Bugün Ateş'in okulunda müzik dersinin gösterisi vardı. Heyecanla erkenden gidip oturduk. Ateş koroda sahneye çıktı. Çok güzel iki şarkı söylediler. Hareketlerle şarkıya eşlik ettiler. Ateş çok hevesle ve tüm beden hareketleriyle katıldı şarkılara. Ben bir yandan elimi sabit tutup kameraya kaydederken, bir yandan da yanaklarımdan süzülen yaşlara engel olamadan oğlumu seyrettim. Sonra abiyi de alıp eve döndük. Banyo, yemek, ödev üçlüsü bitti, Star Wars seyrederek oyun oynuyor şu anda.
Okulda yapılacak okuma bayramında sınıfça sunacakları dramada önemli bir rolü var Ateş'in. O yüzden artık rolünü de çalışmaya başlayacağız.
Bugün Ateş'in piyanosunu kendi onayıyla sattık, onun yerine biraz da fark vererek kendi istediği gibi bir bateri alacağız. Galiba piyano bizim (özellikle de benim) isteğimizdi, bateri tamamen kendi isteği. Tabi ki önemli olan kendi sevdiği ve istediği müzik aletini çalması. Bateri dersinden şimdilik çok mutlu, çok severek gidiyor, isteyerek çalıyor. Aslında ben yine de piyanoyu satmak istemiyordum, ama Cengiz beni, Ateş'in ilerde de sevdiği ve ilgisinin olduğu bir müzik aletini çalmasının iyi olacağı ve baterinin her açıdan daha iyi olduğu gerekçesiyle ikna etti.
