Bu sabah 9'da kalktı Ateş. Hayret ettim. Böylece öğle uykusu uyumadı, şimdiye kadar da bir problem çıkarmadı. Babasıyla saç kestirmeye ve alışverişe gittiler. Yemeğini zaten yedi, dönünce banyo ve uyku gelir sırasıyla diye plan yapıyorum. Yediği yemeği anlatmam lazım. Dün akşam Ateş'le birlikte top köfte yaptık. Köfteyi hazırlayıp birlikte yuvarladık. Ateş bazılarını bebek köfte diyerek çok küçük yaptı, bazılarını da dev gibi büyük yaptı. Onun yaptığı büyüklükte hepsini pişirdim. Ama el yıkama aciliyeti nedeniyle fotoğraf çekemedim. Bu akşam kendi yaptığı top köftelerini bayılarak yedi. Hastalandığından beri, yani yaklaşık 2 haftadır ikinci kez karnını doyuracak kadar yemiş oldu. Umarım iştahı da düzeliyordur.
Gündüz oyun parkına gittik. Ateş'in sallandığı salıncak, yanındaki diğer salıncaktan büyüktü. Ateş "benim sallandığım salıncak çocuk salıncağı, yandaki bebek salıncağı, boyutundan anladım" dedi. Akşam da abisini bırakmaya gittiklerinde abisi neden herşeyin sonuncusunu sorduğunu merak etmiş (bizimki herhangi bir şeyin kaçıncı sırada olduğunu merak eder, ilk mi, ikinci mi, sonuncu mu olduğunu sorar), Ateş de "bittiğini bilmek istiyorum" diye yanıt vermiş. Artık epeyce büyük cümleler kuruyor. Bana gün içinde ablasıyla yaptığı şeyleri uzun uzun (5-6 cümle ile) anlatabiliyor. Bugün bisikletle evin içinde kovalamaca oynarken, ablasıyla konuştukları bir konuyu anlattı: Ateş yine hızlı hızlı bisiklet sürerken, yatakodasındaki tartıya takılmış bisikletin tekerleği. Ama Ateş aldırmayıp pedal çevirmeye devam etmiş, ablası da "nerdeyse tartıyı da götürecektin" demiş, birlikte gülmüşler.
