Salı, Mart 23, 2010

Uzuuuuuuun ara

Herhalde 4 yıldır Ateş'in bloguna yazmaya bu kadar uzun ara vermemiştim. Bir türlü yazamadım, ama bu arada hayatımızda sürekli birşeyler oluyor, ve ben yazmadığım herşeyi unutuyorum. Genel olarak -Ateş'in yaramazlıkları dışında- gayet keyifli zaman geçiriyoruz. Evde olduğumuz bütün zamanlar Ateş'e sarılmanın, her tarafını sıkıştırıp öpmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Bir sene sonra, yani ilkokula başlayınca (bunu yazmak bile çok tuhaf geliyor, gerçekten zaman çooook hızlı geçiyor, biz ne zaman ilkokul yaşına geldik????) evden çok erken çıkması gerekecek. O koşturmalı günler başlayacak. Şimdi uyanınca yanıma geliyor, bazen tek başıma, bazen babasıyla birlikte Ateş'i öpüp seviyorum. Çünkü sabah mahmurluğuyla kendini çok güzel sevdiriyor. Bazen yastık savaşı yapıyoruz. Sonra birlikte kahvaltı yapıyoruz. Onu okuluna bırakıyorum. İş çıkışı onu almaya gittiğimde ise deli gibi özlemiş oluyorum. Bazen okuldan çıkınca bir huysuzluk başlıyor, bazen kendi kendine, bazen fırçayla bu dönemi atlatıyoruz. Sonra evde yemek ve oyun zamanı başlıyor. Arkasından banyo, kitap okuma ve uyku.
Bu zamanlarımız çok çok kıymetli benim için. Akşamları televizyon seyrederken mutlaka yanyana oturuyoruz, ona sarılıyorum, dizlerimize bir battaniye örtüyoruz ve birlikte seyrediyoruz. İlerde büyüyüp benden uzakta olacağı zamanlar, bu günleri nasıl özleyeceğimi düşünüyorum.
Şu anda arkamdaki masada org çalıyor. Bu sıralarda -gezegen hastalığının yanısıra- müziğe ve notalara da kafayı taktı. Bazı şarkıların notalarını ezbere biliyor (okulda öğrenmiş) ve orgda çok güzel çalıyor. Cengiz bu yönünün tümüyle bana benzediğini, Ateş'in bastığı notaları kendisinin kesinlikle ezbere çalamayacağını ve Ateş'in çıkardığı sesleri çıkaramayacağını söylüyor.
Bir de bu sıralarda legolara kafayı taktı. Kendi kendine değişik oyuncaklar yapıp oynuyor lego parçalarıyla. Ara ara birlikte oynamayı çok sevdiğimiz bazı oyunları çıkarıp tekrar oynuyoruz. Araya zaman girince özlemiş oluyoruz.
Bir kez, 2 kat altımızda oturan Denizler'e gitti kendi başına. Ama genelde kendi başına gitmek istemiyor. Zorlamıyorum, ama ara ara tek başına gitmesini destekliyorum.
Neyse, şimdilik durumlar böyle. Bir daha bu kadar uzun ara vermek yok.
Lilypie Kids Birthday tickers