Ateş'in kararsızlığı malum. Ona seçenek sorduğumuzda seçeneklerden birisi hiç istemediği bir şeyse çok kolay karar veriyor tabi, ama iki seçenekte de aklı kalırsa bir türlü karar veremiyor. Bir onu, bir diğerini tercih ettiğini söylüyor. Ama tercih etmediği seçenekte de aklı kalıyor. Bu sefer sürekli, acaba öbürünü mü seçseydim, ikilemleri yaşıyor ve bizi bitiriyor. Acaba bu böyle bir dönem mi, yoksa Ateş gerçekten zor karar veren birisi mi bilmiyorum. Zamanla göreceğiz.
Çarşamba akşamı arkadaşlarımıza gittik. Ateş önce gidip gitmeme konusunda her zamanki gibi bir kararsızlık yaşadı. Bazen onu bir seçeneğe yönlendirmek gerekiyor. Çünkü çok iyi biliyorum ki, gidersek ordaki arkadaşlarıyla çok iyi vakit geçirecek. Kendisi de çok gitmek istedi. Neyse, gittik ve dediğim gibi oldu. Eve dönüş saati geldiğinde aynı zamanda yatma saati de gelmişti. Bu sefer eve gelir gelmez hemen yatmak istemediği için morali bozuldu, annesi iş gezisinde olan bir arkadaşına özendi. "Arkadaşım çok şanslı" diye mızıldandı. Annesi evde olmadığından babasının bir işini bekleyecekmiş çünkü. Böylece belki 5 dakika daha geç yatacakmış.
Bu arada Kaan, ayak bileği hafifçe sakatlandığı için muhtemelen çok eğlenceli geçecek olan okul gezisine katılamadı ve iki gündür evde, bizde kalıyor. Dün akşamki ödev ve yatma faslında, Ateş buna da özendi şaşkın. Sırf abisi okula gitmeyip evde kalacak diye, "off abim ne kadar şanslı" diye söylendi. Bunun üzerine abisi ve ben kendisine bunun bir şans değil, şanssızlık olduğunu, sırf iki dakikalık geç yatma ya da bir gün okula gitme için böyle değerlendirme yapmaması gerektiğini anlattık. Hatta ben biraz kızarak "şanssızlık olarak görüyorsan ben de gideyim iş gezilerine" dedim. Bu sefer tabi ki çark etti, hemen dişlerini fırçaladı, gözleri dolu dolu yatağa girdi. Umarım ne demek istediğimi anlatabilmişimdir. Sonuçta o bir çocuk, sadece o saniyedeki durumuna bakıyor, ve kendisinin yapmak zorunda olduğu şeyleri yapmayan insanlar ve özellikle çocuklar gördüğünde kendini şanssız hissedip üzülüyor. Tabi ki gerçekler böyle değil. Büyüdükçe bunun farkına varacak. İnanılmaz çok sevildiği bir aile ortamında büyüyor, bence onun için şans. Ama annesi ve babası olarak, onun gibi inanılmaz bir çocuğumuz olduğu için biz çok daha şanslıyız.
