Yeni yılın ilk gününde arabayla bir yerlere gitmek için yola çıkacaktık. Babası Ateş'e "yola bak Ateş, o taraftan araba geliyor mu" dedi. Ateş de "araba gelmiyo, hatta tavşan bile gelmiyo" dedi. Sanki yoldan tavşanların da geçmesi rutinmiş gibi, çook güldük. Babasının geçen gün yolda yürürken aklına gelmiş, kendi kendine gülmüş, "herkes beni deli sanacak, ben oğluma gülüyordum" diyor.
Ateş dün geceden beri hasta, ateşi 39,5'a çıkıyor. O yüzden bugün okula gidemedi. Ama okula gidememek kötü birşey artık onun için. Bana daha dün akşam, "küçük yaşlar okulda kalmak istemiyor ama benim sınıfım okulu çok seviyor" dedi. Gerçekten de akşamları okuldan aldığımda hep üzülüyor. Okulda daha çok kalmak istiyor. Bu sene okuldaki en iyi dostu Alber imiş, sonra Cem, sonra da Mehmet Eren geliyormuş. Koza'yla da her zamanki gibi çok iyi anlaşıyor. Bütün sınıf birlikte birçok değişik konuda sohbet ediyorlar, ve onların sohbetleri beni bitiriyor.
