Salı, Şubat 01, 2011
Gözleri Dinlendirmek
Dün akşam nisbeten erken bir saatte (8.00 civarı) uykusu geldi Ateş'in. Normal, çünkü haftasonu olunca geç yattı hep. Sabah da okul için erken kalkınca uykusu geldi. Bana, "anne yatağıma gidelim, bana kitap oku, ben de biraz gözlerimi dinlendireyim" dedi (söylediğine göre bu terimi anneannesinden öğrenmiş). Hemen kabul ettim, çünkü uykuya ihtiyacı var. Meyvesini henüz yemediği için bir tabak meyve hazırladım, sütünü de aldım. Pijamalarını giydi, yatağa girdik. Felaket Henry'nin "Rahat Siyah Koltuk" başlıklı bölümünü okudum. Ateş bu arada meyvesini yedi, sütünü içti. Dinlerken ara ara kitap bitince kalkacağını söyledi. Neyse kitap bitti, rahat sıcak yatakta bir de kitap okuyunca benim uykudan gözlerim kapanmaya başladı. Fakat kitap biter bitmez Ateş yataktan fırladı, babasıyla lego star wars oynamaya gitti (Son zamanlarda bana da oynamayı öğretti Ateş. Bazen birlikte de oynuyoruz bu oyunları). Ancak ben dayanamayarak Ateş'in yatağında uyuyakaldım. Kalktığımda bizimkiler oyunu yeni bitirmişlerdi. Ateş gülerek bana "yuh anne, seninkine gözlerini dinlendirmek değil, resmen uyumak denir" dedi.
