yapmaya gittik. Hem serindi, hem de Ateş için oyun parkı vardı. Oğlum bol bol sallandı. Arabaları izledik birlikte. Masaları ve çekmeceleri karıştırdık. Yerdeki kumları çamur yaptık, ellerimizi ve tırnaklarımızın içini toprakla doldurduk, ve tabi dönünce güzel bir banyo yaptık. Haa bir de Ateş'in ilk azı dişleri çıktı sonunda, epeyce zor oldu.
